KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/92 E., 2013/1072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Yönetimi, ... İlçesi, ... Köyü, 1277 ve 1278 parsel sayılarıyla ve sırasıyla 401,24 m² ve 406,46 m² yüzölçümü ile davacı gerçek kişi adına arsa niteliğiyle tapuda kayıtlı olan taşınmazların, yörede 1998 yılında başlayıp, 28.08.2008 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldıkları iddiasıyla, taşınmazların tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili ve elatmanın önlenmesi istemleriyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu ... Köyü, 1277 ve 1278 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescilleri ile davalının taşınmazlara elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazların tapu kaydının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 28.08.2008 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Tapu iptal ve tescil kararına yönelik temyiz itirazları yönünden:
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 1277 ve 1278 parsel sayılı taşınmazların tamamının kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile taşınmazların tapu kayıtlarının iptali yönünde kurulan usûl ve Kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişinin elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Türk Medenî Kanunun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine aynı hüküm uyarınca, haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazlar davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlıdır.
Davalı gerçek kişi, dava tarihinden önce taşınmazlar üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiğinden, davalının dava konusu taşınmazlara haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesini ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup, elatmanın önlenmesine ilişkin hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/92, K. 2013/1072, 11 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama