KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/2034 E., 2015/13205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2015
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Tüketici Mahkemesi
- Tarihi
- 21/04/2014
- Numarası
- 2014/664 - 2014/320
- Davacılar
- A.. Y.. ve Ark.
- Davalı
- Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 3. Tüketici Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Dava, hayat sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesince davalı banka yönünden açılan uyuşmazlığın tüketici kredisinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Tüketici Mahkemesi tarafından ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta poliçesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun 3. maddesinde "Mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder" şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacı, davacıların murisi F.. Y..'nın Finansbank Kartal Şubesinden toplam 16.000,00.-TL ve 60 ay taksitli bireysel kredi kullandığını, anılan krediye istinaden banka şubesi tarafından müteveffa F..
Y..'ya davalı Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. tarafından 29/12/2011 tarihli, 5 yıl süreli Finansbank Tüketici Kredisi Uzun Süreli Grup Kredi Hayat Sigortası katılım sertifikası tanzim edildiğini, sigortalının vefat ettiğini ve sigorta teminatı çerçevesinde davalının tazmin sorumluluğunun doğduğunu, vefat tarihinden hemen sonra ölüm tutanağı ve verâset ilâmı dahil tüm talep edilen belgelerin kredi kullandıran banka şubesi aracılığıyla davalıya ulaştırıldığını, ancak her hangi bir ödemenin yapılmadığını beyanla sigortalı F..
Y..'nın vefat tarihi olan 11/01/2013 tarihinden itibaren azalan
teminat yükümlülüğü çerçevesinde bu tarih itibariyle belirlenen teminat tutarı olan 14.204,08.- TL'nin faiziyle birlikte kredi kullandıran Finansbank Kartal Şubesi hesabına ödenmesine karar verilmesini, müteveffa tarafından ödenen kredi taksitlerinin davacı mirasçılara ölüm tarihinden itibaren faiziyle birlikte geri verilmesini istemiştir. Buna göre davacı banka kredisi sebebiyle yapılan hayat sigorta poliçesi kapsamında, TTK'da düzenlenen sigorta hukuku hükümlerine göre dava açarak tazminat talebinde bulunmuş olup uyuşmazlığa 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Bu durumda uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/2034, K. 2015/13205, 24 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama