İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/9170 K.2015/1883

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ......... ve Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2014/9170Karar2015/1883Tarih23 Mart 2015Okuma6 dk · 1.278 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/9170 E., 2015/1883 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mart 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.278 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ......... ve Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ..., 30.04.2004 günlü dilekçesiyle ...... Beldesi (.......) Hacılar Mahallesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazı murisinin imar ve ihya ederek eklemeli 40 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız zilyet ettiğini, üzerine ev yaptığını, yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne ve 13.06.2006 tarihli fen bilirkişi krokisinde sarı renkle gösterilen 12389 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline ilişkin verilen karar, davalı ......... tarafından temyiz edilmekle hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.03.2009 tarih ve 2009/2242 – 5118 sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “...20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdirî delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında,

gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip kesin olarak belirlenmesi,

taşınmazın eski ve yeni niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınması, keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulması, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra ......... yetkilileri tarafından hazırlanan idarî tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, ........... tarafından, beton santralı yapılmak üzere .........den taşlık ve çalılık 26500 m² alanın kiralanmak ya da satın alınmak istenmesi üzerine,

......... tarafından bu yerin tescili yoluna gidildiği, bu amaçla tesbit işlemi yapıldığı, üzerinde bulunan gecekondu sahipleri için işgalci olarak ecrimisil tahakkuk ettirildiği, gecekonduların yıkılma aşamasında olduğu aynı yöreye ilişkin dosyalarda, Milli Emlak Müdürlüğünce bildirildiğine göre, ilgili belge ve haritalar getirtilerek çekişmeli taşınmazın bu arazinin içinde olup olmadığının belirlenmesi, davacının ..........

Mahallesinde bulunan 1000 m² yüzölçümündeki taşınmaz için tahakkuk ettirilen ecrimisili ödeyip ödemediğinin araştırılması, ödemiş ise malik sıfatıyla zilyet olup olmayacağının irdelenmesi, 3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının usûlünce yapılması...” gereğine değinilerek bozulmuştur.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve fen bilirkişi ..................'in 23.05.2011 tarihli raporuna ekli krokide (A) ile 11981 m² olarak gösterdiği taşınmazın ......... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmekle hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/01/2013 tarih ve 4731 - 311 sayılı kararıyla bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararı özetle; "Taşınmazın bulunduğu ........de 1 ilâ 135 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılıp, sonuçları 23.11.1963 ilâ 23.12.1963 tarihleri arasında ilan edilmiş, ikinci arazi çalışması 1976 ilâ 1980 yıllarında yapılıp, sonuçları 17.06.1980 tarihinde ilân edilmiş, dava konusu taşınmaz 1966 yılında yapılan çalışmada tapulama dışı bırakılmıştır.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Kanuna göre yapılan tahdit dışında kalmasına rağmen, eski tarihli memleket haritası ve amenajman planlarında yeşil renkli bozuk baltalık makilik alanda kaldığından evveliyatının orman olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.

Orman mühendisi bilirkişi ................ tarafından taşınmazın % 3 eğimli, toprak muhafaza karakteri taşımayan, 1962 tarihli memleket haritasında taşlık ve çalılık, 1995 tarihli memleket haritasında açık alanda kaldığı, amenajman planında bozuk baltalık makilik alanda bulunduğu, hava fotoğraflarında açık tarım alanı olarak göründüğü ve orman sayılmayan yerlerden olduğu rapor edilmiştir.

Gerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası, gerekse, bu yasanın yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda keşif ve bilirkişi delili, takdirî delil olarak düzenlenmiş olup, genel hukuk bilgisi ile çözülemeyecek teknik konularda başvurabilecektir. Takdirî delil olmasının sonucu olarak hâkim, sunulan bilirkişi raporları ile bağlı olmayıp, bu raporları iddia ve savunma doğrultusunda serbestçe takdir ederek karar verecektir.

Şayet hâkim, bilirkişi raporlarının aksine karar verecek ise, aksinin de bilimsel yollarla ispatlanması gerekir. Bu da, tarafların istemi halinde, bilirkişilerden ek raporlar almak ya da yeniden keşif yaparak önceki bilirkişilerin dışında oluşturulacak başka bilirkişi heyetinden rapor almakla mümkündür.

Bu nedenle, dosyada taşınmazın orman sayılamayan yerlerden olduğu yönündeki bilirkişi raporlarının aksi bilimsel yönlerle ispatlanmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamaz.

Bu nedenle, orman tahdit tutanak ve haritaları, varsa aplikasyon ve 2/B haritaları ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tespit tutanaklarının düzenlendiği tarihten 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek,

yeniden yapılacak keşifte bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita ve kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile bir yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu tapu siciline tescili istenen taşınmaz ile çevresine uygulanıp stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü imar, ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası,

pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumunu, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu ve gerçek yüzölçmünü gösterir rapor alınmalı,

eğimi %12’den fazla olan fundalık ve makilik yerlerin 6831 sayılı Kanunun 1/j maddesi ve 15.07.2004 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p maddesi gereğince toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyacağından orman sayılacağı ve zilyetlikle kazanılamayacağı, bu düzenlemenin karşı kavramından eğimi %12'den daha az bulunan fundalık ve makilik alanların toprak muhafaza karakteri taşımadığından orman sayılmayacağı ve zilyetlikle kazanılabileceği gözönünde bulundurularak çekişmeli parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanıp bitirildiği, kimden kime kaldığı,

zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca;

taşınmazın eski ve yeni niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı, keşif sırasında taşınmazın çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, üzerindeki ağaçların yaşları, cinsleri, dağılımları, zeytin ağaçlarının dikme olup olmadıkları, aşılı iseler aşı yaşları belirlenmeli, taşınmazın öncesi düşük eğimli çalılık ve makilik alan olduğu belirlendiği takdirde zilyetlikle kazanılabilecekleri düşünülmeli; bundan sonra toplanan delillere göre bir karar verilmelidir." şeklindedir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kabulüne, (A) harfi ile işaretli 11980,92 m² taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar ......... ve Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ve ihya ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medenî Yasanın 713. maddesi gereğince tapuya tescili istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır. Taşınmaz 1963 yılında yapılan arazi kadastrosunda taşlık-çalılık niteliğiyle tespit harici bırakılmıştır.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Belediye Başkanlığına yükletilmesine, .........den harç alınmasına yer olmadığına 23/03/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/9170, K. 2015/1883, 23 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/9170
Karar No
2015/1883
Tarih
23 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/9171 K.2015/23868
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/9171 K.2015/1860
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/9171 K.2015/1529
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/9172 K.2015/1471
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/9173 K.2015/23869
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/9174 K.2015/23870

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.