KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/14988 E., 2016/1805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
- İncelenen kararın mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada, Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Serik 1. Sulh Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın, davacıya ait ticari aracın davalıya kiralanmasından kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Serik 1. Sulh Hukuk Mahkemesince ise, taşıt kira sözleşmesinin davalı ile dava dışı ... ... arasında düzenlenmiş olduğu, uyuşmazlığın ise davacı ile davalı arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesi ile karşı görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Dosya kapsamından, davacı vekilinin, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme gereğince davalıya taşımacılık hizmeti verildiği, ancak davalının, taşımacılık hizmeti karşılığında düzenlenen fatura bedellerini ödememesi sonucunda, davalı hakkında icra takibi yapıldığı, ancak davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle dava açtığı, anlaşılmaktadır.
Somut olayda; taraflar arasında, turistlerin tur veya transferlerinin yapılması için taşımacılık hizmeti verilmesi amacıyla sözleşme düzenlendiği ve bu sözleşmenin de araç kiralama işlemi olmadığı anlaşılmaktadır.
Hukukî uyuşmazlık, her iki tarafın da ticari işletmeciliğine dayalı hukuki işlem ve eyleminden kaynaklanmaktadır. Sözleşme bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın kaldırılması istemli davanın aslı, 6102 sayılı TTK'nın 4/1 ve 5. maddelerinde düzenlenmiştir. “madde 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, ... madde 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” denilmektedir.
O halde; uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmeciliğine dayalı olarak yaptıkları hukuki eylem ve işlemlerinden kaynaklandığı dikkate alındığında, ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesince asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla davanın görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, Serik Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/14988, K. 2016/1805, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama