KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/11964 E., 2015/9424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Pazar (Rize) Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/11/2014
- Numarası
- 2014/843-2014/883
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Kısıtlı adayı hakkında vesayet hukukuna ilişkin olarak açılan davada Rize Sulh Hukuk ve Pazar (Rize) Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 407. maddesi uyarınca hükümlüye vasi atanmasına ilişkindir.
Rize Sulh Hukuk Mahkemesince, mahkemenin yargı sınırları içerisinde hükümlünün yerleşim yeri adresinin bulunmadığı, cezaevine yazılan müzekkere cevabına göre hükümlünün Ardeşen'de bulunduğunu bildirmesi nedeniyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Pazar (Rize) 2. Sulh Hukuk Mahkemesince hükümlünün Ardeşen ilçesinde bulunduğuna dair hiçbir belge bulunmadan karar verilmiş olması nedeniyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun 411. maddesine göre, “Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. “Aynı Kanunun 19/1. maddesi uyarınca “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usûl Hukuku Hakkında Kanunun 42. maddesine göre de “Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan yabancı hakkında vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararları ilgilinin Türkiye'de sakin olduğu yer, sakin değilse mallarının bulunduğu yer mahkemesince verilir.”
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usûl Hukuku Hakkında Kanunun 42. maddesine göre Türk vatandaşı olmayan hükümlünün Türkiye'ye geldikten sonra sadece Ardeşen'de bulunduğunu beyan etmiş olması ve mahkumiyetine esas suçun da Ardeşen'de işlenmiş olması dikkate alındığında hükümlünün Türkiye'de sakin olduğu yerin Ardeşen olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Pazar (Rize) Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/11964, K. 2015/9424, 15 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama