KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2014/1807 E., 2014/4333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Yörede 1994 yılında yapılan kadastro sırasında ... Köyü 120 ada 2 parsel sayılı 3865.10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle vergi kaydına dayalı olarak davalı adına tesbit ve tapuya tescil edilmiştir.
Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili; davalının taşınmaza elatmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne; davalı adına olan tapunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalının taşınmaza elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın büyük bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu ve orman kadastro sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2) Ancak, Türk Medenî Kanununun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine, aynı hüküm uyarınca, haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike, her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda; davanın açıldığı tarihte, dava konusu taşınmaz, davalı adına tapuda kayıtlıdır. Davalı, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiğinden, davalının dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla; Orman Yönetiminin, elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/1807, K. 2014/4333, 10 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama