İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/1895 K.2014/7882

....

Esas2014/1895Karar2014/7882Tarih22 Eylül 2014Okuma7 dk · 1.480 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/1895 E., 2014/7882 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Eylül 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.480 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

....

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 17/12/2013 gün ve 2013/5275 - 11768 sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... - ... ve ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

... 2007 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, dava ve temyize konu 101 ada 1 parsel sayılı 4.100.025,37 m² ve 101 ada 2 parsel sayılı 1.540.973,35 m² yüzölçümündeki taşınmazlar orman vasfıyla ... adına tespit edilmiş, 101 ada 10 parsel sayılı 3.013.386,43 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise kamu orta malı niteliğinde mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacılar ... ve diğerleri, ayrı ayrı dava dilekçeleri ile çekişmeli taşınmaz içinde yer alan bir kısım bölümlerin kendilerine ait olduğunu ve uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullandıklarını iddia ederek kadastro tespitine itiraz davası açmışlardır.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında 101 ada 1 ve 2 parseler hakkındaki dava ayrıldıktan sonra, bir kısım davacıların davalarının kabulü ile çekişmeli 101 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 24.08.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda “... olarak gösterilen taşınmazın..... ... 2 ve 3 olarak gösterilen taşınmazların ...,..., ... 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 olarak gösterilen taşınmazların 1/3'er hisse ile bu kişiler adına,...

1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 olarak gösterilen taşınmazların ... mirasçıları, ... 1, 2, 3 ve 4 olarak gösterilen taşınmazların ..., ... 1, 2, 3 ve 4 olarak gösterilen taşınmazların ..., ... 1, 2, 3, 4 ve 5 olarak gösterilen taşınmazların ..., ... 1 ve 2 olarak gösterilen taşınmazların ..., ... 1, 2 ve 3 olarak gösterilen taşınmazların ..., ... 2, 5, 6, 7 ve 9 olarak gösterilen taşınmazların ... mirasçıları, ... 1, 2 ve 3 olarak gösterilen taşınmazların ..., ...

1 ve 3 olarak gösterilen taşınmazların ..., ... 1, 2, 3 ve 5 olarak gösterilen taşınmazların ..., ...

1, 2, 3, 4, ve 5 olarak gösterilen taşınmazların ..., ...... - 1 olarak gösterilen taşınmazın eşit hisselerle ... ve ..., ...-...2 ve 4 olarak gösterilen taşınmazların ... adına ve ...-1 olarak gösterilen taşınmazın ... adına tapuya tesciline, çekişmeli 101 ada 10 taşınmazın geriye kalan bölümlerinin mera olarak sınırlandırılmasına ve özel sicline kayıt edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

...

Bu karar Dairemizin 2010/16875 E. - 2011/925 K. sayılı ilâmıyla “Çekişmeli taşınmazların sınırlarında orman bulunduğu da açıklanarak, yöntemine uygun şekilde orman ve mera araştırması yapılması, çekişmeli taşınmazların orman ya da mera olmadığının tespit edilmesi halinde 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde yazılı koşulların hakkında tescil kararı verilen davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sırasında, 101 ada 1 ve 2 parsellerle ilgili tefrik edilen dava dosyası yeniden bu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacıların davalarının reddine, 101 ada 1 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise tespit tutanağının iptali ile mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... davacı ..., ..., davacı ... mirasçıları (..., ..., ...) ile ... vekili Av. ... ve davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

Bu karar, Dairemizin 17.12.2013 tarih 2013/5275-11768 sayılı ilâmıyla düzelterek onanmıştır.

Düzelterek onama kararında özetle “101 ada 10 parselin kadim mera olduğu, 1938 yılından beri kullanılmasının zilyetlikle iktisap sağlamayacağı, bu nedenle 101 ada 10 parsel yönünden esasa ilişkin kararın doğru olduğu, ancak sınırlandırma şeklinde karar vermek gerekirken, tescil yönünde hüküm kurulmasının yanlış olduğu, yine 101 ada 1 ve 2 parseller hakkında dava bulunmadığı halde bu parseller yönünden hüküm tesisinin de hatalı olduğu açıklanarak,

bu yanlışlıkların yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 3 ve 4. paragraflarının çıkartılarak yerine (temyize konu 101 ada 10 sayılı parselin tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına) ibaresinin yazılmasına” karar verildiği belirtilmiştir.

