İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/1186 K.2015/2280

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında ...... Asliye Ticaret ve ........... Asliye Hukuk ve ........ Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler…

Esas2015/1186Karar2015/2280Tarih30 Mart 2015Okuma5 dk · 984 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/1186 E., 2015/2280 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mart 2015
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

984 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında ...... Asliye Ticaret ve ........... Asliye Hukuk ve ........ Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

...... Asliye Ticaret Mahkemesince, davacı vekili, sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için davalı aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasını açmış ise de, sigortalının hasarının davalı şirket tarafından döşenmiş su borusunun patlamasından kaynaklandığının iddia edildiği,

bu tür davalarda davacı taraf sigorta şirketi olsa da, davacının halefiyet ilkesi gereği dava açtığı, davanın nitelendirmesi yapılırken sigortalı ile zarara neden olduğu iddia edilen davalı arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiği, somut olayda taraflar arasındaki satış-istisna sözleşmesinden kaynaklı ayıplı olduğu iddia edilen boruların su sızdırmasından hasarın meydana geldiği, buna göre davanın TTK 4. madde anlamında ticari bir dava olmadığı, ayıplı mala dayalı tazminat davası olduğu,

davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla TTK 4-5, HMK 114/c, 115. maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliğine, dava dosyasının görevli ........ Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.

...........

Asliye Hukuk Mahkemesince, dava, sigorta sözleşmesi nedeniyle rücuen alacak istemine ilişkin olduğu, davacı vekili, sigorta sözleşmesi gereğince sigorta şemsiyesi altına alınan bağımsız bölümden su sızması nedeniyle meydana gelen zararı sigortalısına ödediğini ileri sürerek, su borusunu döşeyen davalıdan alacak isteminde bulunduğu, bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerektği (24/03/1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK).

Kat Mülkiyeti Kanunun 19/3. maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı, diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiş, yine aynı Kanunun Ek-1 md. uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görüleceği kararlaştırılmıştır. (Yargıtay 11. H.

Dairesinin 04/03/2013 tarih 2013/2493-3922 K.) Bu nedenle Kat Mülkiyeti Kanunun 19/3 mad. ile HMK'nın 114/1-c, 115/1-2 maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin ........ Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ........ Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.

......... Sulh Hukuk Mahkemesi ise, dava, davacı ... şirketi tarafından ödenen tazminatın davalıdan Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1472 (Eski 1301. m.) gereğince rücuan tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus" Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet dâvası bir ticarî dâva sayılamaz.

Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.

Davaya konu olayda; sigortalı ............'nin kullanmış olduğu daireden kaynaklı banyo ve tuvalet bölümündeki su borusunun patlaması sonucu sızan su nedeniyle konutta hasar meydana geldiği ve eylemin haksız fiilden kaynaklandığı açıktır. Diğer taraftan 818 sayılı Borçlar Kanununun 41/1. maddesinde, “Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.” hükmüne yer verilmiştir.

6098 sayılı sayılı Borçlar Kanununun 49/1. maddesinde," Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” hükmüne yer verilmiştir.

Bu durumda; davacı ... şirketinin, işyeri sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği hasar bedelini, haksız fiil sorumlusu olduğunu iddia ettiği davalılardan rücuan talep ettiği, Kat Mülkiyeti Kanunun uygulanmasından doğan bir dava olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın kesinleşmesine müteakip istem halinde görevli ve yetkili ...........

Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.

Somut olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472/1. maddesi uyarınca, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, kusurlu olan davalıdan rücuen tahsiline ilişkindir. TTK. m. 1472/1’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir.

Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder.

Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.

Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.

17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği gibi eylemin haksız fiilden kaynaklandığı açıktır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 41/1. maddesinde, “Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.” hükmüne yer verildiği gibi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49/1. maddesinde," Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda; davacı ... şirketinin, işyeri sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği hasar bedelini, haksız fiil sorumlusu olduğunu iddia ettiği davalılardan rücuan talep ettiği, Kat Mülkiyeti Kanunun uygulanmasından doğan bir dava olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.

Ayrıca, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarihli ve 37 E. - 9 K. kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir."

Davacı ... şirketi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın, ........... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ........... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 30/03/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/1186, K. 2015/2280, 30 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/1186
Karar No
2015/2280
Tarih
30 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/1186 K.2015/5585
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/1186 K.2015/2597
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/1187 K.2015/23395
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2015/1187 K.2015/29512
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/1187 K.2015/1307
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/1187 K.2015/5586

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.