KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/16924 E., 2017/5038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile dahili davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... köyü 214 ada 4 parsel sayılı 13.786,20 m² yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinli tarla vasfıyla senetsizden Hazine adına tesbit edilmiş, 24.06.2013 - 24.07.2013 tarihleri arasında askı ilâna çıkarılmıştır.
Davacı, 19.07.2014 tarihli dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasıyla adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu ... ve ... davaya dahil edilmiş, neticede davacının aktif dava ehliyeti olmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile dahili davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1982 yılında 6831 sayılı Kanuna göre yapılmıştır.
1) Dahili davalı ... ve ... tarafından temyiz itirazları bakımından; Mahkemece davaya dahil edilen dahili davalılar dava konusu taşınmazın kendilerine ait olduklarını beyan etmiş iseler de davaya dahil edilmiş olmaları kendilerine taraf sıfatı kazandırmayacağı gibi bu kişiler harcını yaptırarak davaya müdahil olarak da katılmadıklarından hükmü temyiz etme hakkı da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ... ve ...'ın temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2) Davacının temyiz itirazlarına gelince;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kural olarak; bir hakkı dava etme yetkisi, o hakkın sahibine ait olup, buna aktif dava ehliyeti denilir, somut olayda çekişmeli taşınmazın sahibinin davacı olmadığı taşınmazın zilyetliğinin ise sağ olan anne ve babasında olduğunun tespitiyle davanın aktif ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/16924, K. 2017/5038, 6 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama