İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/10681 K.2017/2929

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra…

Esas2015/10681Karar2017/2929Tarih6 Nisan 2017Okuma5 dk · 992 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/10681 E., 2017/2929 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Nisan 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

992 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili 20.05/2008 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin alacaklısı bulunduğu ...

3. İcra Müdürlüğünün 2005/2769 Esas sayılı dosyasından, dosya borçlusu ve halen tapu kayıtlarında malik olarak görünen ....'ın maliki bulunduğu ..., .... köyü 301 parselde kayıtlı bulunan tarla niteliğindeki gayrimenkulün kaydına haciz şerhi işlenmesine ilişkin olarak tapuya müzekkere gönderildiğini, tapu müdürlüğünce 17/03/2005 tarihli yazı cevabında 48363 m2 alanlı tarlanın dosya borçlusu adına kayıtlı bulunan 19318/48636 hissesine 17/03/2005 tarih ile haciz şerhinin işlendiği ve taşınmaz üzerinde başkaca takyidat bulunmadığının bildirildiğini,

dosya borcunun ödenmemesi üzerine haciz şerhi işlenen ve üzerinde başkaca takyidat bulunmadığı bildirilen taşınmazın icra ihalesi ile satışı cihetine gidilerek yapılan satış işlemine göre tarlanın borçlu adına kayıtlı olduğu ifade edilen 19318/48636 hissenin cebri icra marifetiyle satılarak paraya çevrilmesi işlemine ilişkin olarak ...

2. İcra Müdürlüğünün 2006/581 talimat sayısı ile başlandığını, 424.996,00.-TL'lik kıymet takdir edildiğini ve bu kıymetin kesinleştiğini, 27/08/2007 tarihinde yapılan icra ihalesi ile 175.000.-TL bedel ile alacaklı müvekkiline ihale olduğunu, ihaleye itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, müvekkilinin ihale bedelinin yanı sıra 32.301.-TL KDV ve damga resmi, 1.751,00.-TL tellaliye harcı ve ihale bedeli üzerinden ...

3. İcra Müdürlüğünün 2005/2769 Esas sayılı dosyasından 15.750,00.-TL tahsil harcı ve 3.500,00.-TL cezaevi harcının kesinleştiğini, müvekkili adına ihale edilen taşınmazın tescili için belge hazırlanarak davalı idareye gönderildiğini, davalı idarenin tescil işlemi için gönderilen yazıya, gayrimenkulün işlem dosyasının kapağına takılı bir ilam bulunduğu ve ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/36 E. - 1999/182 K. sayılı ilamına göre .... adlı şahsa ait bulunan 19318/48636 hissenin 6818/48636 hissesinin ...adına hükmen tesciline karar verildiği bu nedenle tescil işleminin yerine getirilemediğinin ifade olunduğunu, bunun üzerine oluşan zararın tazmini için asliye hukuk mahkemesinde ayrı tazminat davası ikame olunduğunu, bakiye 12500/48636 hissenin ihale alıcısı müvekkili adına tescili için müzekkere yazıldığı, ancak taşınmazın orman sahasında kaldığına dair dosyasında şerh bulunduğundan bahisle ....

Orman Yönetimine 17/12/2012 tarihinde devir işleminde sakınca olup olmadığının sorulduğu, satışa konu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu için satış ve devrinin mümkün olmadığına dair görüş bildirildiği, bu nedenle cebri tescil talebinin yerine getirilmediğinin ifade edildiği, tapu kayıtlarına göre taşınmazı ....'ın 14/03/2005 tarihinde edindiği,

iyiniyetli ve tapu kayıtlarına güvenerek kamu idaresi güvencesi ile yapılan ihaleye iştirak eden ve Medeni Kanun gereğince tescilsiz mülkiyeti iktisab eden vekil edeninin alımının davalı tarafından tescil edilmemesinin hukuka aykırı olduğundan taşınmazın davalı ... kayıtlarının hatalı tutulması sonucunda icra ihalesinde 19318/48636 hisseden 6818 m2 edinilememiş ancak tamamı için bedel ödenmiş olması nedeni ile tescil edilemeyen kısım olan 12500/48636 hissenin müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde reddedilen hisseye tekabül eden 113.236,36.-TL bedel, 20.396,16.-TL KDV, 1.113,40.-TL tellaliye harcı,

