İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/4680 K.2014/8950

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2014/4680Karar2014/8950Tarih30 Ekim 2014Okuma5 dk · 1.078 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/4680 E., 2014/8950 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Ekim 2014
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.078 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre davacı ... adına tescili istemiyle dava açmıştır.

... ve müşterekleri taşınmazın ortak miras bırakanları ...'dan kaldığı ve davacının müstakil hakkı bulunmadığı iddiasıyla davaya katılmışlardır.

Mahkemece davacının davasının kabulüne ve 07/07/2008 tarihli krokide (A) ile gösterilen 44.521.93 m² bölümün davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı Hazine ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.12.2010 tarih ve 2010/14973E.- 15905 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “1) Müdahiller ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bakımından; taşınmazın (B, C, D, E, F, G, H, I, K, L, M ve N) işaretli bölümlerinin fiilen kullanılmayan ağaçlık olduğu, bir kısmının da kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından, müdahillerin temyiz itirazlarının reddine,

2) Davalı Hazinenin (A) ile gösterilen 44.521.93 m² bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hükme esasa alınan uzman bilirkişi ... ve fen elemanı ... tarafından hazırlanan raporlarda, çekişmeli taşınmazın 1948 yılında ... Köyünde yapılıp kesinleşen ...

Devlet Ormanına ait harita ve tutanakların uygulanmasına dayalı inceleme sonucu, kesinleşen orman sınırının dışında kaldığı, eski tarihli (1997, 1976, 1957) memleket haritalarında açık renkli alanda yeraldığı, eğiminin % 17 civarında olduğu, (A) bölümü üzerinde münferit meşe ağaçları olup, arada kavun, karpuz, mısır, yulaf ürünlerinin ekili bulunduğu, (A) bölümünün dış sınırlarında kalan (B, C, D, E, F, G, H, I, K, L, M ve N) bölümlerinin ise fîilen kullanılmayan ağaçlık alanlar olduğu, kısmen de orman sınırı içinde kaldığı,

taşınmazın 1966 yılında yapılan arazi kadastrosunda paftasında orman yazılarak tespit harici bırakılmışsa da (A) işaretli bölüm kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında kaldığına göre, bu şekilde yapılan tespit harici bırakma işleminin yanılgıya dayalı olduğu ve yüksek eğimli taşınmazın üzerindeki meşe ağaçlarının çevre ormanlardan tohumlama yolu ile geldiği bildirilmişse de; bilimsel olarak meşe ağacı tohumunun ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir.

Dolayısı ile

davalı taşınmaz üzerindeki meşe ağaçlarının daha önceki yıllarda tahrip edildiği, hava fotoğraflarının bu yıllarda çekilmiş olduğu, daha sonraki yıllarda toprak altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geleceği nazara alındığında, taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 1966 yılında paftasına orman yazılmasının da hataya dayalı olduğu şeklindeki görüşe itibar etmek mümkün olmayacaktır.

Ayrıca, her ne kadar uzman bilirkişi tarafından ... Devlet Ormanına ait 1948 yılında kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanaklarına göre inceleme yapılmış ve bu haritalarda taşınmazın doğusu gösterilmemişse de; dosyada bulunan, taşınmazın hemen doğusundaki ... Köyü ...

Devlet Ormanının orman kadastro ve 2/B haritalarının da birlikte incelenip değerlendirilmesinde, çekişmeli taşınmaz ile güneyinde yeralan, dava dışı, kadastro sırasında ... ve arkadaşları adına tespit ve tescil edilen 32650 m² yüzölçümlü 419 sayılı parselin tüm yönlerinin Devlet Ormanları ile çevrili olduğu ve bu hâli ile 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde düzenlenen orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal elkoyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır.

Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır. Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır.

17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken, açılan yerlerle beraber ayrıca [hangi nedenle olursa olsun orman İçi açıklıkların kazanılamayacağı İlkesini İçermektedir ve amacı orman bütünlüğünü korumaktır]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.

Diğer taraftan; çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu 4785 sayılı Kanunun yürürlüğünden öncedir.1966 yılında yapılan tesis kadastrosunda çekişmeli taşınmaz paftasında orman belirtmesi yapılarak tespit harici bırakılmış, 1995 yılında yine bir orman kadastrosu yapılmış ise de bu tarih ile dava tarihi arasında kanunda öngörülen 20 yıllık süre geçmemiştir.

H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 - 183- 187 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerler orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği kabul edilmiştir.

Mahkemece değinilen yönler gözetilerek, davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davacı adına tapuya tescile karar verilmesi doğru değildir.” denilmiştir.

Mahkemece, Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmaz, ... ve ... Köyleri sınırlarında bulunmaktadır. ... Köyünde 4785 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve 17.07.1945 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ile 1995 yılında dışarıda kalan ormanların kadastrosu ve Tepeören Köyünde 1948 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1995 ve 2003 yıllarında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve

2/B madde uygulaması vardır. ... Köyünde genel arazi kadastrosu işlemi 09/12/1966 tarihinde kesinleşmiş ve taşınmaz bu çalışmada paftasında orman belirtmesi yapılarak 766 sayılı Kanunun 2. maddesi hükmü gereğince orman olarak tespit harici bırakılmıştır.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine keşifte belirlenen değer üzerinden 25.560,55.-TL vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de; dava dilekçesinde dava değeri 10.000.- TL gösterilmiş olup yargılama sırasında keşifte belirlenen değer üzerinden harç ikmal ettirilmemiştir.

Bu durumda; davalı Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilirken, dava dilekçesinde yazılı değerin esas alınması gerekmekte ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Bu sebeple, hükmün 3. bendinin kaldırılarak yerine “davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirmekle dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden hesaplanan 1200.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesi yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H..U.M.K.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 30/10/2014 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/4680, K. 2014/8950, 30 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/4680
Karar No
2014/8950
Tarih
30 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/4680 K.2014/11022
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/4680 K.2014/18921
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/4680 K.2014/10531
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/4681 K.2014/10995
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/4681 K.2014/18925
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/4681 K.2014/8575

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.