İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/9554 K.2015/3165

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2014/9554Karar2015/3165Tarih16 Nisan 2015Okuma6 dk · 1.219 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/9554 E., 2015/3165 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Nisan 2015
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.219 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

1995 yılında yapılan kadastro sırasında...İli, Merkez İlçesi, ... Köyünde bulunan 103 ada 115 parsel sayılı taşınmaz, 1489 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile belgesizden... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı...; 20.10.2010 havale tarihli dava dilekçesi ile; ... Köyünde bulunan ve... adına kayıtlı olan, 103 ada 115 parsel sayılı taşınmazın,159 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan çalışmalarda “... Devlet Ormanı 11” numarası ile devlet ormanı olarak sınırlandırıldığını, oysa, taşınmazın yörede daha önce yapılarak kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığını belirterek 103 ada 115 parsel sayılı taşınmazın 159 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından orman olarak sınırlandırılması işleminin iptali ile taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılmasına ve tarla vasfı ile... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece; davanın kabulü ile103 ada 115 parsel sayılı taşınmaza yönelik 159 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan kadastro çalışmalarının bütün sonuçları ile hükümsüz sayılmasına,dava konusu taşınmaz tapuda davacı adına kayıtlı olduğundan, bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1940 yılında, 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılarak kesinleşen orman kadastrosu, 09.09.1977 tarihinde ilân edilerek kesinleşen, sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulaması ve davaya konu, 27.04.2010 tarihinde 6 ay süre ile ilân edilen, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması bulunmaktadır.

Mahkemece; çekişmeli yer hakkında; 1995 yılında yapılan kadastro ile taşınmazın tarla vasfı ile... adına tescil edildiği, bu kadastro çalışmasından sonra, 2010 yılında 159 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların orman kadastrosu ve evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması yapılmasının ikinci kadastro sayılacağından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; dosya içerisine dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin tüm tutanaklar getirtilmemiş, dava konusu taşınmazların en

eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre konumu araştırılmamış, taşınmazın bu belgelerdeki nitelikleri de belirlenmemiştir. Yörede 1977 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidinde orman kadastro Komisyonunun 2. madde çalışma yetkisi olduğu askı ilanından anlaşılmakta ise de; orman bilirkişi tarafından bu komisyonun aynı zamanda sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastro yapma yetkisi bulunduğu belirtildiği halde, 1977 yılında yapılan bu çalışmalara ilişkin yalnızca askı ilân tutanağı olduğundan bu bilginin denetlenmesi de mümkün olmamıştır.

Kural olarak, tahdidin kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir ise de; bu sınırlandırmada 4785 sayılı Kanun hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır.

Zira, 3116 sayılı Kanuna sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre, 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 sayılı Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.

4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. Devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtları hukuki değerlerini yitirirler.

Bilindiği gibi halen yürürlükte olan yasalarımıza göre orman kadastrosu 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapıldığı gibi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre de yapılmaktadır. 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu;

6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 7. maddesi hükümlerine göre "Devlet Ormanlarının, hükmü şahsiyeti haiz amme müesselerine ait ormanların, özel ormanların ve evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayin ve tesbiti orman kadastro komisyonlarınca yapılır" aynı yasanın 11. maddesi uyarınca "Orman Kadastro Komisyonlarınca tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen tebliğ hükmündedir.

Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine .... müracaatla sınırlamaya ve bu Yasanın 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarma işlemlerine ..., ... ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir...

Hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında (orman sınırı içine alınan yerler hakkında) hasım ..., 2. maddeye göre orman sınırı dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak davalarında ise hasım ..

