İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/9280 K.2014/1316

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği…

Esas2013/9280Karar2014/1316Tarih28 Ocak 2014Okuma6 dk · 1.137 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/9280 E., 2014/1316 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Ocak 2014
Mahkemesi
Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
21/11/2008
Numarası
2000/63-2008/626
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.137 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı tesbit dışı bırakılan taşınmazın adlarına tapuya tesciline karar verilmesini; Hazine ise davacının elatmasının önlenmesini ve Hazine adına tescilini istemiştir.

Mahkemece, davanın kişiler yönünden kabulü ile (A) harfi ile gösterilen 49904,24 m²'lik taşınmazın A.. Y.. adına tapuya tesciline, davalı - karşı davacı Hazinenin men'i müdahale davasının kısmen kabulü ile dava konusu 2144 nolu parseldeki 8930,11 m²'lik A..Y..'in müdahalesinin men'ine, Hazinenin tapusuz yerdeki müdahale talebinin reddine karar verilmiş, davacı-davalılar vekili ve davalı-davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07/12/1998 tarihli ve 1998/56799 E. - 12845 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “Dava tesbit dışı bırakılan taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup, davacılar yargılama giderlerinden ve harçtan sorumludur. Bu nedenle; harcın davacılara yükletilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacılar hükme karşı ileri sürmüş olduğu temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunmadığından REDDİNE,

Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın hangi sebeple hangi tarihte tesbit dışı bırakıldığı, mahkemece araştırılıp belirlenmediği gibi komşu parsellere ait kadastro tutanağı ve dayanak belgelerde getirtilip gözönünde tutulmamıştır. Bu hususların yerine getirilmesi gerekir.

Zilyedliğin başlangıcı ve süreci bakımından davacının göstermiş olduğu tanıklar ile Hazinenin göstermiş olduğu tanıkların beyanları arasında açık farklılık mevcuttur. Davacı tanıkları, tescil konusu taşınmazın 30-35 seneden bu yana imar ve ihya edilerek kültür arazisi olarak kullanıldığını bildirmiş olmasına karşın, Hazine tanıkları, A..

D..ve H..A..tescil konusu taşınmazın daha önce hayvan otlatılan bir yer olduğunu, davacının 1986 yılından bu yana tarla haline getirildiğini ve tasarruf da bulunduğunu bildirmiştir. Mahkemece, tanıkarın beyanları arasındaki bu farklılık giderilmeden hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Bu yönler gözönünde tutularak tescil konusu taşınmazın başında yeniden keşif yapılması taraf tanıklarının beyanları arasındaki bu farklılıkların giderilmesine çalışılması, komşu parsellere ait kadastro tutanağı ve mevcutsa dayanak belgelerin yöntemine uygun bir biçimde yerlerine uygulanması, bu belge ve uygulamalara göre taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kişi yönünden kabulü ile (A) harfi ile gösterilen 49904,24 m²'lik taşınmazın A.. Y.. adına tapuya tesciline, davalı ve karşı davacı Hazinenin men'i müdahale davasının kısmen kabulü ile dava konusu 2144 nolu parseldeki 8930,11 m²'lik A..

Y..'in müdahalesinin men'ine, Hazinenin tapusuz yerdeki müdahale talebinin reddine karar verilmiş, Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 28/12/1999 tarihli ve 1999/8907 E. -10967 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "bozmadan sonra davacı tanığı M...

K..'un dinlenmesi usûl ve kanuna aykırı olduğu gibi Hazine tanığı A..D. ile davacının bildirdiği tanık A..T.. dinlenmeden ve HMK.nun 265. maddesi hükmü uyarınca beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiş olması isabetsiz olduğu"na değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabul, kısmen reddine, mahkemenin 2000/63 Esas sayılı dosyasında davanın reddine, mahkemenin 2005/782 Esas sayılı dosyada davanın tescil yönünden reddi ile davacılar ve karşı davalılar A.. Y.. mirasçılarının 21/06/1999 tarihli krokile raporda gösterilen Hazine adına kayıtlı 2144 parsel nolu taşınmaza müdahalenin men'ine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 07/04/1967 tarihinde yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

Dava, Medenî Kanunun 713. maddesi uyarınca açılan tescil istemine ilişkin olup, davalı Hazine çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddiyle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece; çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olup evveliyatı orman olan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmaması nedeniyle gerçek kişilerin tescil taleplerinin reddine; Hazinenin karşı talebinin ise taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu değerlendirmesi yerinde değildir. Şöyle ki; dava konusu edilen taşınmaz hakkında düzenlenen orman bilirkişi raporu usûlünce hazırlanmamıştır.

Tesbit edilen bu duruma göre mahkemece yapılan inceleme ve araştırma da hüküm vermeye yeterli değildir. Bu nedenle;

Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat bilirkişisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.

Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir.

Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte ilk keşif ile tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar - ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrınlıtılı olarak,

taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükümleri gözönünde bulundurularak sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip,

Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle; davacılar vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 28/01/2014 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/9280, K. 2014/1316, 28 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9280
Karar No
2014/1316
Tarih
28 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/9281 K.2014/1347
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/9282 K.2014/1329
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/9282 K.2014/1321
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/9283 K.2014/761
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/9283 K.2014/973
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/9284 K.2014/974

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.