Dairemizin anılan kararına karşı davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçısı ..., ..., davacı ...mirasçıları (..., ..., ...) vekili Av. ... ve davacılar ...ve ... tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarından çekişmeli 101 ada 10 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı doğru olarak saptanmıştır. Diğer taraftan, keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve tanık beyanlarından, çekişmeli taşınmazların 1940'lı yıllardan itibaren davacılar ve malikievvelleri tarafından önceleri tarla, sonradan ise çayır olarak kullanıldığı belirlenmiştir. İhtilaf, çekişmeli taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı noktasındadır.

Mahkemece ilgili kurumlara yazılan yazılara verilen cevaplardan, çekişmeli taşınmazın tahsisli mera olmadığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesinin kadim mera olup olmadığı hususuna gelince; gerek bozma öncesinde yapılan keşifte ve gerekse de bozma sonrası yapılan keşifte bilgisine başvurulan ziraatçi bilirkişiler, dava konusu 101 ada 10 parselin dava ve temyiz konusu edilen bölümlerinin çayır vasfında olduğunu, mera olmadığını, uzun yıllardır biçenek olarak kullanıldığını, mera olan bölümler ile çayır olan bölümlerin farklılıklar gösterdiğini, arada doğal sınırlar bulunmasa da insan eliyle yapılan yapay sınırlar bulunduğunu açıklamışlardır.

Bozma öncesinde yapılan keşifte dinlenen ve farklı köylerden seçilen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklar ile bozma sonrası yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişileri ısrarlı bir şekilde çekişmeli taşınmazların tahsisli ya da kadim mera olmadıklarını bildirmişlerdir.

Yalnızca, bozma sonrası yapılan keşifte dinlenen 1957 ve 1960 doğumlu iki tanık, büyüklerinden duyumlarına dayanarak, çekişmeli taşınmazın öncesinin köy hayvanlarının otladığı mera olduğunu bildirmişlerdir. Çekişmeli taşınmazın mera olmadığını bildiren yerel bilirşi, tespit bilirkişisi ve tanıklar yaşça sözkonusu tanıklardan çok daha yaşlıdırlar.

- 3 - 2014/1895 - 7882

Taşınmazın öncesinin mera olduğunu bildiren tanıkların beyanları da dahil olmak üzere tüm bilirkişi ve tanık anlatımları, davacıların atalarının 1938 yılında toplu olarak ... ilçesine göç ettirildiği, köydeki arazilerin iskanen dağıtıldığı,...'a giden köylülerin birkaç yıl sonra geri döndüklerinde, kullanacak arazileri olmadığından köy muhtarlığı ve kaymakamlık tarafından kendilerine dava konusu taşınmazın verildiği, iskan işlemlerine başlandığı, o tarihten beri de taşınmazı davacıların ve önceki maliklerinin kullandıkları yönündedir.

Dosya içinde bulunan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 1967/129 E. - 1970/39 K. sayılı meraya tecavüz iddiasıyla açılıp beraatle sonuçlanan kararı, ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 1946/103, ve 1946/187 sayılı ... mevkiindeki meralara tecavüzün önlenmesine dair dava dosyalarının kararları ile ...Asliye Hukuk Mahkemesinin benzer iddialara konu olan 1947/31 E. 1948/312 sayılı kararlarından,...mevkiinde mera olduğu ve köylülerce işgal edildiğinden bahsedilen taşınmazın tahsisli mera olmadığı, taşınmazın köylülere iskanen verildiği ancak mahkemeye teslim edilen iskan defterlerinin sonradan kaybolduğu ancak mahkemelerce mera iddialarının reddedildiği anlaşılmaktadır.

Sözkonusu davaların çekişmeli taşınmaz bölümleri ile ilgili olup olmadığı tespit edilememiş ise de, o davalara konu olan taşınmazların ... mevkiinde olduğu, dava konusu 101 ada 10 parselin de...mevkiinde bulunduğu, davanın taraflarının işbu davamızdaki taraf isimleri ile benzerlik gösterdiği anlaşılmaktadır. Sözkonusu kararlar, az yukarıda açıklanan bilirkişi ve tanık anlatımlarını doğrulamaktadır.

