KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2014/10508 E., 2015/892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı gerçek kişi tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Red talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı gerçek kişi tarafından 19.06.2014 havale tarihli dilekçe ile "...duruşmanın, bir önceki celse tutanağında belirtilen saatte yapılmadığı, yokuklarında verilen kararların iptaline ilişkin taleplerinin ise reddedildiği, yokluklarında tanık dinlendiği, adresi ve soyadı bildirilmeyen tanığın dinlenmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğu, tanık listesinde ismi olmayan kişinin dinlenilmesine karar verildiği, re'sen araştırma ilkesi gereği ve Yargıtay'a göre dinlenmesi zorunlu tanıkları tespit etmediği gerekçesiyle hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulduğu...” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim ... (...) 'ın, talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine ve ret talebinden bulunan davalı gerçek kişi vekilinin H.M.K. 42/4. maddesi uyarınca takdiren 750.- TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar, davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına göre, hâkimin reddi için ileri sürülen hususlar H.M.K.’nun 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalının disiplin para cezasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı vekili, duruşmayı müvekkili adına takip ettiğine ve müvekkili adına hareket ederek reddi hâkim talebinde bulunduğuna göre, davalı asil yerine vekilin para cezası ile yükümlü tutulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/10508, K. 2015/892, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama