İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/13567 K.2017/560

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2015/13567Karar2017/560Tarih27 Ocak 2017Okuma6 dk · 1.109 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/13567 E., 2017/560 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ocak 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.109 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar ... ve arkadaşları 10.11.2010 tarihli dilekçesiyle Demirciler köyünde bulunan Eylül 1995 tarih 14 ve 15 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kalan 7.000,00 m2 ve 13.300,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlarının köyde yapılan genel kadastroda orman olarak tesbit edilen 112 ada 1 sayılı parsel içinde bırakıldığı, tespitin iptali ve adlarına tescili istemiyle açtıkları davanın reddine ilişkin, Yomra Kadastro Mahkemesinin 10.02.2010 gün ve 2009/47 -12 sayılı kararının Yargıtay denetisinden de geçtikten sonra kesinleştiği, tesisinde Hazinenin satışı ile oluşan tapu kayıtları bulunduğu halde, bedeli ödenmeden taınmazlarına el konulduğu,

tapu sicilinin tutulması nedeniyle uğradıkları zararın şimdilik 65.000,00.-TL'sinin davalı yönetimlerden alınarak kendilerin verilmesini istemişler, 22.06.2011 tarihinde davasını ıslah ederek tazminat miktarını 91.600,00.-TL'ye yükseltmiş, daha sonra 13.300,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazla ilgili davalarını takipsiz bırakmışlardır.

Mahkemece davanın Eylül 1955 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan 7.000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaza ilişkin olarak açılan davanın kabulüne, bu taşınmaz için hesaplanan 91.600,00.-TL tazminatın, 10.11.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak, davacı tarafa verilmesine, 13.300,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazla ilgili açılan davanın takipsiz bırakıldığından, bu dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükmün davalılar Orman Yönetimi ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11/12/2012 tarih ve 2012/1376 - 14279 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “...Hazinenin temyiz itirazlarınını incelenmesinde. Anayasanın Mülkiyet hakkı kenar başlıklı 35. maddesi uyarınca "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.

"Tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Nolu Protokolün "Mülkiyetin Korunması" başlıklı 1. maddesi de "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir." hükmünü içermektedir.

Ancak, Anayasanın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" kenar başlıklı 169. maddesi gereğince, "...Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz." tapu sicilinin tutulmasını üzerine alan Devlet, tapu siciline tanınan güvenden ötürü, hak durumuna aykırı kayıtlardan doğan tehlikeyi de üstlenmektedir.

Tapu sicil müdürü ya da memurunun kusuru olsun olmasın, tapu sicilinin tutulmasında kişilerin çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir. Kusurun varlığı ya da yokluğu Devletin sorumluluğu için önem taşımamakta, sadece Devletin memuruna rücû halinde, iç ilişkide etkisi söz konusu olmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesinde (743 sayılı TKM m.917) yer alan “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder” hükmü gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır.

Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19 - 152 E. - 2003/125 K.. 29.09.2010 gün ve 2010/14 - 386 E. - 2010/427 K..

15.12.2010 gün ve 2010/13 - 618 E. -2010/668 K. sayılı kararı), tazminat miktarının belirlenmesinde öncelikli konu, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliğinin ve değerinin belirlenmesi olup, araştırma yöntemi taşınmazların arsa ya da arazi olmasına göre farklılık arz edecektir. Çekişmeli taşınmazın arazi niteliğinde olduğu yönünde taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.

Mahkemece dayanılan tapu kaydı kapamında kalan yer kadastro mahkemesinde 12.01.2010 gümlü fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 6300 m2 yer olduğu bildirildiği halde, zararın hesaplanmasında taşınmaz 7000 m2 olarak değerlendirilmiş, taşınmazın değerinin gelir usulüne göre bildirildiği halde, tarım müdürlüğünden yörede yetiştilen ürünler, yıllık gelir ve üretim maliyetleri sorulmamış, değer belirlenirken, inşaat direği, fasulye sırığı ve yakacak odunun hasadının her yıl yapılacağı kabul edilmiş, taşınmaz üzerinde fındık yetiştirildiği halde, değer belirlenmesinde fındık üretimi dikkate alınmamıştır.

O halde, tapusu iptal edilen taşınmazın sulu olup olmadığı, yerleşim alanlarına uzaklığı, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu gözetilerek oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla çevrede yetiştirilen ürünlerin münavebesi, dekar başına ortalama verim, toptan satış fiyatı ve üretim maliyeti resmi verileri, ilçe tarım müdürlüğünden getirtilmek suretiyle, taşınmaz üzerinde fındık ağaçları da bulunduğu da dikkate alınarak,

bu verilere uygun biçimde değerlendirme yapılarak tapu kapsamındaki taşınmazın değeri hesaplanmalı, taşınmazların mütemmim cüzleri, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri bayındırlık birim fiyatları ve yıpranma oranları gözetilerek hesaplattırılmalı, bu şekilde tapusu iptal edilen taşınmazların zemin değeri, üzerindeki mütemmim cüz, muhdesat ve sökülemeyen teferruatları esas alınarak, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı saptanmalıdır.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma, inceleme ve bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; birinci bentde söz edildiği gibi, tapu sicilinin tutulması nedeniyle oluşan zararlardan ... objektif sorumlu olup, Medeni Kanunun 1007. maddesi hükmüne göre açılacak tazminat davasında davalı sıfatı Hazineye aittir. Orman Genel Müdürlüğünün davalı sıfatı bulunmayıp, aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, taraf sıfatı ayırt edimeden Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın da kabul edilmesi yasaya aykırıdır...” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davacının davasının kısmen kabulü ile Orman Yönetimine karşı açılan davanın husumet yönünden reddine, ... aleyhine açlan davanın kısmen kabulü ile arazi değeri yönünden belirlenen 40000,00.-TL ile ağaç bedeli olan 16387,00.-TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal fazi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş, hükmün ... ve davacılarca temyiz edilmesi

üzerine,

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 02/12/2014 tarih, 2010/1286 - 28147 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "...Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Çalılık niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;

1) Davacının gerçek zararı olan ikinci bilirkişi kurulunca usulüne uygun olarak belirlenen taşınmazın toplam çalılık değerine hükmedilmesi gerekirken, başkaca indirim yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı gerekçelerle hakkaniyet indirimi yapılarak aza hükmedilmesi,

2) Taşınmazın çalılık değeri sair ağaçlarında değerini kapsadığı halde, ayrıca ağaç bedelinin hükmedilen tazminata eklenmesi, doğru görülmemiştir..." gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davalı ... yönünde açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine,

Davacının davalı ... aleyhine (...) açmış olduğu davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 75.285,00.-TL tazminatın 10/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, genel kadastroda uygulanmayan tapu kaydı kapsamındaki taşınmazlar nedeniyle uğranılan zararın, Medeni Kanunun 1007. maddesi gereğince tazminine ilişkindir.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına

27/01/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/13567, K. 2017/560, 27 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/13567
Karar No
2017/560
Tarih
27 Ocak 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/13568 K.2017/9044
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/13570 K.2017/9238
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/13574 K.2017/278
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/13576 K.2017/294
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/13577 K.2017/9484
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/13580 K.2017/8989

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.