Bakanlığı..ile ...dür. ...nce (Kadastro Komisyonunca orman sınırı dışında bırakılan yerler hakkında) açılacak davalarda hasım, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler ile ..." Yargıtay uygulamalarına göre, orman kadastro komisyonlarının orman sınırı dışında bıraktığı yerlerin orman sınırı içine alınması konusunda Orman Bakanlığı ya da ... tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davalarının devamı sırasında, davaya konu taşınmazlarda kendilerine husumet yöneltilenler dışında başka hak sahiplerinin bulunduğunun anlaşılması halinde, o hak sahipleri de davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırıldıktan sonra,

davanın esas yönünden karara bağlanması gerekir.

Arazi kadastrosundan sonra yapılan orman kadastrosunun ikinci kadastro olup olmadığı konusuna gelince; ikinci kadastro ilk kez 766 sayılı Tapulama Kanunun 46. maddesinde düzenlenmiş, bu madde ile aynı yer hakkında iki kez tapu kaydı oluşturulması önlenmek istenmiştir.

3402 sayılı Kanunun 22. maddesinde ise; "Evvelce tesbit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır." (madde 22/1).

Kanunun 2. ve 3. fıkralarında bu maddenin uygulanamayacağı haller belirtilmiştir.

Kadastro Kanunundaki bu maddenin amacı aynı yerde yeni bir arazi kadastro çalışması yapılmasını ve mükerrer tapu oluşmasını önlemektir. Özel kanun olan Orman Kanununda orman kadastrosunun orman kadastro komisyonları tarafından yapılacağı belirtildiğinden bu maddenin kapsamı dışındadır.

Bu açıklamaların ışığında somut olayı incelediğimizde; dava konusu taşınmazın olduğu yerde ilk orman tahdidi 1940 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılarak kesinleşmiş, 1977 yılında 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi uygulaması yapılarak kesinleşmiş, daha sonra 1994 yılında dava konusu taşınmaz arazi kadastrosu ile... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davaya konu kadastro çalışması ise 159 nolu Orman Kadastro Komisonu tarfından, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B ugulaması ile orman tahtidi içine alınmış ve hazine tarfından tahdide itiraz davası açılmıştır.

Orman Kanunu’nun özel kanun olması, arazi kadastrosunun yapılış yöntemi ve kadastro ekibin oluşumu orman kadastrosunun özel ve teknik bilgi gerektirmesi, orman kanunlardaki “orman kadastrosu orman kadastrosu komisyonları tarafından yapılır” şeklindeki kesin düzenleme karşısında orman kadastrosunun ikinci kadastro olduğunu söylemek mümkün değildir.

1977 yılında yapılan çalışmada yürürlükte olan 1744 sayılı Kanun gereğince hazırlanan Orman Kadastro Yönetmeliği 19.08.1974 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmeliğin 49. maddesinde şahıslar adına tapulaması yapılmış ormanlık sahalarda nasıl işlem yapılacağı belirtilmiştir. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, arazi kadastrosundan sonra orman kadastrosu yapılması halinde, orman kadastrosunun ikinci kadastro sayılmayacağı açıkça anlaşılmaktadır.

Çekişmeli taşınmazın tapu kaydı 1994 yılında kesinleşen arazi kadastrosu ile... adına tarla vasfı ile kaydedilmiştir. Davalı...nin mülkiyet hakkının bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak, mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceği de Anayasa, Kanunlar ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararıyla kabul edilmiştir. Ormanlar; hava, su ve yaşam demektir. Çevre, toplum ve insan sağlığının önem kazandığı günümüzde ormanların korunmasının kamu yararı kavramı içerisinde olduğu konusu da tartışmasızdır

Tüm bu açıklamalar ışığında; yapılan orman kadastro çalışması kanun gereği olduğundan, ikinci kadastro olarak kabul edilemez. Bu nedenle; davanın esasının incelenmesi gerekirken, yapılan işlemin ikinci kadastro olduğu ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16/04/2015 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/9554, K. 2015/3165, 16 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/9554
Karar No
2015/3165
Tarih
16 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/9554 K.2015/5118
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/9555 K.2015/5088
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/9555 K.2015/3169
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/9556 K.2015/5188
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/9556 K.2015/3167
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/9557 K.2015/3166

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.