İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/9927 K.2014/293

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/9927Karar2014/293Tarih9 Ocak 2014Okuma4 dk · 754 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/9927 E., 2014/293 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ocak 2014
Mahkemesi
Çüngüş(Kapatılan) Kadastro Mahkemesi
Tarihi
10/02/2012
Numarası
2010/32-2012/1
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

754 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Yörede 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında D..K..148 ada 1 ve 4 parsel sayılı sırasıyla 93633.77 m2 ve 26599.30 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, mera olarak sınırlandırılmış; 148 ada 3 parsel sayılı 13832.89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir.

Davacılar, kendilerine ait tarım alanının çekişmeli parseller içinde tesbit gördüğünü ileri sürerek dava açmışlardır.

Mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli 148 ada 1 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 34692.48 m2 ve 148 ada 4 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 20497.26 m2'lik bölümleri ile 148 ada 3 sayılı parselin tamamının ½' şer payla davacılar adına tesciline, 148 ada 1 ve 4 sayılı parsellerin geriye kalan bölümlerinin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tesbitine itirazdan kaynaklanmaktadır.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli yerler orman sınırları dışında bırakılmıştır.

Mahkemece, çekişmeli 148 ada 1 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 34692.48 m2 ve 148 ada 4 parselin (B) harfi ile gösterilen 20497.26 m2'lik bölümleri ile 148 ada 3 sayılı parselin tamamının zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacılar yararına kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.

Şöyle ki; mahmekece yapılan ilk keşifte yer alan yerel bilirkişi, tesbit bilirkişisi ve tanıklar, çekişmeli yerin babalarından intikalen davacılara ait olduğu; eklemeli olarak tarla niteliğiyle 40 yılı aşkın süredir zilyet olduklarını, ancak adlarına kuru toprakta 100 dönümü aşkın yer tesbiti yapıldığı için bu yerlerin Hazineye yazıldığını açıklamışlardır.

Dairemizin iade kararı üzerine dosyaya getirtilen komşu 148 ada 2 sayılı parsele ait tutanağın incelenmesinden dahi 64000 m² yüzölçümündeki bu yerin belgesiz zilyetliğe dayalı olarak davacılar adına tesbit edilip kesinleşerek tapuya kaydedildiği anlaşılmaktadır.

Tapu Sicil Müdürlüğünce ( Tapu Müdürlüğünce) davacı G.. Y.. adına kayıtlı yer bulunmadığının; davacı Y.. K.. adına ise kayıtlı 71707.23 m2 yer bulunduğunun bildirilmesine karşın Kadastro Müdürlüğü tarafından her iki davacı adına da 32000 m2 yer tesbiti yapıldığı bildirilmiş, bu taşınmazlara ait parsel numarası açıklanmamıştır. Mahkemece, değinilen yönler üzerinde durulup çelişki giderilmemiş.

3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı kesin bir biçimde saptanmamıştır.

Bundan ayrı; taşınmazlar başında ilk kez yapılan keşifte yer alan tarım uzmanı bilirkişi tarafından bu yerlerin % 30- 40 eğimli olduğu, yakın tarihte sürülmüş olup önceki yıllarda da herhangi bir kültür bitkisi yetiştiriciliğinin yapılmadığı, üzerinde çeşitli yabancı otların bulunduğu; ancak düzenli olarak işlenmesi halinde, verimli bir tarım alanına dönüşebileceği açıklanmıştır.

İkinci keşifte yer alan tarım bilirkişisi ise, taşınmazların uzun zamandan beri tarım arazisi olarak kullanılan yerlerden olduklarını açıklamıştır. Mahkemece raporlar arasındaki çelişki üzerinde durulmamış, ekonomik amacına uygun bir zilyetliğin bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmemiştir.

Bu nedenle mahkemece, tesbit tarihinden 20 yıl öncesine ait tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin,

kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdirî delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının,

özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliği, konumu ve kullanım durumu anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmeli, tarım bilirkişisi raporları arasındaki çelişki giderilmeli, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi ile getirilen sınırlamanın aşılıp aşılmadığı kesin bir biçimde saptanmalıdır.

Değinilen yönler gözardı edilerek kurulan hüküm usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09/01/2014 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/9927, K. 2014/293, 9 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9927
Karar No
2014/293
Tarih
9 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/9928 K.2014/2025
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/9928 K.2014/560
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/9928 K.2014/151
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/9929 K.2014/558
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/9929 K.2014/771
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/9929 K.2014/1105

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.