Açıklanan dosya muhtevası karşısında, ziraatçı bilirkişi raporlarına ve yaşlı yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıkların aksi yöndeki anlatımlarına aykırı olarak ve yaşları nedeniyle çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 1940 yılından öncesini bilme imkanına sahip olmayan iki tanığın beyanları ile yetinilerek çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olarak kabul edilmesi isabetsizdir.

Hal böyle olunca mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olmadığı ve taşınmazın 1940'lı yıllardan beri tarım arazisi olduğu kabul edilerek, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı miktar sınırının aşılıp aşılmadığı araştırılarak, miktar sınırının da aşılmadığının belirlenmesi halinde davacıların 101 ada 10 parsele ilişkin taleplerinin, kazanılmış haklar ihlal edilmemek kaydıyla kabul edilmesi, kalan taşınmaz bölümlerinin ise mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kayıt edilmesine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına aykırı düşecek şekilde taşınmazın tümünün mera olarak kabul edilmesi kararın bozulmasını gerektirmektedir.

101 ada 1 ve 2 parsellere gelince, bu parseller kadastro sırasında orman olarak ... adına tespit edilmişlerdir. Birleşen 2007/682 E sayılı dosyanın davacısı olan ..., diğer taşınmazlar yanında 101 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazları da davasına konu etmiştir.

Diğer taraftan, davacı .... tarafından Sulh Hukuk Mahkemesine açılan ancak kadastro mahkemesinin görevli olduğunun anlaşılması nedeniyle görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilen davanın yargılaması sırasında, davacının dava konusu ettiği taşınmazlardan bir tanesinin kısmen 101 ada 1 parsel içinde kaldığı belirlenmiştir.

Tüm dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sırasında mahkemece 101 ada 1 ve 2 parseller hakkandaki dava önce dosyadan tefrik edilmiş ve bu aşamada mahkemece diğer parseller hakkında verilen karar Dairemizin 2010/16875 E. - 2011/925 K. sayılı ilâmıyla bozulmuş ve dosya yeni esasa kaydedildikten sonra 08.01.2013 tarihinde 101 ada 1 ve 2 parsellerle ilgili dava işbu dosya ile yeniden birleştirilmiştir. Hal böyle olunca, 101 ada 1 ve 2 parseller hakkında da dava mevcuttur.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda 101 ada 1 parselin orman sayılan yerlerden olduğu eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafına dayalı olarak yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlenmiş ve doğru olarak 101 ada 1 parsel hakkındaki davanın reddi ile tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Ne var ki, 101 ada 2 parsel yönünden taşınmazın orman olan vasfının mera olarak değiştirilmesine dair ... ya da köy tüzel kişiliği tarafından açılmış bir dava bulunmamaktadır.

O halde, sözkonusu parselin de tespit gibi tesciline karar vermek gerekirken,

- 4 - 2014/1895 - 7882

vasfının mera olarak değiştirilmesi doğru olmamıştır. Hakkında dava bulunmayan bir konuda, 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesinde yazılı koşullar bulunmadığı halde, yazılı şekilde hüküm tesisi kamu düzenine aykırı olup 101 ada 2 parsele ilişkin hükmün de bozulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1) Dairemizce hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden onanmasına, 101 ada 2 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bozulmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu kararın düzelterek onanmasına karar verildiği anlaşıldığından; karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 17.12.2013 tarih 2013/5275 E. 2013/11768 sayılı DÜZELTEREK ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA; 2) Yerel mahkemenin 29.03.2013 tarih 2011/35 E. 2013/24 sayılı kararının, 101 ada 1 parsel yönünden ONANMASINA, 101 ada 2 ve 101 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 22/09/2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/1895, K. 2014/7882, 22 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/1895
Karar No
2014/7882
Tarih
22 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/1895 K.2014/1993
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/1896 K.2014/1994
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/1896 K.2014/18484
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/1897 K.2014/1995
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/1898 K.2014/1996
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/1899 K.2014/1997

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.