KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/11236 E., 2017/874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Orman Yönetimi vekili 25/09/2013 havale tarihli dilekçesi ile ... ilçesi ... köyünde bulunan ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında hükmen orman olarak tescil ediliğine dair şerh bulunduğunu ve orman vasfında bulunan taşınmazın üzerinde davalılar tarafından inşa edilen evlerin ve seraların bulunduğunu belirterek davalılar orman vasfındaki taşınmaza müdahalelerinin önlenmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulü ile davalıların Devlet ormanı içerisinde kaldığı anlaşılan ve bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 20/09/2014 tarihli raporda (418/A) harfi ile gösterilen 23230.10 m²'lik bölüme ağaç dikmek, sera yapmak, ev yapmak şeklinde yaptıkları elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava orman vasfında olan taşınmaza müdahalenin önlenmesine ilişikindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi çalışmaları 1976 yılında, yapılarak kesinleşmiştir. 3116 sayılı Kanun uyarınca 1942 tarihinde yapılan orman kadastrosu, 1992 tarihinde yapılan 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uıygulaması bulunmaktadır.
Davacılar ... ve ...'ın taşınmazın orman olarak tespit harici bırakılmasına dair kadastro tespitinin iptali istemiyle açtığı dava, ... Tapulama Mahkemesinin 1978/4 E. ve 1978/4 K. sayılı kararıyla sonuçlanmış ve dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Elatma bir haksız eylemdir, haksız eylemi gerçekleştiren her bir davalının kullandığı yerin değeri dikkate alınarak harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tayini gerekmektedir. Mahkemece yapılan keşifte taşınmazın her üç davalı tarafından ortak kullanılmadığı tespit edilmiş iken harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi uygun değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/11236, K. 2017/874, 7 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama