KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/10347 E., 2015/10351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2015
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kahramanmaraş 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/05/2015
- Numarası
- 2015/17 D.İş - 2015/20
- Talep eden
- A.. San. ve Tic. A.Ş.
- Karşı taraf
- M.. N..
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
İhtiyati haciz talebi hakkında, Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk ve Kahramanmaraş 2. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Asliye hukuk mahkemesince, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olmadığı, İİK ve HMK'nın 4 ve devamı maddeleri gereğince sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Sulh hukuk mahkemesi tarafından ise, talebin asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 316/1-c maddesi ile "İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukukî koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak olan itirazların" basit yargılama usulüne tabi dava ve işler olduğu belirtilmiş olup, aynı Kanunun 2/1. maddesi ile de "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, ihtiyati haciz talebinin, taraflar arasındaki Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/457E-2014/87K sayılı kararında, alacak ilişkisinden kaynnaklanan itirazın iptali davasında, ihtiyati haciz talep eden alacaklı lehine verilen % 20 icra inkar tazminatı ve vekâlet ücretinin alınması amacına yönelik olarak,
borçlu karşı tarafın borcu ödemekten imtina etmesinden dolayı alacağın tahsilinin tehlike altında olduğunu, alacağın tahsili için borçlunun borca yetecek kadar taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişideki hak ve alacaklarına İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, ihtiyati haciz kararı vermede yetkili ve görevli mahkeme İcra ve İflas Kanununun 50. maddesi ile HMK'nın yetkiye ve göreve dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunduğu kuşkusuzdur. Dava konusu alacağın temelinde davacı banka ile davalı borçlu arasında düzenlenen bireysel kredi sözleşmesinin bulunduğunun anlaşılmasına göre, 6100 sayılı HMK'nın 316/1-c ve 2/1. maddeleri gereğince, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/10347, K. 2015/10351, 3 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama