KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/16156 E., 2016/4040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada, ... 2. Asliye Hukuk ve ... 14. İş Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, fazla yapılan ödemenin, rücuan tahsili istemine ilişkindir.
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, rücuan tahsili talep edilen tazminatın, 4857 sayılı İş Kanunundan kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
... 14. İş Mahkemesince ise, taralar arasında hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı bir ilişki bulunduğu ve asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1’inci maddesi ile iş mahkemelerinin görev alanı belirlenmiştir. Anılan maddeye göre, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin (Ç, D ve E) fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemeler:
A) 5018 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (E) fıkrasına göre sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhlerine açılacak hukuk davalarına;
B) İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakarlar.”
Somut olayda, davacı ile davalı arasında asıl işverenlik-alt işverenlik ilişkisi bulunduğu, anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, asıl işveren ve alt işveren, işçisinin işçilik alacağına ilişkin davada, ödenmesine hükmedilen tazminatın davacı tarafından ödenmesi nedeniyle, davalıya isabet eden kısmın davalıdan rücuan tahsili isteminden ibaret olduğu ve yukarıda belirtilen madde hükümlerinden kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davanın ve tarafların yukarıda belirtilen niteliğine göre uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/16156, K. 2016/4040, 5 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama