İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/7863 K.2015/3448

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 01/07/2014 gün ve 2014/1337 - 2014/7036 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı ... Yönetimi…

Esas2014/7863Karar2015/3448Tarih4 Mayıs 2015Okuma12 dk · 2.417 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/7863 E., 2015/3448 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2015
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.417 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 01/07/2014 gün ve 2014/1337 - 2014/7036 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı ... Yönetimi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, ... köyü, 568 parsel sayılı 51.673,24 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının edinme sütununda, 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 7. maddesine göre kurulan ... kadastro komisyonunca ... tahdit sınırları içine alındığı ancak, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. - 1985/267 K. sayılı kesinleşmiş kararı ile bu sınırlandırmanın iptal edildiğinden söz edilerek fıstıklık vasfıyla 1938 tarih ve 235, 236, 237 ve 238 tahrir numaralı vergi kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı gerçek kişi adına tespit edilmişlerdir.

Davacı ... Yönetimi, 09/03/2010 havale tarihli dilekçesiyle, ... ilçesi, ... köyüne ait Devlet Ormanlarının tahdidinin 1945 yılında 5 nolu ... Tahdit Komisyonu tarafından 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığını ve 13/12/1945 tarihinde ilân edilerek kesinleştiğini, 1945 yılında yapılan bu çalışmada 1139 hektarlık Devlet Ormanının tahdidi ile beraber bu Devlet Ormanına bitişik 600 hektarlık “...

Fıstık Çamlığı” adı altında bir özel ... sınırlandırılmasının da yapıldığını, 1980 yılında 17 nolu ... Kadastro Komisyonunun 2 nolu ekibince, 3116 sayılı Kanuna göre yapılan tahdidin aplikasyonu ve 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulamasının yapıldığını ve 12/06/1980 tarihinde ilân edildiğini, bu çalışmada 17 numaralı ... Kadastro Komisyonunun 2 nolu ekibi tarafından 1945 yılından 5 nolu Tahdit Komisyonu tarafından 3116 sayılı Kanuna göre özel ... olarak sınırlandırılan “...

Fıstık Çamlığını”, “...

Devlet Ormanı” adı ile Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığını, ancak bu karara askı ilân süresi içerisinde 46 hektar yüzölçümlü eski bir tapu kaydına dayanarak 17 adet ... sınırlandırmasına itiraz davası açıldığını, bu davalarda mahkemece 46 hektar kök tapu kaydına dayanarak kabul kararı verildiğini, ancak kadastro mahkemesince verilen bu kararların incelemesinde dayanılan kök tapu kaydı alanının 46 hektar olmasına rağmen, kadastro mahkemesince 197 hektarlık alanda ikinci sınırlama işleminin iptal edildiğini, ancak esasında dayanılan kök tapu kayıt miktarının 46 hektar olduğunu,

1980 yılında dava açılmayan 403 hektarlık alanda Devlet Ormanı olarak yapılan sınırlamanın kesinlik kazandığını, ancak kadastro mahkemesi kararlarında yaklaşık-tahmini olarak alan ve sınırları belirtilen taşınmazlar hakkında verilen kararların herhangi bir teknik veri ve infaza elverişli harita ve krokiye bağlanmadığından işbu kararların (...

Kadastro Mahkemesi kararlarının) arz üzerine uygulamasının yapılamadığını, yörede 2010 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda toplam 206,8 hektarlık alanın 44 adet parsel olarak şahıslar adına fıstık çamlığı vasfıyla tespit gördüğünü, 179,6 hektar alanın 15 adet parsel olarak Hazine adına fıstıklık vasfıyla tespit gördüğünü, 37,9 hektarlık alanın 1 adet mera parseli olarak orta malı vasfıyla

tespit gördüğünü, 50,7 hektarlık alanın da "5 adet parsel olarak davalıdır" şerhiyle askıya çıktığını tespit ettiklerini, ancak bu bölgede kesinleşen mahkeme kararı sayısının 17 adet olduğunu, ancak bu kararların kadastro ekiplerince incelenmediğini ve hiç yokmuş gibi davranılarak bölgede vatandaşlar ve Hazine adına tespitler yapıldığını, ancak bu tespitlerin yerine mevcut mahkeme kararları uygulanmak suretiyle çalışma yapılması gerektiğini, ...

Fıstık Çamlığının 46 hektar kök tapu kaydı dışında kalan kısımlarında herhangi bir sahiplik belgesi bulunmadığı için sahipsiz fıstık çamlıklarının Devlet Ormanı olduğunun tartışmasız olduğunu, ayrıca kadastro ekibi tarafından yapılan çalışmada tespiti yapılan toplam alanın 475 hektar olduğunu, ancak kesinleşen 3116 sayılı Kanun uygulamasında ve 1744 sayılı Kanun uygulamasında özel ... olarak ilân edilen alanın 600 hektar olduğu halde, aradaki fark hakkında resmî bir açıklama yapılmadığını, 1744 uygulaması ile kesinleşen ve Devlet Ormanı olması gereken yerlerin de Hazine adına tespit gördüğünü, söz konusu alanda fıstıkçamı, kızılçam,

meşe karışımı şeklinde meşçere karışıklığı da olduğunu beyanla, dava konusu parselin ... sayılan yerlerden olduğu ve Devlet ormanlarının Anayasa gereğince özel ve tüzel kişiler adına tespit ve tescil edilemeyeceği gerekçesi belirtilerek dava konusu taşınmazın ... niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescili isteğiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve dava konusu ... köyü, 568 sayılı parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davacı ... Yönetimi vekilinin temyizi üzerine Dairece, “… dava konusu taşınmazların ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. - 1985/267 K. sayılı kesin hüküm kapsamında kaldığı ve fıstık çamlığı olduğu anlaşılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre…” denilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.

Davacı ... Yönetimi vekili bu sefer Daire kararının düzeltilmesini istemiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Yörede, 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp 13/12/1945 tarihinde ilân edilerek kesinleşen ... kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 12/06/1980 tarihinde ilân edilen ... kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde çalışması bulunmaktadır.

Mahkemece, yazılı şekilde davanın reddi yolunda hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu parselin bulunduğu bölgenin 3116 sayılı Kanuna göre 1945 yılında yapılan ... tahdidinde özel ... olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Daha sonra 12/06/1980 tarihinde ilân edilen ... tahdidinde ise bu bölgenin tamamı 4785 sayılı Kanun gözetilerek “Devlet Ormanı” olarak sınırlandırılmış ise de toplam 17 adet dava dosyasına konu olan yerler hakkında 1980 yılında yapılan bu sınırlandırma ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararları ile iptal edilmiştir.

Buna göre, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin toplam 17 adet olan kesinleşen kararlarının kapsamı dışında kalan alanların 12/06/1980 tarihinde ilân edilen ve 4785 sayılı Kanun gözetilerek yapılan ... tahdidinde sınırlandırıldıkları gibi “Devlet Ormanı” nitelikleri kesinleşmiştir.

12/06/1980 tarihinde ilân edilen tahdide karşı dava açılan ve hükmen iptal edilen yerler yönünden ise halen ayakta ve geçerli olan 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp 13/12/1945 tarihinde ilân edilen ... tahdidi olup, bu sınırlandırmaya göre de bu alan içinde kalan yerler özel ... olarak sınırlandırıldıkları için bu yerlerin özel ... nitelikleri kesinleşmiştir.

Davaya konu parselin 1945 yılında ilan edilen tahditte özel ... alanı olarak sınırlandırılan 600 hektarlık alan içinde, daha sonra 4785 sayılı Kanun gözetilerek yapılan ve 12/06/1980 tarihinde ilân edilen ... tahdidinde ise “Devlet Ormanı” olarak sınırlandırılmış alan içinde olduğu tartışmasızdır. Uyuşmazlık konusu olan husus, dava konusu parselin kadastro tespitinin edinme sütununda yazıldığı gibi ... tahdidine itiraza konu ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49-1985/267 sayılı kararında tahdit dışına çıkartılan taşınmazların kapsamı içinde yer alıp almadığıdır. Anılan mahkeme kararının kapsamı içinde ise dava konusu parsel özel ..., dışında ise Devlet Ormanı niteliğinde olacaktır. Yani bir başka anlatımla, her halükarda parselin ... ile ilişkisi mevcuttur.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise, davaya konu parselin kadastro tespitinin edinme sütununda sözü edilen ve 12/06/1980 tarihinde ilân edilen ... tahdidine itiraza ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. - 1985/267 K. sayılı kararında “.

