KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/1126 E., 2015/3949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi ve .... Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Asliye hukuk mahkemesince, davalının tacir olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Asliye ticaret mahkemesi ise, davacının tacir olmadığı gibi ticari işletmesinin de bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Aynı Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı Bakanlık, davalı şirket ile temizlik hizmet sözleşmesi imzaladığını, iş mahkemesinde görülen dava sonucu üçüncü kişiye işçilik alacaklarını ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek, ödediği miktar yönünden davalıya rücu etmektedir. Davacı kamu tüzel kişisi olup ticari işletmesinin bulunmadığı, uyuşmazlığın hizmet akdinden kaynaklandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/1126, K. 2015/3949, 8 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama