İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/14042 K.2016/168

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ile davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği…

Esas2015/14042Karar2016/168Tarih12 Ocak 2016Okuma5 dk · 994 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/14042 E., 2016/168 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ocak 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

994 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ile davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... Yönetimi dava dilekçesiyle; ... köyü 7 ada 264 ve 265 (yenileme ile 357 ada 1 ve 3) parsel sayılı sırasıyla 21000 ve 700 m² yüzölçümündeki parselin, yörede 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığını, daha sonra 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ve halen tapuda davalı ... adına tarla niteliğiyle kayıtlı olduğunu belirterek tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle ... adına tescilini istemiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 357 ada 3 parselin tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 357 ada 1 sayılı parselin 16/05/2011 tarihli rapor ve krokide (B) harfiyle işaretli 4720,25 m²'lik bölümün tapu kaydının iptaliyle ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, yine kesinleşmiş 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince ... adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 8.5.1946 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1974-1975 yıllarında yapılıp, ekip çalışmaları 16.04.1976 tarihinde ilân edilerek itirazsız yerlerde 16.04.1977 tarihinde kesinleşen, itirazlar üzerine komisyonca yapılan çalışmalarında 12.07.1977 tarihinde ilân edilerek, 12.10.1978 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması, 1990 yılında yapılıp, 18.05.1990 tarihinde ilân edilen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uygulaması mevcuttur.

Yörede 1996 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, ...'in kullanımında olduğu şerhi yazılarak tarla niteliğiyle ... adına tespit edilmiş, ...'ın itirazı üzerine Kadastro Komisyonunun 27.2.1996 tarihli kararı ile ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilmiştir.

Davacı ...11/06/1996 tarihli dava dilekçesi ile taşınmazların kendi fiili kullanımında olduğunu iddia ederek tespite itiraz etmiş, Kadastro Mahkemesinin 14/10/1998 gün ve 1996/104-68 sayılı kararı ile ... hakkında açılan davanın kabulüne, taşınmazların ...zilyetliğinde olduğunun yazılmasına karar verilmiş, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tapu siciline kaydedilmiştir. Daha sonra ...

22/06/2006 tarihli dilekçe ile kadastro mahkemesinde yapılan yargılamadan haberdar edilmediği iddiasıyla yargılamanın yenilemesini talep etmiş, yapılan, yargılamada talep temyiz dilekçesi olarak kabul edilip Kadastro Mahkemesinin 14/10/1998 gün ve 1996/104-68 sayılı kararının “...’ın usulüne uygun şekilde davadan haberdar edilmediği gerekçesiyle” Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 25/12/2007 gün ve 2007/5496 sayılı kararı ile bozulması üzerine Kadastro Mahkemesince bozmaya uyulduktan sonra ...’in davasının sübut bulmadığından reddine,

... köyü 7 ada 264 ve 265 (yeni 357 ada 1 ve 3) parselin kadastro komisyon tutanağındaki gibi tapuya tesciline karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmesi üzerinde Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 20/11/2014 gün ve 2014/18560-13497 sayılı ilamıyla onanmış, karar düzeltme talepleri de aynı Dairenin 09/04/2015 gün ve 2015/4432-3615 sayılı ilamıyla reddedilerek kesinleşmiştir.

Temyize konu dava dosyasında ise davacı ... Yönetimi husumeti ... ve ...’e yönelterek çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptalini istemiştir. Yargılama sırasında mahkemece yukarıda anılan kadastro mahkemesi dosyası getirtilip incelenmiş, çekişmeli taşınmazların beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin itirazlı olduğu görülmesine rağmen o dosyadaki kullanıcı değişikliğine ilişkin kararının eldeki dosyasının taraflarını da etkileyeceği de düşünülerek bekletici mesele yapılması gerekirken yargılamaya devam olunarak hüküm tesis edilmiştir. Netice itibariyle kadastro mahkemesindeki dava sonucu çekişmeli taşınmazlardaki kullanıcı şerhi değişmiş olması nedeniyle kullanıcı şerhi sahibi ...’ın davaya dahil edilmesi gerekmektedir.

Bundan ayrı; hükme dayanak alınan 16/05/2011 tarihli orman bilirkişi ...’in ve 25/03/2011 tarihli fen bilirkişi ...’nin raporunda çekişmeli taşınmazlar bir bütün olarak kabul edildiğinde sadece güney kısmı tahdit içinde gösterilmiş iken 26/11/2013 tarihli Fen bilirkişi ...’nin ek raporunda güney ve kuzey kısımları tahdit içinde gösterilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki bu çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur.

Bu nedenle mahkemece öncelikle, ...’a usulünce dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilip davalı sıfatıyla davaya dâhil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen ... Bakanlığı (...

Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı “Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır.

Sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır” hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer,

kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek,

çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde,

yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kununa aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetimi ve davalı ...nin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/01/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/14042, K. 2016/168, 12 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/14042
Karar No
2016/168
Tarih
12 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/14043 K.2015/6799
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/14044 K.2016/263
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/14049 K.2016/574
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/14054 K.2016/346
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/14055 K.2016/476
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/14057 K.2016/278

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.