KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2013/9651 E., 2014/3200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2014
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY YAZISI
Davacı ... Yönetimi, yörede 1982 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında belgesizden kişi adına tesbit ve tescil edilmiş olan taşınmazın, 2007 yılında 162 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman sınırlandırması sırasında tahdit dışında bırakıldığını belirterek, süresi içinde orman kadastro çalışmasına itiraz etmiştir.
Dava; 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında ve 6 aylık süre içinde açılmış orman kadastrosunun iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmaz, yörede 1982 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında belgesizden kişiler adına tesbit edilmiş, tesbite Hazine tarafından itiraz edilmekle, ... Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucu Hazinenin itirazları reddedilmiş, hüküm Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 01/02/1994 gün ve 1993/ 9701 - 1994/693 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz, kişiler adına özel mülk olarak tapuya tescil edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; yukarıda belirtilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dava dosyasında Orman Yönetimi taraf değildir. Bir hüküm ancak, taraflarını ve onların ardıllarını bağlar. Bu nedenle, sözkonusu hükmün Orman Yönetiminin bağladığından sözetmek mümkün değildir. Kaldı ki; Yargıtay denetiminden geçen dosyadaki bilgi, belge ve bulgular ancak, o dosya ile ilgili olarak değerlendirilebilir.
Somut olayda; davanın özü, kesinleşmemiş orman kadastro işleminin kanunlara uygun ve bilimsel şekilde incelenip irdelendikten sonra iptali istemine ilişkindir.
Bu yerin orman olup olmadığı konusu, memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planının incelenmesi ve bu belgelerin bilimsel veriler ve gerekçelerle, uzman bilirkişilerce değerlendirilmeleri sonucu hazırlayacakları raporlar ışığında çözüme kavuşturulmalıdır.
Somut olayda; yapılan bilirkişi incelemesinde taşınmazın, eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli alanda kaldığı, hava fotoğrafında kapalı ve mevcut durumda aşılı zeytinlikle örtülü olduğu saptandığına, yabani zeytinlerin orman ağacı olduğuna, bu tür yerlerin zilyedliğe konu olamayacaklarına, bu tür yabanî zeytinliklerin aslının orman olması nedeniyle, ancak 3573 sayılı Kanun kapsamında tefrik ve tahsis sonucu ihya edilerek, tapu verilmesi halinde, özel mülke konu olabileceklerine, davalı kişinin böyle bir kayda dayanmamış olması da dikkate alınarak davacı ...
Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle reddine karar verilmesi usûl ve kanunlara aykırı olduğundan, Dairemizin sayın çoğunluğunun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği yönünde oluşan düşüncelerine katılamıyorum.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/9651, K. 2014/3200, 18 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama