İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/7187 K.2014/10682

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2014/7187Karar2014/10682Tarih18 Aralık 2014Okuma5 dk · 965 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/7187 E., 2014/10682 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2014
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

965 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Kadastro sırasında, ... Köyü 141 ada 1, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar, bir dönümün altında küçük yüzölçümler halinde önce, gerçek kişilerin yeterli zilyetlikleri bulunmadığından 3402 sayılı Kanunun 18. maddesine göre Hazine adına, daha sonra, 4342 sayılı Kanuna göre çalışma yapan mera komisyon tutanağı nedeniyle kadastro komisyonunca mera olarak sınırlandırılarak orta malı olarak tesbit edilmiştir.

Davacı, irsen intikal ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parsellerden 1, 5, 6, 7, 8 ve 9 sayılı parsellerin tamamı ile, 10 sayılı parselin fen bilirkişi krokisinde boyasız 553.72 m2'lik bölümünün davacı adına tapuya tesciline, aynı krokide kırmızı boyalı 71.43 m2'lik bölümün mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14/09/2009 tarih ve 2009/10412 – 13176 sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “ Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, resmî belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.

Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz üzerinde resmî belgelere dayalı olarak orman incelemesi yapan uzman bilirkişi raporunda.

1986 yılı çekimi hava fotoğrafı, 1989 baskılı memleket haritası ile yine 1958 çekimi hava fotoğrafı ile 1963 baskılı memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumları saptanmış, buna göre taşınmazların beyaz renkli açık alanda kaldığı ve etrafı çavlik tabir edilen taş duvarla çevrili tarım alanları olarak gözüktüğü ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmışsa da, davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden yapılan araştırma yeterli değildir.

Komşu köylerden dinlenen yerel bilirkişiler ve tanıklar, taşınmazların davacının babası ...'den intikal ettiğini ve mirasçılar arasında yapılan paylaşım sonucunda davacıya kaldığını söylemişlerse de, kadastro tutanaklarının edinme sütunlarında taşınmazların ayrı ayrı davacı dışındaki şahıslara ait olduğu belirtildiği halde, davacının tek başına bu parseller hakkında dava açmasının nedeni ve bu kişilerin bu taşınmazlarla ilgilerinin ne olduğu,

zilyetliğin başlangıcı, süresi, sürdürülüş biçimi ekonomik amaca uygun bulunup bulunmadığı konularında komşu köyden dinlenen tanıklar yeterli olmayıp, aynı köyden dinlenecek tanıklardan da bu hususların sorulması ve tutanak bilirkişileri dinlenerek bu çelişkinin giderilmemiş olması da doğru değildir. Ayrıca, kadastro tespitinde yüzölçümleri bir dönümün altındaki taşınmazların neden mera olarak sınırlandırıldıkları üzerinde durulmamış, çekişmeli taşınmazların bulunduğu ...

Köyünde 15-20 yıl öncesine ait fotoğrametrik yöntemle elde edilen 1/5000 ölçekli Standart Topoğrafik Haritalar ile (STH) varsa klasik yöntemle elde edilen 1/10000 ve 1/5000 ölçekli haritalar getirtilip üzerinde bilimsel ve teknik inceleme yapılmak suretiyle gerçek kişilerin zilyetliğini belirleyen tasarruf çizgilerinin var olup olmadığı, memleket haritasında taşınmazların içinden geçen ve taşınmazları ikiye bölen çizginin yol ve ya dere olup olmadığı da araştırılmamıştır.

Bu nedenle.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar - ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların,

Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında,

gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin,

konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.

Bu nedenle, mahkemece yeniden yapılacak inceleme ve araştırma ile dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olup olmadığı ve özel mülke konu olup olmayacağı belirlenmeli ve parsellerin orman olmadığı anlaşılırsa, bu defa davacı gerçek kişi ve müşterekleri yönünden 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parsellerin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü,

% 50 meyilli olan davalı yerde bu kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar ve ihya ile zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; davacının belgesiz zilyetlik yoluyla kazandığı toprak olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu ve ilgili kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmazlar dışında, başka taşınmazlar için salt zilyetlik nedenine dayalı olarak açtığı bir başka tescil davasının bulunup bulunmadığı Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.” denilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; davanın reddine, dava konusu ... Köyü 141 ada 1, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 sayılı parsellerin kadastro komisyonu kararı gibi orta malı mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3302 sayılı Kanuna göre 01.06.2005 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/12/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/7187, K. 2014/10682, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/7187
Karar No
2014/10682
Tarih
18 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/7189 K.2014/10686
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/7194 K.2014/27272
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/7195 K.2014/27178
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/7201 K.2014/10149
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/7203 K.2014/12235
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/7207 K.2014/13668

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.