6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 7. maddesine göre kurulan ... kadastro komisyonunun “110/1, 2, 3, 4 ve 5” sayılı taşınmazlarla ilgili ikinci sınırlama işleminin iptaline …” denilerek 12/06/1980 tarihinde ilân edilen ... tahdidini “110/1, 2, 3, 4 ve 5” olarak belirtilen veya tanımlanan taşınmazlar yönünden iptal etmiştir.

Bir başka anlatımla, anılan kararda 12/06/1980 tarihinde ilân edilen tahdit “110/1, 2, 3, 4 ve 5” numara olarak belirtilen taşınmazlarla sınırlı olarak iptal edilmiştir. Bu kararın doğal sonucu olarak, “110/1, 2, 3, 4 ve 5” nolu olarak belirtilen taşınmazlar 1945 yılında ilân edilen tahdit nedeniyle eskisi gibi özel ... niteliğine dönmüştür.

Çünkü bu yerler, 1945 yılında yapılan tahditte özel ... olarak sınırlandırılan alan içindedir ve bu tahdit iptal edilmediğinden halen ayaktadır. Diğer yandan, “110/1, 2, 3, 4 ve 5” nolu olarak belirtilen taşınmazların kapsamı dışında kalan yerler ise (ve diğer tahdide iptal davalarının kapsamı dışında kalan yerler) 4785 sayılı Kanun gözetilerek yapılan ve 07/11/1980 tarihinde ilân edilen ... tahdidinde Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan alan içinde kalmaktadır.

Zira, 4785 sayılı Kanun gözetilerek 07/11/1980 tarihinde ilân edilen ... tahdidi bir bütün olarak iptal edilmemiştir; sadece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin toplamda 17 adet olan dava dosyalarına konu taşınmazlar yönünden iptal edilmiştir. Bu nedenle, ...

Asliye Hukuk Mahkemesince 1985 yılında verilen kararların kapsamı dışında kalan yerler yönünden 4785 sayılı Kanun gözetilerek yapılan ... tahdidi kesinleşip, bu tahdidi iptal için öngörülen hak düşürücü süreler de geçtiğinden, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/11/1980 tarihinde ilan edilen ... tahdidine itiraza ilişkin kesinleşen kararlarının kapsamı dışında kalan taşınmazların tapu veya zilyetlik yoluyla özel mülke dönüşmesi olanağı bulunmamaktadır.

Her ne kadar, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. -1985/267 K. sayılı ve 12/06/1980 tarihinde ilân edilen ... tahdidinin iptaline dair kararında; tahdidin iptaline konu taşınmaz yönünden; atıf yapılan herhangi bir bilirkişi raporu bulunmamakta ise de, anılan kararda davaya konu taşınmazlar “110/1, 2, 3, 4 ve 5” nolu olarak belirtilmiş ve kararın hüküm fıkrasında dava konusu taşınmaz bunun dışında hudut, miktar veya başka bir belirleme ile tanımlanmamıştır.

Aynı gün temyiz incelemesi yapılan ... Kadastro Mahkemesinin bazı dosyalarının içinde kadastro tespitine esas alınan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tahdidine itiraz davasına konu dosyalarının bulunduğu, bazı dosyalarda ise ... tahdidine dair Asliye Hukuk Mahkemesi dosyalarının bulunmadığı; yine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tahdidine itiraz davasına konu dosyalarının bir kısmında hükme dayanak kroki bulunduğu, bir kısmında ise bulunmadığı anlaşılmıştır.

Ancak, bu dosyaların tamamı birlikte incelendiğinde, mahkemenin hüküm fıkrasında tahdide itiraza konu taşınmazları belirttiği rakamsal ifadelerin ... tahdidine konu taşınmazlara bilirkişi tarafından verilen numaralandırma olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, aynı gün temyiz incelemesi yapılan ... Kadastro Mahkemesinin 2010/8- 2012/42 sayılı dosyası (Dairenin 2014/6956 – 2015/4079 sayılı dosyası) içinde ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/231 – 1985/271 sayılı dosyası bulunduğu ve bu dosya içinde yer alan fen bilirkişi Yaşar Şahin tarafından hazırlanan 22/09/1981 tarihli 1/10000 ölçekli krokide de taşınmazların bu şekilde numaralandırıldığı, bozma sonrasında yapılan keşiflerde görev alan bilirkişilerce krokili uygulama yapılmadığı görülmüştür.

Bu durumda, mahkeme hüküm fıkrasında davaya konu yer olarak belirtilen taşınmazların bozma öncesi keşifte görev alan bilirkişiler tarafından hazırlanan krokide gösterilen yerler olduğu sonucu zorunlu olarak çıkmaktadır.

3402 sayılı Kanunun “Tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde” başlıklı 20/A maddesinde “Kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunur.” denilmiştir. Her ne kadar mahkemenin gerekçesinde infaza elverişli ölçekli kroki bulunmadığı kabul edilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği gibi aynı gün temyiz incelemesi yapılan ... Kadastro Mahkemesinin bazı dosyalarında ölçekli ve infaza elverişli kroki bulunduğu

görülmüştür. Ancak mahkemece somut olayda dava konusu 568 sayılı parselin tespitine esas ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. - 1985/267 K. sayılı dosyası getirtilmemiş, anılan karara dayanak kroki bulunup bulunmadığı ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. - 1985/267 K. sayılı kararının uygulandığı başka parsel veya parsellerin bulunup bulunmadığı araştırılmamış, anılan mahkeme kararının uygulandığı başka parsel ve parseller bulunduğu takdirde bu dava dosyalarının birleştirilerek, aynı mahkeme kararına dayanılarak tespit edilen taşınmazların uygulamasının birlikte yapılması gerektiği düşünülmemiştir.

Bundan başka, mahkemece kurulan hüküm mahkemenin kabulü ile de çelişkilidir. Şöyle ki; mahkemece davaya konu parselin tamamının ... tahdidine ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. - 1985/267 K. sayılı kararı kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi dava konusu taşınmazın bulunduğu alan 1945 yılında yapılan ... tahdidinde “Özel ...” olarak sınırlandırılmıştır.

Daha sonra 4785 sayılı Kanun gözetilerek 07/11/1980 tarihinde ilân edilen ... tahdidinde “Devlet Ormanı” olarak sınırlandırılmış ise de, gerçek kişilerin açtıkları tahdide itiraz davasıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. - 1985/267 K. sayılı kararıyla 07/11/1980 tarihinde ilân edilen tahdit dava konusu “110/1, 2, 3, 4 ve 5” ile belirtilen yerler yönünden iptal edilmiştir. Bu durumda, dava konusu parselin tamamının ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararında geçen ve “110/1, 2, 3, 4 ve 5” sayılarıyla belirtilen taşınmazlar içinde kaldığı kabul edilse dahi, davaya konu parsel yönünden halen ayakta ve geçerli olan 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp 13/12/1945 tarihinde ilân edilen ... tahdididir. Her ne kadar davacı ...

Yönetimi dava konusu taşınmazın Devlet Ormanı vasfıyla tescili istemiyle dava açmış ise de, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, taşınmazların özel ... vasfında olduğunun gözetilmemiş olması ve davaya konu taşınmaz “Fıstıklık” niteliğiyle tespit edilmiş ise de, taşınmaz fıstık çamı ağaçları ile kaplı olup niteliğinin ... fıstığı ağaçlarıyla karıştırılabilecek şekilde tespit gibi “Fıstıklık” olarak değil “Fıstık çamlığı” olarak düzeltilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru olmamıştır.

O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; mahkemece öncelikle, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49-1985/267 sayılı kararının uygulandığı başka parsel veya parsellerin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, varsa bunların tutanak örnekleri getirtilmeli, şayet bunlardan eldeki dosya gibi davalı olan parseller varsa eldeki dava ile birleştirilmeli, daha sonra dava konusu parsel ve geniş çevresini gösterir orijinal kadastro paftası ile ... tahdidine itiraza ilişkin ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. -1985/267 K. sayılı dosyası getirilmeli, şayet anılan dosya içinde hükme dayanak kroki bulunmadığı takdirde ... tahdidine itiraz davasına konu taşınmaz mahkeme kararında numaralandırıldığı için hükme dayanak krokinin olması gerektiği gözetilerek mahkeme kararına dayanak kroki sıkı bir şekilde araştırılarak dosyaya celbedilmeli, (özellikle ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/11/1980 tarihinde ilân edilen ... tahdidine itiraza ilişkin 17 adet olan tüm dava dosyalarının içine bakılmalı ve bu dosyalarda taraf olan ... Yönetiminde kroki örneğinin bulunup bulunmadığı sorulmalıdır) sıkı bir şekilde yapılacak araştırma sonunda hükme dayanak kroki bulunduğu takdirde, önceki keşifte görev almayan bir ... ve iki harita mühendisi bilirkişi kurulu eşliğinde yapılacak keşifte, ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. - 1985/267 K. sayılı kararına dayanak kroki ile kadastro paftası ölçeklerinin eşitlenip çakıştırılması suretiyle kesinleşen mahkeme kararı kapsamında kalan taşınmazlar kuşkuya yol açmayacak şekilde zeminde ve kadastro paftası üzerinde belirlenmeli; yine, harita mühendisi bilirkişilerden 12/06/1980 tarihinde ilân edilen ... tahdidine itiraza ilişkin ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin toplam 17 adet olan kesinleşen kararları kapsamında kalan taşınmazlar mahkeme esas sayısı ve anılan 17 adet dava dosyası dayanak yapılarak tespit edilen parsellerin sayıları da belirtilerek kadastro paftası üzerinde gösterecek birleşik kroki alınmalıdır. Şayet tüm aramalara rağmen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. - 1985/267 K. sayılı kararına dayanak kroki bulunmadığı takdirde, ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/49 E. - 1985/267 K. sayılı kararına konu taşınmazların kapsamı; anılan dava dosyasındaki bilgilerden ve ... tahdidine itiraza ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin komşu taşınmazlar hakkında karar verdiği

dava dosyalarındaki bilgilerden ve bu dosyalardan krokisi bulunanlardan hükme dayanak bilirkişilerin hazırladığı krokilerden ve yerel bilirkişilerden de yararlanmak suretiyle uzman bilirkişiler eliyle denetime olanak verecek şekilde saptanmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu cümleden olarak; yapılacak uygulamada şayet davaya konu parselin tamamının ... tahdidine ilişkin ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı kapsamında kaldığı saptandığı takdirde, dava konusu parselin bu durumda özel ... olarak sınırlandırılan alan içinde kaldığı gözetilerek ve çoğun içinde az da vardır kuralından hareketle ...

Yönetiminin davasının kısmen kabulüne ve tutanağın beyanlar hanesine 1945 yılında kesinleşen ... tahdidinde özel ... olarak belirlenen saha içinde kaldığı yönünde şerh ile birlikte nitelikleri “Fıstık çamlığı” olarak düzeltilerek davalı gerçek kişi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmelidir.

Şayet davaya konu parselin bir bölümümün kesinleşen mahkeme kararına konu taşınmazın kapsamı içinde kaldığı tespit edilirse, mahkeme kararı kapsamı içinde kalan bölümleri yönünden yukarıda belirtildiği gibi hüküm kurulmalı, kapsam dışında kalan bölümleri yönünden ise, ... Yönetiminin davası kabul edilerek bu bölümün Devlet Ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir.

Son olarak dava konusu parselin tamamının kesinleşen mahkeme kararı kapsamı dışında kaldığı tespit edildiği takdirde ise, davacı ... Yönetiminin davası kabul edilerek parselin tamamının Devlet Ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve uygulama ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

Bu itibarla, yukarıda açıklandığı gibi mahkemece verilen karar eksik inceleme, araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olup, kararın yukarıda belirtilen nedenler ile bozulması gerekirken, yanılma sonucu hükmün onandığı anlaşıldığından, davacı ... Yönetimi vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin önceki onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetimi vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 01/07/2014 gün ve 2014/1337 - 2014/7036 sayılı onama kararı kaldırılarak, 30/05/2012 gün ve 2010/26-2012/55 sayılı yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/05/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/7863, K. 2015/3448, 4 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/7863
Karar No
2015/3448
Tarih
4 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/7863 K.2015/4828
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/7866 K.2015/3692
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/7867 K.2015/6574
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/7868 K.2015/18048
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/7869 K.2015/18049
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/7869 K.2015/7645

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.