KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/3721 E., 2015/8504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi ve ... Asliye Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar 25.02.2014 tarihli dilekçeyle; 8219 ada 1 sayılı parselin davalılar, 8219 ada 2 sayılı parselin davacıların zilyetliğinde bulunduğu halde yörede yapılan kullanım kadastrosu sırasında 8219 ada 1 sayılı parselin davacıların, 8219 ada 2 sayılı parselin davalıların zilyetliğinde olduğunun beyanlar hanesine yazıldığını ileri sürerek, anılan yanlışlığın giderilmesi istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmışlardır.
... Asliye Hukuk Mahkemesi; "...davanın zilyetliğin korunmasına ilişkin olduğundan davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesi ise; “davanın tapu kaydının beyanlar hanesine zilyetlik şerhinin yazılmasına ilişkin olduğundan davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait bulunduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Somut olayda, 2010 yılında 3402 sayılı Kanunun, 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında 8219 ada 1 ve 2 sayılı taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirtilerek 1 sayılı parselin beyanlar hanesine 2/B alanında kaldığı, ... ve ortaklarının zilyetliğinde bulunduğu, 2 parselin beyanlar hanesine 2/B alanında kaldığı, ... ve ortaklarının zilyetliğinde bulunduğu açıklaması yazılarak tarla niteliği ile ... adına tespit edildikleri, askı süresi içinde itiraz edilmediğinden 29.07.2010 tarihinde kesinleştikleri, davacıların her iki taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhlerinin düzeltilmesi istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda dava, zilyetliğin korunmasına yönelik olmayıp malvarlığı haklarına ilişkin bulunduğundan dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/3721, K. 2015/8504, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama