İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/9111 K.2015/96

Taraflar arasındaki davada yapılan yargılaması sonunda kurulan 18.06.1985 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ... mirasçısı ... vekili Av. ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.01.2015 günü için yapılan tebligat…

Esas2014/9111Karar2015/96Tarih20 Ocak 2015Okuma7 dk · 1.311 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/9111 E., 2015/96 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ocak 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.311 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davada yapılan yargılaması sonunda kurulan 18.06.1985 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ... mirasçısı ... vekili Av. ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.01.2015 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden vekili Av. ... geldi, diğer taraftan Orman Yönetimi vekili Av. ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... Yönetimi vekili, 27.10.1981 hâkim havale tarihli dilekçe ile; ... İlçesi 137 ada 973 parsel sayılı taşınmazın mer'a niteliğiyle 11 hektar 3100 m² yüzölçümüyle davalılar adına tapuya kayıtlı olduğu, bu tapu kaydının, ... ...

Bey adına kayıtlı Nisan 336 tarih 103 sıra sayılı 1125 dönüm yüzölçümlü, bedelli öşürlü bir kıta mer'a niteliğindeki kök tapu kaydının ifrazı ile oluştuğu, 31.10.1935 tarih ve 113 sırada tapulama girmekle 63 ada 1, 2 ve 3 sayılı parsellere revizyon gördüğü, bunlardan 1 ve 2 sayılı parsellerin Hazine üzerine, 3 sayılı parselin ise, 133 hektar 6082 m² yüzölçümü ile tesbit görerek 969, 970, 971, 972, 973 ve 974 sayılı parsellere ifraz edildiği, tapu kaydının vasfı, sınırları, tesisi gayrisabit olduğundan ilk tesis ve gittilerinin hukukî kıymeti bulunmadığı, 3116 sayılı Kanuna göre orman sayıldığı,

4785 sayılı Kanuna göre devletleştirildiği ve 5658 sayılı Kanuna göre iadeye tâbi bulunmadığından hukukî kıymetinin kalmadığı, 1979-1980 yıllarında çalışan 9 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından çekişmeli 137 ada 973 sayılı parselin orman olarak tesbit edildiği, ancak, tapu kaydının kapatılmadığı, alınıp satılmasına neden olunduğundan, tapu kaydının iptali ile orman olduğundan tapu kaydının kapatılmasına karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Yargılama sırasında davalılardan ...'in ölü olduğu anlaşıldığından mirasçıları ..., ..., ..., .... ve ....'ye yine, davalılardan ... vefat etmekle mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e husumet yaygınlaştırılmıştır.

Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ..., ...'e ilişkin açılan davanın gıyapta yürütülmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığından davanın kabulüne ve davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, taşınmazın Devlet Ormanı olduğunun

tesbitine ve tapu idaresindeki kaydının orman olarak kapatılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ....ce, ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri Av. ...tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından 30.01.1989 gün 1988/17260-663 sayılı karar ile onanmış ve Yargıtay onama kararı temyiz edenler vekili ile davacı ... Yönetimi vekiline tebliğ edilmiştir.

Davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından ibraz olunan 26.09.2014 hâkim havale tarihli dilekçe ile, vekil edeni murisinin 01.02.1976 tarihinde vefat ettiği, ... Sulh 7. Hukuk Mahkemesi'nin 2014/56 E. - 2014/45 K. sayılı mirasçılık belgesine göre geriye mirasçı olarak vekil edeni ile ...'nun kaldığı, davalı murisin dava tarahinden önce vefat ettiğinden 1978/4 E. - 1978/5 K. sayılı YİBK uyarınca davanın reddini gerektiği, mahkemenin taraf teşkilini sağlamak için gıyap kararı aldığı, ancak, tebliğinin yapılamadığı gerekçesiyle mahkeme hükmünü öğrendikleri tarihten itibaren temyiz ettiklerini bildirerek, mahkemenin 18.06.1985 tarih ve 1981/797-424 sayılı kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Taşınmazın bulunduğu yerde, dava tarihinden önce kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır.

Davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından dosyaya eklenmek üzere sunulan belgeler arasında yer alan, ... Sulh 7. Hukuk Mahkemesinin 20.01.2014 gün ve 2014/56-45 sayılı veraset ilâmından, davalı ...'nın, 01.02.1976 tarihinde öldüğü ve mirasçı olarak evlatlıkları ... ve Osman Önder Hancıoğlu'nun kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı murisin adı geçen mirasçıları davadan ve duruşma gününden haberdar edilmeden, savunma delilleri saptanıp toplanmadan tahkikat sona erdirilerek karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.11.2011 gün ve 2011/11-554-2011/684 sayılı kararında da değinildiği gibi, davalının öldüğü tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 73. maddesinde Kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakimin tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremeyeceğini öngörmüştür. Buna göre mahkemece, dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan davalının mirasçılarına husumet yöneltilerek davadan ve duruşma gününden haberdar edilip, kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün değildir. Aksi halde iddia ve savunma hakkı kısıtlanmış sayılır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.

Mahkeme iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen “Adil yargılanma hakkı”nın en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir.

Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir.

Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hukukî dinlenilme hakkı, sadece belli bir yargılama için ya da yargılamanın belli bir aşaması için geçerli olan bir ilke olmayıp, tüm yargılamalar için ve yargılamanın her aşamasında uyulması gereken bir ilkedir. Bu çerçevede gerek çekişmeli ve çekişmesiz yargı işlerinde gerekse bu yargılamalarla bağlantılı geçici hukukî korumalarda, icra takiplerinde, tahkim yargılamasında, hatta hukukî uyuşmazlıklarla ilgili

yargılama dışında ortaya çıkan çözüm yollarında, her bir yargılama, çözüm yolu ve uyuşmazlığın niteliğiyle bağlantılı şekilde hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalıdır.

Bir davada dava şartlarından (HMK m. 114/1-d) olan taraf ehliyeti, medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla mümkündür (HMK m. 50). Medeni haklardan yararlanma, yani hak ehliyeti tam ve sağ doğum koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp, kişinin ölümüne kadar devam eder (TMK m. 28).

Bu nedenle, 1086 sayılı HUMK'nun 41. maddesinde ve 6100 sayılı yeni HMK'nın 55. maddesinde, taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği; bununla beraber hâkimin, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, diğer tarafın istemiyle davanın takibi için bir kayyım tayin edebileceği öngörülmüştür.

Ancak, Kanun'da, ölü kişiye karşı dava açılması halinde yargılamaya nasıl devam olunacağına dair düzenleme getirilmemiştir. Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece re’sen nazara alınması gereken bir olgudur ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın mahkemece re'sen gözetilmesi gereklidir.

Kural olarak, ölü kişi adına ve ölü kişiye karşı dava açılması olanağı bulunmamaktadır. Aynı şekilde, kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılara yöneltilmesi de mümkün değildir. Zira, yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır.

Ancak, HMK’nun 124. maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği, yine dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin, kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği öngörülmüştür.

Yani, davacı kendisinden beklenen tüm çaba, özen ve önlemlere rağmen davalının sağ olup olmadığını tespit edememiş ise, ya da tespit edememe durumu bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralına aykırılık arz etmiyorsa, bu dava ilişkisinde, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara, yani gerçek taraflara karşı davaya devam edilmelidir (H.G.K. 11.09.2013 gün 2013/612-1297 E. K.).

Somut olayda, davacı ... Yönetimince, tapu maliklerine husumet yöneltilmiş, ölü olduğu belirlenen diğer davalı mirasçılarına husumet yaygınlaştırılmıştır. Ancak, dava konusu parselde 638/2400 hisse maliki olan davalı ...'nın, tapu kaydında ve yargılama aşamasında yapılan tebligatlarda ölü olduğu anlaşılamadığı gibi, davanın taraflarınca da ölü olduğu belirtilmediğine göre, davacı ...

Yönetiminin, doğru olarak husumet yönelttiği tapu malikinin dava açıldığı sırada ölü olduğunu bilebilecek bir durumda olmadığının kabulü gerekir.

Bu nedenle, mahkemece davacı idareye, HMK.'nun 124. maddesi uyarınca davayı tüm mirasçılara yöneltme imkanı tanınması ve yöneltmek istediği takdirde de mirasçılarının tespiti ile bunlara tebligat çıkartma imkanı verilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, bu hususa riayet edilmeksizin yargılamaya devam edilip, tahkikat sona erdirilerek, esas hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harçlarının istek halinde yatıranlara iadesine, bozma nedenine göre Yargıtayda yapılan duruşma nedeniyle taraflar yararına ve aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilâmının tebliğinden itibaren ilâma karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 20/01/2015 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/9111, K. 2015/96, 20 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/9111
Karar No
2015/96
Tarih
20 Ocak 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/9111 K.2015/202
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/9111 K.2015/1720
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/9112 K.2015/312
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/9112 K.2015/838
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/9112 K.2015/32
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/9112 K.2015/105

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.