KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/16860 E., 2016/2158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Vesayet hukukuna ilişkin davada ... 3. Sulh Hukuk ve ... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 432. maddesi uyarınca koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması istemine ilişkindir.
... 3. Sulh Hukuk Mahkemesince, yapılan kolluk araştırmasına göre kısıtlı adayının ".../..." adresinde ikamet ettiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesince ise, yaptırılan kolluk araştırmasına göre kısıtlı adayının ...'da ikamet etmediği, ... ilinde ikamet ettiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
4721 sayılı TMK'nın 432. maddesinde “Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir.
Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.” Aynı Kanunun 433. maddesinde “Yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi, ilgilinin yerleşim yeri veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bulunduğu yer vesayet makamına aittir.” ve 19/1. maddesinde ise “Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” hükümlerine yer verilmiştir.
... İlçe Jandarma Komutanlığının 10.11.2015 tarihli cevabi yazısından kısıtlı adayının ... ilçesinde geçici olarak ikamet ettiği, daimi ikamet adresinin “.../...” olduğu ve bu adresin aynı zamanda kısıtlı adayının adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi de olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/16860, K. 2016/2158, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama