KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2014/7169 E., 2014/8504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 01/10/2013 gün ve 2013/3897 - 2013/8608 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili isteğinde bulunmuş, davanın reddine dair verilen karar, Dairece onanmıştır.
Davacı ... vekili, zilyetlikle mülk edinme koşullarının müvekkili lehine oluştuğu iddiasıyla Daire kararının düzeltilmesini istemiştir.
İncelemeye konu dava açılmadan önce ... Mal Müdürlüğü tarafından uyuşmazlık konusu taşınmazı kullandığından bahisle davacıya ecrimisil tahakkuk ettirilmiş ve dosya arasında bulunan tahsilat makbuz örneklerine göre de, davacı ...’ın Hazine tarafından tahakkuk ettirilen 1986 ilâ 1995 yıllarını kapsayan 13.972.000.-TL ecrimisil bedelini 02/09/1996 tarihinde ödediği anlaşılmıştır. Eldeki somut tescil davası ise, bu ödemeden yaklaşık 13 yıl sonra açılmıştır.
Ecrimisil ihbarnamesine göre işgalin başladığı tarih 1986 yılıdır. Yerel bilirkişi davacının 1980-1985 yılları arasında fundalığı açarak zeytin diktiğini, davacı tanığı ise davacının dava konusu yeri 1985-1986 yıllarında açmaya başladığını beyan etmiştir. Bu durumda İmar ihyanın en erken 1980 yılında tamamlandığı kabul edilse dahi, ecrimisil ödemesinin yapıldığı tarihe kadar geçen süre iktisap için yeterli bir süre değildir.
Ecrimisil bedelinin ödendiği tarihten sonra sürdürülen zilyetliğin ise malik sıfatıyla zilyetlik olarak kabul edilmesi olanaklı değildir. Zira, mülkiyetin Hazineye aidiyetinin kabul edilerek ecrimisil ödemeye talip olan kişinin, ödeme yaptığı tarihten sonraki zilyetliğinin malik sıfatıyla değil, kiracılık sıfatıyla sürdürüldüğünün kabulü zorunludur.
Belirtilen nedenlerle, yerel mahkemenin davanın reddine dair hükmünü onayan Daire kararında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/7169, K. 2014/8504, 16 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama