KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/2362 E., 2015/1660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞIOY
1979 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümleri uyarınca ............. Köyü çalışma alanında yapılan arazi kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmaz ile birlikte dava dışı 278, 281, 282 ve 284 parsel sayılı taşınmazlar, Tapu Komisyonunun 28.04.1944 tarih 50 sayılı kararı üzerine oluşan tapu kaydına dayanılarak ölü kayıt maliki mirasçıları ............ ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Tespitlere karşı itiraz edilmediğinden, kadastro tutanakları kesinleşmiş ve 01.07.1980 tarihinde tarla vasfıyla tapuya tescil işlemi gerçekleşmiştir. Dava konusu taşınmaz daha sonra intikal ve satın alma suretiyle el değiştirmiş; 20.01.2012 tarihinde davalı adına tapu kaydı oluşmuştur.
Yörede, arazi kadastrosundan 20 yıl sonra; 1999 yılında 6831 sayılı Yasa uyarınca orman kadastrosu çalışmaları başlamış; sonuçları 22.02.2011 tarihinde ilan edilmiş ve 22.08.2011 tarihinde kesinleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan uzman bilirkişi raporlarından, orman kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın tamamının orman sınırları içine alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı ... Genel Müdürlüğü, 09.04.2012 tarihinde, çekişmeli taşınmazın 2011 yılında kesinleşen orman tahdit hattı içinde kaldığı iddiasına dayanarak, tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla ........ adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, taşınmazın tamamının orman tahdit hattı içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; davalı tarafın temyizi üzerine hüküm, Dairemizin yerel mahkeme kararını yerinde bulan sayın çoğunluk görüşü uyarınca onanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/20-559 Esas, 2014/123 Karar sayılı kararında yer alan çoğunluk görüşü ile Dairemizin, 2015/472 E. 2015/747 K. ve 2015/2319 E. 2015/1663 K. sayılı (aynı tapu kaydının revizyon gördüğü komşu 278 parsel sayılı taşınmaza ilişkin) ilamlarının "karşı oy yazısı" bölümünde açıkladığım gerekçelerle, arazi kadastrosu yapıldıktan sonra aynı taşınmazlar hakkında bu kez orman kadastro çalışmasının yapılması halinde, orman kadastrosunun, arazi kadastrosu ile çakışan bölümlerinin, 3402 sayılı Yasanın 22/1. maddesi uyarınca ikinci kadastro sayılması gerektiği ve hükümsüz olduğu kanaatindeyim.
Bu nedenle, orman iddiası ile açılan davada mahkemece, memleket haritaları, amenajman planları ve hava fotoğrafları uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazın arazi kadastrosu öncesinde orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması gerekirken; böyle bir araştırma yapılmaksızın, hükümsüz sayılması gereken orman tahdit hattına itibar edilerek taşınmazın "orman sayılan yerlerden" kabul edilmesinin doğru bulunmadığı düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/2362, K. 2015/1660, 18 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama