İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/4261 K.2014/5943

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 21/02/2012 gün ve 2012/1511 - 2012/2411 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı ... tarafından…

Esas2014/4261Karar2014/5943Tarih2 Haziran 2014Okuma8 dk · 1.575 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/4261 E., 2014/5943 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Haziran 2014
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.575 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 21/02/2012 gün ve 2012/1511 - 2012/2411 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR

Kadastro sırasında ... Köyü 106 ada 198 parsel sayılı 22715,18 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, katılan davacı ... Yönetimi 11/05/2010 tarihli harçlı dilekçesiyle taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.

Mahkemece, Hazinenin açtığı davanın reddine, Orman Yönetiminin açtığı davanın kabulüne ve dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 106 ada 198 parsel sayılı taşınmazın tesbitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Hazine ve davalı ... tarafından temyizi üzerine Dairenin 21/02/2012 gün ve 2012/1511 E. 2012/2411 K. sayısı ile; [''Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılan ve 16/04/2007 ilâ 16/10/2007 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına''] karar verilmiştir.Davalı gerçek kişi, karar düzeltme dilekçesinde.

Yargıtayın ''Dava konusu taşınmazın 2007 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu snırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, 150 yılı aşkın tarım arazisi olduğu halde tahdit dışındaki yerin orman içi açıklığı kabul edilemeyeceği, orman bilirkişi raporunun kendi içinde ve ziraat raporu ile çelişkili olduğu, yerel mahkeme kararının yasaların açık hükmüne aykırı olduğu gerekçeleri ile onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.Davalı gerçek kişinin karar düzeltme dilekçesinin incelenmesinde;

çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, tesbit tarihinden önce yapılan ve 16/04/2007 ilâ 16/10/2007 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Bu uygulamada dava konusu taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.

Orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak; hava fotoğrafı ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan incelemede taşınmazın orman içi açıklığı konumunda, orman bütünlüğünü bozan % 10-35 eğimde orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş, taşınmazın konumu memleket haritasında işaretlenmişir.

Ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın yer yer % 6 - 7 oranında taşlık, %5-10 eğimde tarıma elverişli tarım arazısı olduğu, ancak meyil ve hava fotoğrafı ile haritalar dikkate alındığında orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiştir.Somut olayda; yörede 2007 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. Maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında taşınmaz, daha önce kesinleşen orman kadastrosu dışında kaldığından halihazır durumu dikkate alınarak tarla olarak

sınırlandırılmış ve bu işlem kesinleşmiştir. Eldeki dava ise, Hazine tarafından Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla açılmıştır. Davacı Hazine, 11 Nisan 1289 tarih ve 115 numaralı tapu kaydını yargılama sırasında ibraz etmiş.

Orman Yönetimi, davaya keşiften sonra alınan raporlar nedeniyle orman iddiasıyla harçlı olarak katılmıştır.Mahkemece hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunun incelenemsinde; çekişmeli taşınmazın tamamının 1956 tarihli memleket haritasında beyaz renkli açık alanda kaldığı, amenajman planı ve hava fotoğrafından oluşan resmî belgelere göre orman sayılamayan beyaz renkli açık alanda kaldığı ve eğiminin % 12'den az olması nedeniyle kadastro tesbiti tarla olarak yapıldığı, taşınmazın kuzey ve güneyde tarım arazileri ile çevrili olduğu, doğudaki yoldan sonra yine tarım arazileri ile çevrili olduğu,

batı yönde ormana ve orman parseline bitişik olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın bu hali ile 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesine göre orman içi açıklığı olduğundan sözedilemez. Kaldı ki; taşınmaz, kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bulunmakta olup, eylemli olarak orman olması olgusu dışında taşınmazın niteliğinin değiştirilmesi olanağı da yoktur.

Taşınmaz, senetsizden tesbiti yapıldığına ve davacı Hazine tarafından, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla dava açılmış olduğuna ve nitelik değiştirme yönünde bir talebi de bulunmadığına göre, zilyetlik koşullarının davalı gerçek kişi yararına oluşmadığının kabulü halinde dahi taşınmazın tesbitteki niteliği ile Hazine adına tescili gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamaktadır.

Temyize konu taşınmaz hakkında, davacı Hazine tarafından tapu kaydı mahkemeye sunulduğu halde, mahkemece 198 sayılı parsel dışındaki taşınmazların tapu kayıtları getirtilip yöntemince uygulanmamış, çekişmeli parsele uyup uymadıkları belirlenmemiştir. Tapu kaydı uygulaması ise yetersiz olup, yeterli inceleme yapılmadan kaydın uymadığı belirtilmiştir.

Diğer taraftan, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman sayılan yerlerden ve aynı zamanda orman içi açıklığı olduğu belirtilmiş ise de, rapora ekli memleket haritasında taşınmazın beyaz renkli orman sayılmayan alanda görüldüğü, komşu parseller hakkında da aynı iddia ile açılan davaların halen derdest olduğu, bu haliyle raporun çelişkili ve yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Yetersiz ve çelişkili raporlar hükme esas alınamaz.

Taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalmasına rağmen imar ve ihyasının tamamlanmadığı ve orman bütünlüğünü bozduğu ve orman içi açıklığı olduğu gerekçesiyle Hazinenin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi ve bu kararın onanması maddi hatadan kaynaklanmakta olup; maddi hata usûli kazanılmış hakkın istisnasını teşkil edeceğinden, davalı gerçek kişinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının resmî belgelere dayalı olarak uygulama ve araştırmaya yönelik bozulması gerekmiştir.

Bu nedenle; mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tapu iptali tescil davalarında dava tarihinden ve kadastro tesbitine itiraz davalarında ise tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları eski ve yeni haritalar ayrı ayrı bulunduğu yerlerden istenip getirtilerek,

önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir toprak uzmanı ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte,

2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.

Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel

bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak,

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası, kesinleşen orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B madde uygulama haritaları ölçeklerinin kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de bu haritaların ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, bu haritalar birbiri üzerine aplike edilerek düzenlenecek bu haritalarda komşu ve yakın komşu parsellerin birlikte gösterilmesi,

yine değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde, dava konusu taşınmaz ile komşu taşınmazların, memleket haritası, kadastro paftası, orman kadastro haritası ile aplikasyon ve 2/B madde uygulama haritasına göre konumu ve orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları bu haritalar ile paftaların tümü üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilip gösterilmeli, ve değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 - 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu,

aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı,

ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir.

Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar (gerçek kişi) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli.

3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davalı yanında, (murisler) yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükümleri gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak,

toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin karar düzeltme isteminin KABULÜ ile Dairenin 21/02/2012 tarih ve 2012/1511 - 2012/2411 sayılı kararıyla Onama Kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve yerel mahkemenin 12/05/2010 tarih ve 2009/436 - 2010/554 sayılı hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 02/06/2014 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/4261, K. 2014/5943, 2 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/4261
Karar No
2014/5943
Tarih
2 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/4261 K.2014/7280
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/4261 K.2014/4922
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/4261 K.2014/12067
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/4261 K.2014/11888
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/4262 K.2014/8011
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/4262 K.2014/5911

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.