İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/6480 K.2014/10461

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçıları ve asli müdahil ... mirasçıları ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2014/6480Karar2014/10461Tarih11 Aralık 2014Okuma4 dk · 726 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/6480 E., 2014/10461 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2014
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

726 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçıları ve asli müdahil ... mirasçıları ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... 01.11.1999 tarihli dava dilekçesinde, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkiindeki, dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 50 dönümlük arazisinin tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu, babasından kalan tarlayı kendisinin kullanmaya devam ettiğini, ancak, ..., ..., ... ve ... isimli şahısların hiç bir hakları olmadığı halde, 10/10/1999 tarihinde dava konusu araziyi sürmek suretiyle tecavüz ettiklerini beyan ederek, dava konusu taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini ve müdahalenin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Müdahil ...18.05.2001 tarihli harçlı katılım dilekçesi ile, taşınmazların dedesinden kalan tapulu yerleri olduğunu, adına tescili istemi ile davaya katılmıştır.

Müdahil ... 01.12.1999 tarihli harçlı katılımı ile, dava konusu taşınmazların kendisine dedesi ve babasından kaldığını davanın reddine karar verilmesi istemi ile davaya katılmıştır. Daha sonra dilekçe ile tapu kaydı sunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; bölgede kadastro paftalarının 22/12/1983 tarihinde kesinleştiği, açılan davanın ise, Kadastro Kanununun 12/3. maddesine belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı ve Medenî Kanunun 713. maddesine göre tescil isteyebilmesi için ise; bölgede kadastro paftalarının kesinleştiği 22/12/1983 tarihinden itibaren dava tarihine kadar 20 yıllık sürenin geçmesi gerektiği, davacı yönünden dava tarihinde 20 yıllık sürenin de dolmadığından tescil şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... mirasçıları, asli müdahil ... mirasçıları ve ... vekillerince temyiz edilmiştir.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Köyünde genel arazi kadastrosu 22/12/1983 tarihinde kesinleşmiş, yörede orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmamaktadır.

1) Müdahil ... vekilinin temyiz itirazları bakımından;

Dava konusu taşınmazın kendi adına tescili istemiyle davaya katılımı olmayıp, müdahale dilekçesinde sadece davanın reddini istemiştir. Dava reddedildiğine göre, hükmü temyiz etmekte hukukî yararı da bulunmadığından temyiz itirazlarının reddine,

2) Davacı ... mirsçıları vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Kadastro çalışmaları sırasında tesbit dışı kalan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber, bu işlem bir kadastro işlemidir. Bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenler için izlenmesi gereken yol, eski 766 sayılı Kanunun 2. maddesinde ve halen yürürlükte olan ve uygulanan 3402 sayılı Kanunun 7/4. maddesinde belirtilmiş olup, anılan maddelerde öngörülen süreler içersinde hak iddiasında bulunulmaması halinde, tesbit dışı bırakılma işlemi kesinleşir.

Tesbit dışı bırakılan bir yerin, Medenî Kanunun 713/1. maddesi ve 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için tesbit dışı bırakma işlemine ilişkin paftanın düzenlenme tarihinden dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile taşınmazın kanunda belirtilen koşular altında tasarruf edilmesi gerekir.

Somut olayda, toplanan delil ve belgelere göre, dava konusu taşınmazın tesbit dışı bırakılma işleminin yapıldığı 22.12.1983 tarihi ile davanın açıldığı 01.11.1999 tarihleri arasında 20 yıllık kanunî edinme süresi dolmamıştır.

Bu açıklamalara göre, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.02.1997 gün 1996/8-768 E. – 1997/100 K. ve 18.02.1998 gün ve 1998/8-15 E. –129 K., 10.11.2000 gün ve 2000/8-1264 E., 2000/1250 K., sayılı kararları da aynı doğrultuda olup, bu uygulama Dairemizde ve Hukuk Genel kurulunda istikrarlı bir şekilde devam etmekte ve kökleşmiş içtihat niteliğini almış bulunmaktadır.

Açıklanan hususular gözönünde bulundurularak açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usûl ve kanuna uygun olduğundan, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

3) Müdahil ...'ın temyiz itirazları bakımından; davacı müdahale dilekçesinde dava konusu taşınmazın muris dedesi ...'dan kaldığını, tüm mirasçıları gösteren veraset ilâmını dosyaya sunacağını, dedesi adına tapulu olduğunu iddia ettiği yerin, adına tescilini istediğine göre, bu durumda miras bırakan ...’nun mirasçıları arasında elbirliği mülkiyeti mevcuttur. Elbirliği mülkiyetinin varlığı halinde, ya tüm mirasçılar birlikte dava açmalı, ya dava açan mirasçıya diğer mirasçıların muvafakatı bulunmalı, ya da terekeye atanacak temsilci vasıtasıyla dava açılmalıdır.

Somut olaya gelince, miras bırakan ... mirasçısı olduğunu iddia eden, müdahil davacı ..., diğer mirasçılarından muvafakat almadan dava açtığı ve taşınmazın kendi adına tescilini istediği anlaşılmaktadır.

Dava konusu taşınmazın miras yoluyla intikal ettiği, taksim yapılmadığı ve başka mirasçılar da bulunduğu anlaşıldığına göre, TMK’nun 701. maddesi gereğince tereke elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olur. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygın halde bulunur. TMK’nun 640 ve 702. maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufu işlemlerde oy birliği aranır.

Yani tüm mirasçıların katılımıyla tasarrufi işlemler yapılabilir. Kural olarak, dava da; tasarrufi bir işlem olduğundan mirasçılardan biri tek başına adına tescil isteyemeyeceğinden, temyiz isteminin reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Hacca Vural'a yükletilmesine 11/12/2014 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/6480, K. 2014/10461, 11 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/6480
Karar No
2014/10461
Tarih
11 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/6484 K.2014/10426
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/6487 K.2014/25808
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/6487 K.2014/25599
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/6499 K.2014/25616
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/6500 K.2014/24928
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/6502 K.2014/25592

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.