İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/12708 K.2015/12293

Taraflar arasındaki Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili isteğine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 10.06.2015 gün ve 2014/10719 - 2015/5587 sayılı ilâmıyla…

Esas2015/12708Karar2015/12293Tarih7 Aralık 2015Okuma5 dk · 1.062 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/12708 E., 2015/12293 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Aralık 2015
İncelenen kararın mahkemesi
Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
28/05/2014
Numarası
2013/258-2014/302
Davacı
Ş.. Ş..
Davalılar
Hazine - Orman Yönetimi - K.. B..
Müdahil
N.. S..
Dava konusu
Kemer ilçesi, Kiriş mahallesinde bulunan ve bilirkişi raporlarına ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 1917,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.062 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili isteğine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 10.06.2015 gün ve 2014/10719 - 2015/5587 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Ş.. Ş.., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava dilekçesine ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1917,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın Türk Medenî Kanununun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili isteğinde bulunmuş, itiraz eden müdahil davacı N.. S.. harçlı dilekçesiyle davaya konu taşınmazın davacı Ş.. Ş..’in zilyetliğinde değil kendisinin zilyetliğinde olduğu iddiasıyla aynı yerin adına tescili isteğiyle davaya katılmış, davalı Hazine ise aynı Kanunun 713/6. maddesi uyarınca karşı tescil isteğinde bulunmuştur.

Mahkemece, davacı Ş.. Ş..’in davası yönünden; davaya konu taşınmazın taşlık ve kayalık vaziyette Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve henüz imar ve ihya çalışmalarının tamamlanmadığı gerekçesiyle; davalı Hazinenin karşı tescil talebi yönünden ise; taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 16/C maddesine göre tescile tâbi yerlerden olmadığı gerekçesiyle; hem davacı gerçek kişinin tescil davası hem de Hazinenin karşı tescil talebinin reddine karar verilmiş, itiraz eden müdahil davacı N.. S..’ın tescil isteği ise gerekçeli kararda tartışılmadığı gibi müdahilin harçlı dilekçeyle usûlüne uygun açtığı dava hakkında ise, herhangi bir hüküm kurulmamış ve itiraz eden asli müdahil karar başlığında yanılgılı değerlendirme ile feri müdahil olarak gösterilmiştir.

Davacı Ş.. Ş.. ve davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairece “…çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu, (A) harfli kısmı kesinleşen orman sınırı dışında ise de; taşlık, kayalık yapıda olup, tescil talep eden davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının oluşmadığı, bu tür yerlerin 3402 sayılı Kanunun 16/C maddesi gereğince tescil ve sınırlandırmaya tâbi olmadığı…” belirtilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.

Davalı Hazine vekili bu kez Daire kararının düzeltilmesini istemiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Her ne kadar, Dairenin onama kararında bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 838,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman tahdidi içinde kaldığı belirtilerek bu yer dava konusuymuş gibi bu bölüm yönünden de onama gerekçesi yazılmış ise de, Dairece hakkında gerekçe yazılan bu yer eldeki davanın konusu olmadığından, Dairece bu bölüm hakkında onama gerekçesi yazılması maddi hata niteliğindedir.

Davalı Hazinenin dava konusu olan ve krokide (A) harfi ile gösterilen 1917,00 m² yüzölçümündeki bölüme yönelik karar düzeltme itirazlarına gelince;

Mahkemece, dava konusu olan ve bilirkişi raporlarına ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1917,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 16/C maddesi uyarınca taşlık, blok kayalık vaziyeti nedeniyle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve sınırlandırılması ile tescili uygun olmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalı Hazinenin karşı tescil isteği reddedilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.

Şöyle ki, bilindiği üzere, 3402 sayılı Kanunun 18/1. maddesinde “... tescile tâbi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerler Hazine adına tespit olunur.” hükmü öngörülmüştür. Anılan hüküm kapsamında kaldığı saptanan taşınmazların, arzın tabii maliki durumunda olan Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.

3402 sayılı Kanuna dayanılarak çıkartılan Taşınmaz Malların Sınırlandırma, Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin 4. maddesinin beşinci fıkrasında da “Kadastro Kanununun 18. maddesi uyarınca tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerler “hali arazi” veya “ham toprak” gibi vasıflarla Hazine adına tespit edilir ve tutanakta bu husus etraflıca açıklanır” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, aynı Kanunun 16/C maddesi de “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi, tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tâbi değildir, istisnalar saklıdır.” hükmünü içermektedir.

Davaya konu ve bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1917,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz 3402 sayılı Kanunun 16/C maddesinde sayılan yerlerden olması halinde tescili mümkün olmayacağı, aynı Kanunun 18/1 maddesinde sayılan yerlerden olması halinde ise Hazine adına tescil edilebilecektir.

Ancak, mahkemece dava konusu taşınmazın sözü edilen Kanun hükümlerinden hangisinin kapsamı içerisinde kaldığı usulüne uygun ve tereddüte yer vermeyecek biçimde araştırılmadığı gibi taşınmaz ile ilgili olarak hali hazır tarımsal durumu yönünden yapılan araştırma ve değerlendirme ile yetinilerek neticeye gidilmiştir.

Oysa kanun hükmünde hali hazır durumunun münhasıran tarım arazisi niteliğinde olması gerektiği koşulu öngörülmemiş, tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanmasının mümkün olması durumunda da Hazine adına tespit öngörülmüş olup, mahkemece taşınmazın tarım arazisine dönüştürülüp dönüştürülemeyecek bir yer olup olmadığı, tarım arazisine dönüştürme imkânı bulunmayan bir yer olsa dahi yani tarım dışında kullanılması halinde ekonomik yarar sağlanmasının mümkün olup olmadığı yönlerinden bilirkişi marifetiyle herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru değildir.

O halde, mahkemece yapılacak iş; emlak uzmanı, ziraatçı bilirkişi ve fen memurundan oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşifte bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmazın yukarıda sözü edilen Kanun hükümlerinden hangisinin kapsamı içerisinde kaldığı ve çekişmeli taşınmazın tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olup olmadığı hususlarında bilirkişi kurulundan gerekçeli,

denetime elverişli ve dava konusu taşınmazı orijinal kadastro paftası ile irtibatlı olarak gösterecek şekilde krokili rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile ve gerçek kişi bakımından çekişmeli taşınmazın imar ve ihyasının tamamlanmadığı, Hazine yönünden ise tescile tâbi bir yer olmadığı gibi birbiri ile çelişki arz eden gerekçe ile davalı Hazinenin karşı tescil isteğinin reddine karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.

Bundan başka, 11/06/2013 havale tarihli dilekçesi ile harcı yatırılarak usûlüne uygun şekilde karşı tescil isteğinde bulunan itiraz eden asli müdahil davacı N.. S..’ın isteği bakımından olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ve tescil isteğinde bulunan asli müdahilin karar başlığında feri müdahil olarak gösterilmesi de isabetsiz olup ayrıca bozma nedenidir.

Bu itibarla, yerel mahkeme kararının yukarıda belirtilen nedenler ile bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde onandığı anlaşıldığından, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin önceki onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 10.06.2015 gün ve 2014/10719 - 2015/5587 sayılı onama kararı kaldırılarak, 28.05.2014 gün ve 2013/258-2014/302 sayılı yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 07/12/2015 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/12708, K. 2015/12293, 7 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/12708
Karar No
2015/12293
Tarih
7 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/12708 K.2015/13244
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/12709 K.2015/25761
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/12710 K.2015/15017
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/12711 K.2015/25164
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/12712 K.2015/8479
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/12712 K.2015/31752

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.