KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/10512 E., 2015/10238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Antalya 7. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 14/05/2015
- Numarası
- 2015/257-2015/437
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Antalya 7. Aile Mahkemesi ve Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 11.04.2014 tarihli dilekçeyle, 326 ada 20 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki villayı kendisinin yaptırdığı halde beyanlar hanesine evin Y.. E..'e ait olduğu yönünde şerh yazıldığını belirterek, anılan şerhin kaldırılması, evin kendisine ait olduğu yönünde şerh yazılması istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır.
Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi, "...çekişmeli taşınmazın zilyetlik hakkının ihtilaflı olduğu, evlilik birliği devam ederken edinilmiş hak olduğundan, anılan hakkın kime ait olduğunun tespitinde aile mahkemesinin görevli bulunduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Antalya 7. Aile Mahkemesi ise, “Dava, tapu kaydının beyanlar hanesine zilyetlik şerhinin yazılmasına ilişkin olduğundan, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait bulunduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Somut olayda, 2010 yılında 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında 326 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirtilip beyanlar hanesine “2/B alanında kaldığı ve kullanım hakkının ve üzerindeki evin Yeşim Banu Koçak'a ait olduğu” açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edildiği ve 27.07.2012 tarihinde tapuda infaz işleminin yapıldığı, davacının askı süresinden sonra 326 ada 20 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik olarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesi uyarınca kullanım kadastrosunun askı ilân süresinden sonra açılan davanın, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/10512, K. 2015/10238, 3 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama