İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/14592 K.2016/509

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve dahili davalı ... ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2015/14592Karar2016/509Tarih19 Ocak 2016Okuma6 dk · 1.214 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/14592 E., 2016/509 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2016
İncelenen kararın mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.214 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve dahili davalı ... ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

1999 yılında yapılan kadastro sırasında ... ilçesi, ... köyü 104 ada 1 parsel sayılı 9.920,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... ... mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğu, Torul Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/25 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu belirtilip malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.

Davacı ...; 02.08.1994 havale tarihli dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın devletin hüküm tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu iddia ederek Hazine adına tescili ve davalıların elatmalarının önlenmesi istemleriyle Harmancık Köyü Tüzel Kişiliği ve Hayri Ceylan mirasçıları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde 1994/43 Esas sayılı davayı açmıştır.

Davacı ... ...; 10.05.1994 havale tarihli dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın TMK'nın 713 (eski MK'nın 639.) maddesi uyarınca ... ... mirasçıları adlarına tapuya tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde 1994/25 Esas sayılı davayı açmıştır. ... ...; ... dava ettiği yerin ½ payının babası ... irsen intikal ettiğini, kardeşlerinin paylarını oğulları olan ..., ... ve ... ... sattıklarını, babası ... intikal eden payın ayrıca adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

Mahkemece; her iki dava dosyası birleştirildikten sonra fen bilirkişi ... ... ... tarafından düzenlenen 26.06.1996 tarihli krokili raporda (B), (C) ve (D) harfleri ile işaretlenen yerlerin köy boşluğu olduğundan ... adına tapuya tesciline, (A) harfi ile işaretlenen taşınmazın mera olarak ... adına tesciline, davalı gerçek kişilerin elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hükmün davacılardan .... ..., katılan ... ..., davalı kişiler ve dahili davalı ... ...nün temyizleri üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince onama - bozma yapılmıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.11.1998 gün 1998/4134 E. - 1998/11523 K. sayılı onama-bozma ilâmında özetle; “(B) ve (D) harfleri ile işaretlenen taşınmazların dere yatağı niteliğinde olduklarından anılan kesimlere yönelik hükmün onanmasına,

Fen bilirkişi Osman Nuri Keskin tarafından düzenlenen 26.06.1996 tarihli krokili raporda (A) ve (C) harfleri ile işaretlenen taşınmazların kamu hizmetinde kullanılan köy orta malı niteliğindeki boşluk olup olmadığının yöntemince araştırılması, 3402 sayılı Kanunun 16/a maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki köy orta malı niteliğindeki yerlerden veya ... ait olup köy halkının faydalanmasına terk edilmeyen yerlerden bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, sınırda orman bulunduğundan orman araştırması yapılması,

dahili davalı ... ...nün ileri sürdüğü istimlak haritasının getirtilip karayollarına elatmanın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, MK'nın 639/3. maddesi uyarınca ilânların yapılıp sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

Mahkemece onama-bozma kararına uyulduktan sonra çekişmeli (A) ve (C) harfleri ile işaretlenen yerler hakkında 104 ada 1 parsel numarasıyla kadastro tespit tutanağının düzenlenmesi üzerine 3402 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca dava görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmıştır.

Kadastro Mahkemesince; aktarılan dava ile 104 ada 1 parselin tutanak aslı birleştirildikten sonra çekişmeli taşınmazın ... ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan ... ve dahili davalı ... ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik hükümleri uyarınca 1978-1981 yılları arasında yapılıp 16.04.1981 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, daha sonra 6831 sayılı Kanunun 2896 sayılı Kanun ile değişik hükümleri uyarınca yapılıp 21.10.1985 tarihinde ilân edilerek kesinleşen sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.

Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu olduğu halde raporu hükme dayanak yapılan orman bilirkişi ve fen bilirkişi tarafından orman tahdit haritası ve çalışma tutanakları uygulanmamış, taşınmazın orman tahdidinde ne gibi işleme tâbi tutulduğu yönünde açıklamada bulunulmamıştır.

Diğer taraftan çekişmeli taşınmazın doğu ve kuzeyinde Devlet Karayolu yeraldığı, dahili davalı ... ..., taşınmazın kamulaştırma haritası içinde kaldığı iddiasında bulunduğu, karayollarına ilişkin kamulaştırma haritası getirtildiği halde taşınmazın kamulaştırma haritasının kapsamı içinde kalıp kalmadığı yönünde fen bilirkişiden krokili rapor alınmamıştır. Değinilen eksikliklerin giderilmesi yönündeki iade kararımızın gerekleri de yerine getirilmemiştir.

Bunlardan ayrı, ... ...nün usûlünce açılmış davası, mevcut davaya katılımı bulunmadığı, davaya yasal hasım olması nedeniyle husumet yaygınlaştırılmak suretiyle dahil edildiği halde karar başlığında davacı olarak yazılmış ve hükümde ... ...nün davasının reddine karar verilip aleyhine vekalet ücreti takdir edilmiştir. Yine ... 02.08.1994 tarihli dilekçe ile Asliye Hukuk Mahkemesinde 1994/43 Esas sayılı davayı açtığı, anılan dava 3402 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kadastro mahkemesine devredildiği halde karar başlığında ... davalı olarak yazılması ve Hazinenin davası hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması da doğru değildir.

Bilindiği üzere; gerek 1086 sayılı Kanunun 388. ve gerekse bu Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Kanunun 297. maddesinde hükmün kapsamı açıkça belirtilmiştir.

Hemen belirtelim ki, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b fıkrasında hükümde, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri, varsa kanunî temsilcileri ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin doğru olarak yer alması gerektiği, aynı maddenin 1-c fıkrasında (1086 s. HUMK'nın 388/3), hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukukî sebepleri içermesi gerektiği;

aynı maddenin ikinci fıkrasında ise (1086 s. HUMK'nın 388/son) hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.

O halde mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve ... ... ... ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından,

hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.

Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu,

aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, yine K..

M..ne ait kamulaştırma krokisi ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek dava konusu taşınmazın kamulaştırma haritasına, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek taşınmazın kamulaştırma haritası ve orman kadastro haritası içinde kalıp kalmadığı yönünde çekişmeli taşınmazın X ve Y değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı,

ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde ve 6100 sayılı HMK'nın 297 maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... vekili ve dahili davalı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/01/2016 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/14592, K. 2016/509, 19 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/14592
Karar No
2016/509
Tarih
19 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/14592 K.2016/863
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/14592 K.2016/295
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/14593 K.2016/958
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/14593 K.2016/494
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/14593 K.2016/942
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/14593 K.2016/985

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.