İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/2334 K.2016/2252

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi, dahili davalı ... Yönetimi ve davalı ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2015/2334Karar2016/2252Tarih24 Şubat 2016Okuma11 dk · 2.220 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/2334 E., 2016/2252 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.220 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi, dahili davalı ... Yönetimi ve davalı ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... köyünde bulunan yaklaşık 30 dönümlük taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 13/01/2010 tarihli rapor ve ekindeki krokide (C), (D), (E) ve (P) harfleriyle gösterilen ve ... köyü 4 sayılı parsel sınırları içinde kalan kısım yönünden davanın reddine, aynı krokide (I), (M) ve (K) harfleriyle gösterilen ve kayalık olduğu anlaşılan kısımlar yönünden davanın reddine, aynı krokide (A), (B), (F), (G), (H), (J), (L), (N) ve (O) harfleriyle gösterilen kısımların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş;

hüküm ..., ... köyü, ... köyü, ... ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02/12/2013 gün 2013/9401-10960 sayılı kararı ile davacı vekilinin taşınmazın (C), (D), (E), (P), (I), (M) ve (K) harfli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere ilişkin hükmün onanmasına, davalıların taşınmazın (A), (B), (F), (G), (H), (J), (L), (N) ve (O) harfleriyle işaretli bölümlerine ilişkin temyiz itirazları yönünden ise hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ''3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak,

dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ve ihya olarak kabul edilemez) ve imar - ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdirî delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında,

gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ve dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen

stereoskopik çift hava fotoğraflarının, stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun, anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerektiği ancak mahkemece bu doğrultuda bir inceleme ve araştırma yapılmadığı belirtilerek usûlünce orman ve zilyetlik araştırması yapılması'' gereğine değinilmiştir.

Mahkemece; bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen-kabul kısmen reddine, (C), (D), (E), (P), (I), (M) ve (K) harfleriyle işaretli kısımlarla ilgili verilen karar Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğinden, bu kısımlara ilişkin herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça bozmaya konu olan kısımlardan dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (B3) ve (A2) ile belirtilen kısımlar açısından feragat edildiğinden bu kısımlar açısından açılan davanın reddine,

Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan dosya içerisinde bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporu ve ekindeki krokide (A), (B), (C1), (D1), (M1) ve (B1) harfleriyle gösterilen kısımlar açısından açılan davanın reddine,

Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan dosya içerisinde bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporu ve ekindeki krokide kırmızıya boyalı (A1) ile gösterilen 60,37 m²,

Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan dosya içerisinde bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporu ve ekindeki krokide maviye boyalı (B2) ile gösterilen 865,63 m²,

Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan dosya içerisinde bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporu ve ekindeki krokide sarıya boyalı (F) ile gösterilen 1.105,24 m²,

Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan dosya içerisinde bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporu ve ekindeki krokide sarıya boyalı (G) ile gösterilen 4.414,14 m²,

Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan dosya içerisinde bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporu ve ekindeki krokide sarıya boyalı (H) harfi ile gösterilen 7.698,69 m²,

Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan dosya içerisinde bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporu ve ekindeki krokide sarıya boyalı (J) harfi ile gösterilen 1.792,06 m²,

Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan dosya içerisinde bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporu ve ekindeki krokide sarıya boyalı (L) harfi ile gösterilen 6.600,38 m²,

Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan dosya içerisinde bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporu ve ekindeki krokide sarıya boyalı (N) harfi ile gösterilen 6.159,56 m²,

Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... mahalle sınırlarında bulunan dosya içerisinde bulunan 18/07/2014 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporu ve ekindeki krokide sarıya boyalı (O) harfiyle gösterilen 1.170,61 m²'lik toplamda 29.866,68 m²'lik kısımların son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına kayıt ve tesciline,

karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve dahili davalı ... Yönetimi ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tescili istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 6831 sayılı Kanun gereğince 1971 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1992 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu 1967 yılında yapılmış, taşınmazlar ve çevresi taşlık ve çalılık olarak tapulama harici bırakılmıştır.

Mahkemece, Yargıtay bozma kararına uyularak karar verilmesine rağmen, bozma kararının gerekleri yerine getirilmemiştir. Dairemizin 02/12/2013 gün ve 2013/9401 - 10960 sayılı bozma kararında; "orman araştırmasının hüküm vermeye elverişli olmadığı bu nedenle üç orman bilirkişiden oluşacak orman bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılması gereğine değinilmesine rağmen, mahkemece bozma sonrası yapılan keşfe tek orman bilirkişi götürülüp, onun tarafından düzenlenen rapor hükme esas alındığı gibi orman bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve araştırma da yeterli değildir.

Şöyle ki; dava konusu edilen taşınmazlar ... ve ... köyleri ile ... ilçe kadastro sınırlarını ilgilendiren alanda kaldığı halde sadece ... Köyü tahdit evrakları incelenmek suretiyle taşınmazların ... Köyü orman tahdit haritasına göre konumu açıklanmış, ...

Köyü ve ... ilçesinde yapılan tahdit uygulamalarına göre dava konusu taşınmazların konumu gösterilmemiştir.Yine, bozma öncesi fen bilirkişi raporuna ekli krokide dava konusu taşınmazlardan (O), (J) ve (K) harfleri gösterilenlerin ... ilçe sınırları içinde kaldığı belirtilmesine rağmen, bozma sonrası alınan fen bilirkişi raporunda bu bölümlerin ... ilçe sınırları dışında gösterildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, fen bilirkişi raporları arasındaki bu çelişkinin neden kaynaklandığı üzerinde durulmamış, çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur.

Dava dışı ... tarafından, eldeki davada dava konusu olan ve (A), (B), (C1) ve (D1) ile gösterilen bölümlere yönelik ayrıca açılan tescil davası sonucunda, adı geçen şahıs adına tescil kararı verilip kesinleştiği ve adına tapu kaydı oluştuğu, bunun üzerine davacı tarafından bu taşınmazlara yönelik tapu iptali ve tescil davası açıldığı mahkemeye bildirildiği halde, ... tarafından dava açılan taşınmazların eldeki davada da dava konusu olduğundan, hakkında verilen tescil kararının maddi anlamda kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, davaların birleştirilerek görülüp sonuçlandırılması gerektiği düşünülmemiştir.

O halde; mahkemece, taşınmazların bulunduğu ... ve ... köyleri ile ... ilçesine ait kadastro paftaları kenarlaştırma yapılarak taşınmazlara komşu parseller belirlenmeli ve tutanak örnekleri ile dayanağı belgeleri, ... ve ... köyleri ile ... ilçesinde yapılan orman tahdidi ve 2/B uygulamalalarına ilişkin tüm çalışma tutanakları (işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları da dahil olmak üzere) ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin (her iki köy ile ilçeye ait orman tahdit haritaları) getirtilmeli,

davacının A-B-C1 ve D1 bölümlerine ilişkin olarak dava dışı ... aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil davası bu dosya ile birleştirildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi veya orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre,

Orman Kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.

Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak,

yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 - 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan

yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumları genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek,

taşınmazların konumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde ...da yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, çekişmeli taşınmazlar tahdit içinde kalmıyor ise o takdirde, eski tarihli memleket haritası,

hava fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazların toprak yapısı, bitki örtüsü, ağaçların yaşı, cinsi, sayısı, kapalılık durumu, çevresi, incelenmeli, ...da değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ve hava fotoğrafının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotoğrafı ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, ayrıca hava fotoğrafı stereoskop aleti ile inceletilip çekişmeli taşınmazların üzerinde neler gözüktüğünü belirtir şekilde yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı,

bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, açıklanan yöntemlerle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, davacı gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri gereğince imar ve ihya ile zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, bu kez fen, orman ve ziraat bilirkişi tarafından dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin olarak 1990 'lı yıllara ait 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik hava fotoğrafları,

topografik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, taşınmazlar üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlayıp tamamlandığı, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak,

taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu ...da belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, keşif sırasında taşınmazların çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak ve taşınmazlar fotoğraf üzerinde gösterilerek dava dosyası içine konulmalı,

davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra ... yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli, 3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunuyla değiştirilen ikinci fıkrası hükümleri nazara alınarak yapılması gerektiği düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras

bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu ve ilgili Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli,

dava konusu taşınmazların sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda (5403 sayılı Kanunun 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin 10. maddesinin değişik ikinci fıkrası hükümlerine göre, sulu tarım arazisi: tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden Kanunun amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. Ayrıca, eldeki dosyanın davacısı ... olmasına rağmen hükmün başlık bölümünde ikinci davacı olarak ... isminin yazılmış olması da infazda tereddüt oluşturacağından usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

...da açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişi ... ile davalı ... ve dahili davalı ... Yönetimi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 24/02/2016 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/2334, K. 2016/2252, 24 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2334
Karar No
2016/2252
Tarih
24 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/2334 K.2016/3065
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/2335 K.2016/3067
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/2336 K.2016/6163
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/2338 K.2016/2521
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/2339 K.2016/664
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/2340 K.2016/2981

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.