İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/3303 K.2015/2073

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2015/3303Karar2015/2073Tarih25 Mart 2015Okuma5 dk · 1.069 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/3303 E., 2015/2073 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mart 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.069 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .......... ili, ....... ilçesi, ........ köyde bulunan 367 sayılı parselde Hazine adına tescili yapılan taşınmazın 1983 yılından beri müvekkili ...'in malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, müvekkilinin bu yeri bahçe olarak kullanmakta olup, ayrıca, bir de ahşap bir yapı bulunduğunu, söz konusu gayrimenkulün müvekkilinin malik sıfatıyla zilyetliğinde 20 yıldan fazla bir zamandan beri bulunduğunu, MK'nın 713. maddesine göre tescil şartları oluştuğunu ileri sürerek, 367 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece davacının davasının kabulü ile, davalı ... adına kayıtlı 367 nolu parselin kaydının kısmen iptali ile; dosya kapsamı bilirkişinin kroki ve raprou dikkate alınarak, 367 sayılı parsel sınırları içinde kaldığı anlaşılan ve krokide (A) harfi ile gösterilen 6367.41 m² yerin son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın aynı parsel numarası altında davalı Hazine adına önceki gibi kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1939 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1985 yılında 2896 sayılı Kanuna göre yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.

Mahkemece, her ne kadar dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 6367,41 m2'lik bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.

Şöyle ki; eldeki dava, arazi kadastrosu sırasında tescil harici bırakılan alanda iken 2009 yılında idari yoldan Hazine adına tapuya bağlanan taşınmaza karşı zilyetliğe dayalı açılan tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğuna göre, taşınmazın idari yoldan tescil edildiği tarihe kadar kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerekmektedir.

Orman bilirkişi tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin uygulama yapılmış ise de; yörede yapılan ilk orman kadastrosu, daha sonra yapılan aplikasyon ve 2/B madde çalışmalarına ilişkin tüm belge, tutanak ve haritalar getirtilmemiş, tahdit, aplikasyon ve 2/B haritaları ile kadastro paftası ölçeği eşitlenerek birbiri üzerine çakıştırılmamış, sadece eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı inceleme ve araştırma yapılmış idari yoldan tescil tarihi olan 2009 yılından 15-20 yıl öncesine ait memleket haritaları ve dayanağı hava fotoğrafları getirtilip keşifte uygulanmamış,

Dairece iki kez yapılan geri çevirme kararlarında belirtilen eksiklikler tamamlanmaya çalışılmış ise de, iade gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.Keşifte tarafsız yerel bilirkişi beyanlarına başvurulmamış zilyetliğin belirlenmesinde davacı tanık beyanları ile yetinilmiştir.

Dosyadaki belge ve bilgilerden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar planı yapıldığının anlaşıldığı, ancak buna ilişkin yeterli araştırma yapılmadığı, Belediye Başkanlığından taşınmazın imar planı içine alınıp alınmadığı, aynı zamanda boğaziçi nazım imar planı dahilinde bulunup bulunmadığı, imar planı içine alındı ise hangi tarihte alındığı sorularak imar planlarının getirtilmediği, alındı ise alındığı tarihe kadar zilyetlikten taşınmaz edinme süresinin dolup dolmadığının araştırılmadığı anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle, mahkemece; öncelikle, yörede yapılan orman tahdidi, aplikasyon ve 2/B uygulama çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ile yörede yapılan imar planına ilişkin belge ve haritaların eksiksiz olarak ve çekişmeli taşınmaz ve çevresini gösterir orjinal kadastro paftasının getirtilmesi, taşınmazın bulunduğu yerin niçin ve ne olarak tespit harici bırakıldığının sorulması,

eski tarihli ve idari yoldan tescil tarihi olan 2009 yılından 15-20 yıl öncesine ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir fen ve bir ziraat mühendisi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş tahdit, aplikasyon ve 2/B haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp,

değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir.

Taşınmazın 1939 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığının anlaşılması halinde, bu kez aynı bilirkişilerce memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmalı, bu belgelerde taşınmazın ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3/3/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;

hava fotoğrafları stereoskop yardımıyla üç boyutlu olarak incelenerek o tarihlerde üzerinde bulunan bitki örtüsünün açıklanmalı varsa ağaçların yaşı, cinsi, sayısı ve dağılımı belirtilmeli, yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,

her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.

Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, taşınmazda imar ve ihya yapılıp yapılmadığı, taşınmaz kesinleşmiş imar planı kapsamında ise imar planına alındığı tarihe kadar imar planı kapsamı dışında ise taşınmazın idari yoldan tescil tarihi olan 2009 yılına kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacı yanında,

murisler yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükümleri gözönünde bulundurularak sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı araştırılmalı, ziraat bilirkişisinden dava konusu taşınmazın niteliğini belirleyici rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/03/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/3303, K. 2015/2073, 25 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/3303
Karar No
2015/2073
Tarih
25 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/3303 K.2015/14398
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/3303 K.2015/23514
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/3303 K.2015/3148
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/3303 K.2015/8879
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/3303 K.2015/5224
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/3304 K.2015/5950

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.