12.456,00.-TL icra dairesince kesilen cezaevi yapı harcı ve 509,57.-TL olmak üzere toplam 147.711,49.-TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tazminine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davacının davasının tapu iptali tescil açısından esastan reddine, tazminat talebi açısından kısmen kabulü ile 139.846,88.-TL'nin dava tarihi olan 20/05/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Hazine'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde TMK'nın 1007. maddesi gereğince tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece dava konusu taşınmazın orman müdürlüğü tarafından açılan dava sonucu orman vasfı ile tesciline karar verildiği gerekçesi ile davacının tapu iptal ve tescile ilişkin talebinin reddine karar verilmişse de;davanın açıldığı tarihte dava konusu Pirinçci köyü 301 parsel sayılı taşınmaz Bahattin Uçan ve arkadaşları adına tarla vasfı ile kayıtlı olup, yargılama sırasında Orman Genel Müdürlüğünce açılan dava sonucu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm 24/03/2014 tarihinde yargılamanın devamı sırasında kesinleşmiştir.

Tapu iptali ve tescil davaları kural olarak, tapuda malik olarak görünenlere karşı açılır. Buna rağmen davacı dava açarken davalı olarak tapu maliklerini göstermemiştir, yargılamanın devamı sırasında taşınmazın orman vasfı ile tesciline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği düşünülse dahi bu durumda da tapu maliki Hazine ile ormanları kullanma hakkına sahip olan Orman Yönetimi de davalı olarak gösterilmediğinden, mahkemece davacının tapu iptal ve tescil davasının pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmekte ise de sonuç olarak tapu iptal ve tescil talebi açısından red kararı verilmiş olduğundan bu husus bozma sebebi yapılmamıştır

Davacının TMK’nın 1007. maddesine dayalı tazminat istemine yönelik kurulan hüküm açısından ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi, tapu sicilinin aleniliği ve tapu siciline güven ilkelerinin yansımasının sonucu olarak, mülkiyet hakkı ya da başkaca bir ayni hak edinen kişinin, bu sicilin tutulması nedeniyle uğradığı zararın tazminine ilişkin olup, buna göre "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.”

Medeni Kanunun 1007. maddesi gereğince davalı sıfatı Hazinenin olup tapu müdürlüğü vaya kadastro müdürlüğünün davalı sıfatı bulunmadığından davalılar aleyhine açılan tazminat davanın husumetten reddi gerekeceği hususu düşünülebilir ise de Yüksek Hukuk Genel Kurulunun HGK 2011/9-718 E. - 2012/36 K. sayılı kararında da değinildiği üzere, HMK’nın 124/4. maddesindeki, “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.

Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” hükmü uyarınca, somut olayda, tapu ve kadastro müdürlüklerinin davalı gösterilmesi ve davalıların Hazine vekili tarafından temsil edilmiş olmasının temsilcide yanılgı olarak değerlendirilmesi gereklidir.

Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre de davacı, temsilcideki yanılmayı sonradan düzeltebilir. Temsilcide yanılmanın hukuki yaptırımı, hasımda yanılmada olduğu gibi, davanın reddi gibi ağır bir sonuç doğurmaz.

Davanın niteliğine göre, husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan tapu ve kadastro müdürlükleri hasım gösterilmiştir. Dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenenin Hazine olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın davalı olarak sadece tapu ve kadastro müdürlüklerine yöneltildiğinden söz edilemez. Ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali vardır. Mahkemece temsilcide yanılma hali re'sen gözetilerek, davanın Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmesi, Hazinenin delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 06/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/10681, K. 2017/2929, 6 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/10681
Karar No
2017/2929
Tarih
6 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/10682 K.2017/1756
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/10683 K.2017/2951
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/10688 K.2017/1753
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/10689 K.2017/1749
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/10691 K.2017/1757
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/10694 K.2017/2937

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.