İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/12908 K.2016/176

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 14/05/2015 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 01/12/2015 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden…

Esas2015/12908Karar2016/176Tarih12 Ocak 2016Okuma6 dk · 1.188 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/12908 E., 2016/176 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ocak 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.188 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 14/05/2015 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 01/12/2015 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, 19/10/2007 tarihli dilekçesinde, vekil eden ve miras bırakanları adına kayıtlı iskanen oluşan Aralık 1952 tarih ve 14 numaralı tapu kaydının yörede 1973 yılında yapılan tapulama sırasında tescil harici bırakıldığı daha sonra 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında ise 13 ada 3386 parsel numaralı ... adına tespit edilen taşınmaz içinde bırakıldığı, 1995 yılında yapılan imar uygulamasında ise 277 ada 1 ve 278 ada 1 parseller ile bu parsel arasındaki imar yolu olduğu,

bu parsellere yönelik iskan tapusuna dayalı olarak açtıkları tapu iptali ve tescil davanın Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/02/2007 gün ve 2006/345-46 sayılı ilâmıyla reddedildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek 13/07/2007 tarihinde kesinleştiği bu şekilde vekil edenin iskan tapunun kapsadığı yerin adına tescil ettirme imkanının kalmadığı, zararın ...nin hatalı işlemlerinden kaynaklandığı iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 14.000.-TL tazminatın davalı ...den alınarak davacıya verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporlarına göre talep miktarını arttırmıştır.

Davalı ..., hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçtiği, imar parsellerinin iptaline yönelik idari yargıda dava açılmadığı, idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığı iddiasıyla davanın reddine savunmuştur. Mahkemece, davanın ve ıslah isteminin kabulüyle 3.510.000,45.-TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı tazminat davasıdır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; ... köyünde 1973 yılında yapılan tapulamada davacının dayandığı tapu kaydının bulunduğu yerin tapulama dışı bırakıldığı, 1992 yılında ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmada 13 ada 13386 parsel numarasıyla tespit edilip ... adına tapu oluşmasından sonra taşınmazın önce takas yoluyla İl Tüzel Kişiliğine, sonra ...

Toplu Konut Yapı Kooperatifine ve şahıslara intikal ettiği, 1996 yılında 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca yapılan uygulama sonunda 277 ada 1 ve 278 ada 1 sayılı imar parselleri oluştuğu, davacı ... tarafından Aralık 1952 tarih ve 14 numaralı tapu kaydına dayanarak ..., Belediye Başkanlığı ile imar parsellerinin maliklerine husumet yönelterek 14/01/2002 tarihinde harçlandırdığı dilekçesi ile kadastrodan önceki nedene dayalı olarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde 277 ada 1 ve 278 ada 1 sayılı parsellerin tapu kaydının iptalini istediği, ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/05/2005 tarih ve 2003/461-398 sayılı ilâmıyla davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerinde Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 15/11/2005 gün ve 2005/10242-10693 sayılı ilâmıyla “davacının dayandığı tapu kaydının duraksamaya yer vermeyecek şekilde kapsamının belirlendiği, çekişmeli taşınmazların tapu kaydının imar uygulaması ile oluştuğu, imar uygulamasının iptal edilmeden imar öncesi kadastral mülkiyet durumunun geri dönmeyeceği, tapuya güven ilkesinin uygulanmasını önleyecek çifte tapu durumunun da mevcut olmadığı,

bu itibarla idari işlemin iptalini sağlama konusunda davacıya süre verilmesi, idari yargıda alınacak karara göre değerlendirme yapılması ve tapuya güven ilkesinin uygulama imkanının bulunup bulunmadığının araştırması gerektiği” belirtilerek hüküm bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/02/2007 gün ve 2006/345-46 sayılı, imar uygulamasının iptali için dava açılmadığı ve davalıların iyi niyetli olduğu gerekçesine dayalı davanın reddine ilişkin kararı temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 22/05/2007 gün ve 2007/1843-1908 sayılı ilâmı ile onandığı, hükmün temyiz edilmeksizin 13/07/2007 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihi itibariyle de davacının tapu kaydını geri alma imkanı olmaksızın kaybettiği; davacının dayandığı Aralık 1952 tarih ve 14 numaralı 15000 m² yüzölçümlü tarla niteliğindeki tapu kaydının maliklerinin ... oğlu ... ile eşi ... ve oğlu ... olduğu,

2510 sayılı Kanunun 23, 29 ve 30. maddeleri uyarınca iskanen tahsis edildiği, tapulama ve kadastroda revizyon görmediği; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1996/999 E. - 1999/899 K. sayılı veraset ilâmına göre de ... ve ... ’ın tek mirasçısının davacı ... olduğu anlaşılmıştır.

4721 sayılı TMK'nın sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesi ''Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.'' hükmünü içermekte olup, bu maddede düzenlenen sorumluluk, kusura dayanmayan (objektif) bir sorumluluk türü olup, tapu müdür ya da memurunun kusuru olsun ya da olmasın, sicilin tutulmasında, kişilerin malvarlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir. Kusurun varlığı ya da yokluğu Devletin sorumluluğu için önem taşımamakta, sadece, Devletin memuruna rücu halinde iç ilişkide etkili olmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 gün ve 2009/4 - 383 E. - 2009/517 K.; 16.06.2010 gün ve 2010/4 - 349 E. - 2010/318 K. sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi; Tapu işlemleri kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK m. 1007 anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Hal böyle olunca; 1992 yılında yapılan kadastro çalışmalarında davacın tapu kaydının kapsadığı yerin adına tespit edilmemesi nedeniyle oluşan zararın da kadastro işlemlerinden kaynaklandığı ve TMK'nın 1007. maddesi anlamında tazmini gerektiği muhakkaktır.

Hemen belirtilmedir ki, Medenî Kanunun 1007. maddesinde sözü edilen zarar gerçek zarar olup, burada gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idi ise, aynı durumun yeniden tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E., 2003/125 K.; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E., 2010/427 K.; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E., 2010/668 K. sayılı kararı). Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise, tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup, bu tarih ise zararın meydana geldiği tarihtir.

Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğinde olup, bedelinin zararın oluştuğu değerlendirme tarihi olan, tapunun iptaline yönelik davanın reddine ilişkin kararın kesinleştiği, 13/07/2007 gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.

Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle zemine, varsa üzerindeki yapıya da Bayındırlık birim fiyatlarına göre belirlenen bedelden yıpranma payı da düşülmek suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan değer biçilmiştir.

Bu nedenle, taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak rapor alınması ve değerlendirme tarihi olan 2007 yılında dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerleri, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın,

emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu da denetlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, somut emsal olarak alınan ve tapuda arsa niteliğiyle kayıtlı imar uygulaması ile oluşan 175 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar parseli olduğu gözetilmeden tarla niteliğiyle değeri belirlenip bu değer tekrardan imar parseline çevrilerek yanlış uygulamayla taşınmaza değer biçen geçersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle; davalı ...nin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması nedeniyle 1.100,00.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...ye verilmesine, taraflarca 6100 sayılı HMK'nın 297/1-ç ve aynı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'nın 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilâmının tebliğinden itibaren ilâma karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 12/01/2016 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/12908, K. 2016/176, 12 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/12908
Karar No
2016/176
Tarih
12 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/12908 K.2016/1103
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/12909 K.2016/1096
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/12910 K.2016/999
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/12910 K.2016/1104
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/12911 K.2016/305
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/12911 K.2016/1107

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.