İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/4301 K.2014/6225

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı A.. K.. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2014/4301Karar2014/6225Tarih9 Haziran 2014Okuma7 dk · 1.446 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/4301 E., 2014/6225 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Haziran 2014
Mahkemesi
Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi
09/04/2013
Numarası
2011/797-2013/481
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.446 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı A.. K.. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı A.. K.. vekili, 13/09/2011 havale tarihli dilekçesiyle; G.k Beldesinde 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince yapılan çalışma sırasında müvekkillerine ait G. Beldesi 140 parsel sayılı 5160,00 yüzölçümündeki taşınmazın yaklaşık 500,00 m² yüzölçümü miktarını aşan bölümünün orman sınırları içine alındığını ve bu şekilde taşınmazların vasıf ve mülkiyetinde değişiklik meydana getirildiğini ve yapılan işlemin ikinci kadastro kapsamında kaldığı ve bütün sonuçları ile yok hükmünde olduğunu iddia ederek, müvekkiline ait 140 sayılı parselde mülkiyet ve nitelik durumu değişikliği yaratan 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 9. maddesi kapsamında yapılan düzeltme işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece, 6831 sayılı Kanunun 9. maddesine göre yapılan çalışmada vasıf ve mülkiyet değişikliği yapılmadığı ve yapılan çalışma ile orman sınır noktaları ile oluşan çizim hatalarının düzeltildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı A.. K.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı gerçek kişiler vekili, her ne kadar G. Beldesinde 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin iptali istemiyle sulh hukuk mahkemesinde dava açmış ise de, dosya arasında bulunan kadastro müdürlüğü ve Orman Yönetiminin cevabî yazılarına göre çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 4999 sayılı Kanuna göre yapılan bir düzeltme işlemi bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde sözettiği düzeltme işleminin 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek- 4. maddesi uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme çalışması olduğu ve somut davanın bu çalışmanın askı ilânından sonra açıldığı anlaşılmıştır. .

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 28.05.1945 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 03.03.1978 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 16.12.1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması ve son olarak 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılıp 12/08/2011 ilâ 12/09/2011 tarihleri arasında ilân edilen aplikasyon ve düzeltme işlemi vardır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan raporu hazırlayan 3 kişilik orman bilirkişi kurulu, toplamda 5160,00 m² yüzölçümünde olan dava konusu 140 parsel sayılı taşınmazın krokide (A1) ile gösterilen 26,63 m² yüzölçümündeki bölümünün orman sınırları içinde, (B-1) ile gösterilen 126,97 m² bölümünün 2/B madde alanı içinde, geriye kalan ve krokide sarı renk ile gösterilen bölümün ise tahdit dışında olduğu ve 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işlemi ile yerleri hatalı tespit edilen orman sınır noktaları ile oluşan çizim hatalarının düzeltildiği, fennî hataların giderildiğini ve vasıf ve mülkiyet değişikliği yapılmadığını beyan etmişlerdir.

Ancak yukarıda da açıklandığı gibi yörede 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işlemi bulunmadığı gibi, bilirkişilerin beyanının 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek- 4. maddesi uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme çalışmasına ilişkin olduğu kabul edilse dahi, hükme dayanak alınan bilirkişilerin raporundan taşınmazın, 2/B kapsamında kalan alanı ile ziraat alanı (tahdit dışında) kalan alanı arasında 26,63 m² yüzölçümünde küçük bir orman alanı olduğu şeklinde hatalı bir sonuç çıkmaktadır.

Zira, taşınmaz orman alanı ile değil 2/B madde alanı ile komşudur. Bu nedenle, çekişmeli taşınmazı ilgilendirir OS noktalarının hatalı aplike edildiği kabul edilse dahi hatalı aplikasyonun parsel aleyhine düzeltilmesi halinde 2/B madde kapsamında kalan yerin miktarı artar. Yoksa, hatalı aplikasyon hattı ile düzeltilmiş hat arasında kalan yerin orman içinde yani tahdit içinde olduğu yönündeki değerlendirme doğru değildir.

Bundan başka, yörede 3116 sayılı Kanuna göre yapılmış ilk tahdide ilişkin orman kadastro çalışma belge ve haritası dosyada bulunmamaktadır.

Dairece, iade kararıyla yörede, 1945 yılında ilân edilen 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, işi bitirme, çalışma tutanakları ile askı ilân tutanağının ve dava konusu 140 sayılı parselin bulunduğu yere ait OS noktalarını gösterir orijinal renkli orman tahdit haritasının yerel Orman İşletme Müdürlüğünde bulunmadığı takdirde Orman Genel Müdürlüğünden getirtilmesi ve sonrasında bilirkişilerden ek rapor alınması istenmesine rağmen, mahkemece belirtilen belgeler yerel orman işletme müdürlüğünden sorulmuş,

ancak Yerel Orman İşletme Müdürlüğü 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığını beyanı üzerine, mahkemece dosya işlemsiz bir şekilde Daireye geri gönderilmiştir.

Yine, mahkemece yargılama sırasında yazılan yazı üzerine yerel orman işletme müdürlüğü “1945 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan kadastro çalışmasına ait harita orijinal olmadığı, renksiz olduğu ve yer yer okunamadığı için sözkonusu parselin yeri harita üzerinde tesbit edilmediği için gönderilemediği” bildirilmiştir.

Somut dava, 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek - 4. maddesi uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme çalışmasının hatalı olduğu iddiasına dayalı olarak açılmıştır.

Bu hususun tesbiti için öncelikle yörede 1945 yıllında yapılan ilk tahdide ilişkin bilgi ve belge ve haritaların dosya arasına getirtilmesi ve aplikasyon ve düzeltme çalışmasının ilk tahdide uygun olarak yapılıp yapılmadığının bu belgeler incelenerek tesbit edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Ancak, 3116 sayılı Kanuna göre yapılan çalışmanın bilgi ve belgeleri dosyaya getirtilip uygulanmadığı halde bilirkişilerce aplikasyon ve düzeltmenin yerinde olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda, bilirkişilerin rapor ve beyanları dayanaksız kalmaktadır. Zira, ilk orman tahdidine ilişkin, bilgi, belge getirtilmeden aplikasyon ve düzeltmenin yerinde olduğu yönündeki görüş faraziyeden öteye geçmemektedir.

O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, mahkemece öncelikle, yörede yapılan bütün orman tahdit, aplikasyon ve 2. madde ile 2/B madde çalışmalarına ilişkin, işe başlama, işi bitirme, çalışma tutanakları ile askı ilân tutanaklarının ve orman tahdit haritaları ile aplikasyon ve 2/B haritalarının orjinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneğinin (Özellikle,

3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidinin dava konusu taşınmazı ilgilendiren çalışma tutanakları ile yine dava konusu taşınmazı ve çevresini gösterir renkli tahdit harita örneğinin) yine yörede yapılan ilk orman tahdidinde kullanılan hava fotoğraflarının orijinal renkli onaylı örneklerinin, yerel Orman İşletme Müdürlüğünden, yerel orman işletme müdürlüğünde bulunmayan bilgi ve belgelerin Orman Genel Müdürlüğünden temin edilerek dosya arasına konulduktan sonra,

önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak 4 kişilik bilirkişi kurulu ve yöreyi iyi bilen, dava sonucunda yararı olmayan elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı “Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında;

tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır.

Sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır.” hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak çekişmeli taşınmazları ilgilendiren orman sınır noktaları zeminde bulunup fotoğraflanmalı,

yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan ve yukarıda belirtilen hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek,

çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon, 2/B madde ve 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek - 4. maddesi uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, 1945 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidinde tesis edilen orman sınır noktalarının,

cetvelinde gösterilen açı ve mesafelerine göre (bu açı mesafelerin nasıl hesaplandığı krokisinde çizilerek gösterilmek suretiyle bu açıya göre orman sınır noktasının olması gereken yönü ve aplikasyonda ölçülme biçimi ve olan yönü ilgili her orman sınır noktası için ayrı ayrı çizilerek gösterilmek suretiyle) aplikasyonda yerine tesis edilip edilmediği harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı,

ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde ve 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek - 4. maddesi uyarınca yapılan harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceme ve soruşturmaya dayalı ve yargı denetimine olanak vermeyen yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı A.. K.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 09/04/2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/4301, K. 2014/6225, 9 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/4301
Karar No
2014/6225
Tarih
9 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/4302 K.2014/11371
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/4302 K.2014/7721
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/4302 K.2014/8823
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/4302 K.2014/15347
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/4302 K.2014/24453
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/4302 K.2014/17207

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.