İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/256 K.2014/2179

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Ş.. A.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2014/256Karar2014/2179Tarih20 Şubat 2014Okuma4 dk · 782 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/256 E., 2014/2179 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Şubat 2014
Mahkemesi
Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
25/12/2012
Numarası
2011/681 - 2012/829
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

782 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Ş.. A.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Yörede 1999 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında .. Köyü 105 ada 387 parsel sayılı 800.91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz çalılık niteliğinde Hazine adına; 379 parsel sayılı 413.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise zeytinli tarla niteliğinde Aysel Musluk adına tesbit edilmiştir. Aynı yer 439 parsel ise 2722.85 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde Hazine adına kayıtlıdır. 439 parselin 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olması nedeniyle kadastroya tâbi tutulmayarak 3402 sayılı Kanunun 22. maddesi gereğince tescil edilmiş olduğu kadastro müdürlüğünce bildirilmiştir.

Davacı Ş.. A.. tarafından kadastro mahkemesinin 2000/ 40 esas sayılı dosyasında açılan davada 105 ada 387, 379, 380 ve 439 sayılı parsellerin bir bütün olarak kendisine ait olduğu, bu yerin 2000 m2'lik bölümünü kızı A.. M..'a, geriye kalan 6000 m2'lik bölümünü oğlu Ş.. A..'e sattığı, kadastro sırasında bu yerin dört parçaya bölünerek olması gerekenden az yerin 379 sayılı parselde kızı Aysel; 380 parselde oğlu Şükrü adlarına tespit edildiği; 387 ve 439 sayılı parsellerin Hazine adına tesbit edilmesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek 387 ve 439 sayılı parsellerin tesbitinin iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece davanın reddine, çekişmeli Kultak Köyü 105 ada 387 parselin tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline, 439 parsel hakkında açılan davanın ise tutanağının düzenlenmemiş olması nedeniyle görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bu karar taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Bu kez; Ş.. A.. asliye hukuk mahkemesinde temyize konu davayı açarak Hazine adına olan tapunun iptali ile taşınmazın adına tescili, haksız yere alınan ecrimisilin kendisine iadesini istemektedir. Mahkemece; bu konuda kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı Ş.. A.. tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1965 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında 1744 Sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulamaları yapılmış ve kesinleşmiştir.

Her ne kadar mahkemece çekişmeli yer hakkında kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmişse de değerlendirme hatası yapılmıştır. Dosya içeriğinden davacının kızı A.. M.. adına tesbit gören 379 sayılı parsele yönelik bir dava bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından kızı A.. adına tesbit edilen bu yerin dahi yüzölçümünün az olduğu ileri sürülmektedir.

Dava dilekçesindeki ifadelerden davanın hangi parsele karşı açıldığı net bir biçimde anlaşılamadığından mahkemece bu hususun açıklanması istenmiş; alınan ek dilekçe üzerine davanın 105 ada 387 ve 379 parsellere yönelik olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur.

Dosya içeriği incelendiğinde kadastro mahkemesince yapılan keşfinde yer alan orman bilirkişisi ve fen bilirkişi raporundan 173 numaralı iç ziraat parselinin zemin ve kadastro paftasındaki yeri ile orman kadastro haritasındaki yerinin farklı olduğu, uyuşmazlığın buradan kaynaklandığı izlenimi doğmaktadır.

Davacı temyizinde 3402 sayılı Kanunun 41 gereğince yaptığı başvuru sonucunda düzenlenen inceleme tutanağında belirlenen yerinin gerçekte 173 numaralı iç parselde kaldığı, ancak, geçmiş yıllarda yapılan teknik hata nedeniyle zeminde yerinin farklı bir yerde tespit edildiği, bu durumun düzeltilmesi için yaptığı başvurunun kullanım kadastrosu sırasında yanlışlığın düzeltileceğinden bahisle reddedildiği, kullanım kadastrosu sırasında ise bu yerin 2/B alanı olmadığı gerekçesi ile herhangi bir işlem yapılmadığını ileri sürmektedir.

Mahkemece, taşınmaz başında keşif yapılmadan hüküm kurulmuş olduğundan; uyuşmazlığın hangi parselle ilgili olduğu, zemindeki yerinin doğru olup olmadığı, zeminde davacı tarafından zilyetlik iddiasında bulunulan taşınmazın hangi parselde kaldığı gibi hususlar aydınlığa kavuşmamıştır.

Bu nedenle, mahkemece, komşu parsel tutanak ve dayanakları, çekişmeli taşınmazların yer aldığı 173 numaralı iç ziraat parseli içinde kalan tüm parselleri bir arada gösterir pafta örneği, kadastro sırasında Hazine adına 2/B niteliği ile tapu kütüğüne aktarılan 105 ada 439 sayılı parselde 3402 sayılı Kadastro Kanununa 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek - 4. maddesi gereğince yapılan çalışmada 439 sayılı parsel 105 ada 456 ilâ 468 sayılı parseller olduğundan bu parsellere ait kadastro tutanak suretleri, kesinleşmişlerse tapu kayıtları, davalı iseler dava dosyaları, eski tarihli memleket haritası,

hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, kesinleşen orman kadastrosu ile 2. madde uygulamasına ait tüm tutanak ve haritalar ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Oman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak öncelikle dava edilen taşınmazın hangi parsel olduğu saptanmalı,

daha sonra davacının iddiaları ve tüm kanıtları birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak kurulan hüküm usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyizi itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 20/02/2014 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/256, K. 2014/2179, 20 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/256
Karar No
2014/2179
Tarih
20 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/257 K.2014/432
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/258 K.2014/1251
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/258 K.2014/3043
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/258 K.2014/433
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/258 K.2014/1008
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/259 K.2014/1453

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.