İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/3006 K.2015/11942

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün.

Esas2015/3006Karar2015/11942Tarih30 Kasım 2015Okuma6 dk · 1.108 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/3006 E., 2015/11942 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Kasım 2015
Mahkemesi
...Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.108 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 09/06/2014 gün ve 2014/3285 - 16275 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacılardan ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 09.02.2011 tarih ve 6110 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 14. maddesinin son fıkrası ve aynı Kanuna 6572 sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen geçici 14. maddesi ile 22.01.2015 tarih ve 29244 sayılı ...

Gazetede yayımlanarak 02.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun işbölümüne ilişkin 19.01.2015 tarih ve 2015/8 sayılı İş Bölümü Kararı gereğince, karar düzeltme incelemesi yapma görevinin Dairemize ait olduğu anlaşılmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar ... ve ... vekili 10.02.2010 tarihli dava dilekçesinde, hissedarı bulundukları ... ili, ... ilçesi 198 ada 25 parsel sayılı 14.336 m² yüzölçümlü taşınmazın 14.155 m² yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.1999 tarih ve 1997/473 E. - 1999/753 K. sayılı ilâmı ile iptal edilerek ... vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, mülkiyet haklarının kaybı nedeniyle uğradıkları zarardan Hazinenin sorumlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00.- TL tazminatın Hazineden alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.

Davacılar ... ve ... vekili ise 04.03.2013 tarihli dava dilekçesinde, aynı taşınmazın hissedarlarından olduklarını belirtip aynı iddiaları ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL tazminatın Hazineden alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.

Davalar yargılama sırasında birleştirilmiş ve davacılar, tazminat miktarını harç yatırmak suretiyle ıslah etmişlerdir.

Davalı Hazine vekili, cevap dilekçelerinde, yolsuz tescil nedeniyle tapunun iptal edildiğini, iptal davasının ... idaresi tarafından açıldığını, olayda Hazinenin kusuru olmadığını, davanın ancak ... idaresine karşı açılabileceğini ileri sürmüştür.

Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tapu kaydının iptali nedeniyle oluşan zarardan Hazinenin TMK'nın 1007. maddesi uyarınca sorumlu olduğu benimsenerek davaların kabulüne.

Asıl dosya nedeniyle 1.684.578,96.- TL maddi tazminatın dava tarihi olan 10.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına ve 721.905,00 TL'sinin davacı ...'ya, 962.673,96.-TL'sinin davacı ...'a verilmesine; birleşen dava nedeniyle 599.059,00.-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, 449.232,02 TL'sinin davacı ...'e, 149.826,98.-TL'sinin ise davacı ...'e ödenmesine karar verilmiş;

hükmün davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 09/06/2014 gün ve 2014/3285 - 16275 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiştir.

Bu kez, davacılardan ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Dava, tapu kaydının hükmen iptali nedeniyle 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesine göre açılan tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından, dava konusu ... ili, ... ilçesi 198 ada 25 parsel sayılı 14.336 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ...lik niteliği ile hisseli olarak davacılar adına tapuda kayıtlı iken; ... idaresinin ... iddiası ile açtığı dava sonucunda, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.1999 tarihli ve 1997/473 E. - 1999/753 K. sayılı ilâmı ile taşınmazın 14.155 metrekare yüzölçümündeki bölümü yönünden davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği; bu kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesince onanarak 17.02.2000 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesinde "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücû eder." hükmü yer almakta olup bu düzenlemeye göre devletin sorumluluğu ... sicile güvenden doğan kusursuz sorumluluktur. Sicile güvenden doğan kusursuz sorumluluk, tapu siciline bağlı çıkarların ve aynî hakların yanlış tescili sonucu değişmesi ya da yitirilmesi ile bu haklardan yoksun kalınması temeline dayanır. Çünkü, sicillerin doğru tutulmasını üstlenen ve taahhüt eden Devlet, gerçeğe aykırı ve dayanaksız kayıtlardan doğan zararları da ödemekle yükümlüdür.

6098 sayılı Borçlar Kanununun 49. ve devamı maddesinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklanan tazmini sorumluluk, “haksız fiilin gerçekleştiği tarihte” doğar ve zamanaşımı süresi de bu tarihte başlar.

4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesinde düzenlenen ve tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararların karşılanması amacını güden Devletin tazmini sorumluğu, objektif (kusursuz) sorumluluk hali olup, Devletin sorumluluğu mülkiyetin el değiştirdiği veya mülkiyetin elden çıktığı ve benzeri biçimlerde mülkiyet hakkına müdahalenin gerçekleştiği; diğer bir anlatımla, bir yerin kamu malı niteliğinde ..., mera vb yerlerden olması nedeniyle tapu kaydını iptal eden mahkeme kararının kesinleştiği tarihte başlar.

Hazine, mülkiyet hakkının iptali nedeniyle taşınmazın makul ve gerçek değeri ile sorumludur. Taşınmazın makul ve gerçek değerinin saptanmasında dava tarihi değil, mülkiyet hakkına müdahalenin gerçekleştiği ve zararın doğduğu tarih esas alınmalıdır.

Somut olayda, mahkemece tapu kaydının iptaline dair verilen kararın kesinleştiği 17.02.2000 tarihinde mülkiyet hakkına müdahale gerçekleşmiş; davacıların mülkiyet hakkı mahkeme kararı ile ortadan kaldırılmıştır. Zarar 17.02.2000 tarihinde oluştuğuna göre, davacıların zararının taşınmazın dava tarihindeki değeri esas alınarak değil, zararın gerçekleştiği 17.02.2000 tarihi esas alınarak hesaplanması zorunludur.

Ne var ki mahkemece dava konusu taşınmazın değeri zararın gerçekleştiği tarih değil, dava tarihindeki değeri esas alınarak belirlenmiştir. Değerlendirme tarihinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken, onanmasına karar verilmiş bulunulması nedeniyle karar düzeltme istemlerinin kabulüne ve hükmün açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1) Davacılardan ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekilinin karar düzeltme istemlerinin KABULÜ ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 09/06/2014 gün ve 2014/3285 - 16275 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, 2) Yerel mahkemenin 08/10/2013 gün ve 2012/87 E. - 2013/438 K. sayılı kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 30/11/2015 günü oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

MUHALEFET YAZISI

Sayın çoğunluğun, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali kararının kesinleşme tarihi itibariyle değer belirlenmesi gerektiği yönündeki görüşüne katılmaktayım; ancak, taşınmazın arsa olarak nitelinderilmesine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayım, Şöyle ki; davacılar adına ...lik niteliği ile tapuda kayıtlı olan taşınmazın ... olduğu anlaşıldığından, tapu kaydı kısmen iptal edilmiştir. TMK'nın 1007. maddesi uyarınca, Hazine tarafından davacıların zararının makul surette tazmini gerekmektedir.

Dava konusu taşınmaz, dosyadaki bilirkişi raporlarından ve fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere, ... bitki örtüsü ile kaplı olup, tapu kaydı da bu nedenle iptal edilmiştir. Taşınmazın batı ve kuzey batısında yakın mesafede iki adet yapı var ise de taşınmazın batısındaki yolun da batısında olduğu, imar planına göre de yapılaşmanın mümkün olmadığı 07.01.2013 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.

Raporlardan, taşınmaz üzerindeki ağaçların ne kadarının ... ne kadarının kızılçam ağacı olduğu anlaşılamamaktadır. ... ağaçları yönünden net gelir metoduna göre değer takdiri gerekir.

Ancak, ... niteliğinde olan, malikleri tarafından başka şekilde de kullanılmayan (Taşınmazın malikleri tarafından herhangi bir şekilde kullanılırken tapu kaydı iptal edildiği takdirde değerin bu kullanımdaki niteliğe göre belirlenmesi gerekir.) taşınmaza arsa olarak değer takdiri, belirlenecek tazminatın zararın karşılığı olmasını engellemektedir.

Maliki tarafından kullanılmayan, fiili niteliği nedeniyle kullanımı, alım - satımı da çok müşkül olan bu nitelikteki taşınmazı arsa olarak nitelemek mümkün değildir. İlkesel olarak, böyle bir niteleme gerekse dahi belirlenecek tazminatın AİHM'nin kararlarında da belirtildiği üzere, makul bir tazminat olması ve ekolojik dengenin korunması için devletlerin, kişilerin ve kurumların yükümlülükleri de dikkate alınarak uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

Hükmün yukarıda açıkladığım şekilde bir değer takdirine işaretle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine kısmen katılmıyorum.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/3006, K. 2015/11942, 30 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Muhalefet Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/3006
Karar No
2015/11942
Tarih
30 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/3006 K.2015/21580
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/3007 K.2015/17475
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/3007 K.2015/21578
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/3008 K.2015/8545
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/3011 K.2015/15831
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/3011 K.2015/8430

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.