KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/5008 E., 2015/12573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2015
- İncelenen kararın mahkemesi
- Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/11/2013
- Numarası
- 2013/167-2013/385
- Davacı
- H.. T..
- Davalılar
- Hazine - Orman Yönetimi
- Dava konusu
- Beyciler köyü 1431 sayılı parsel
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 02/10/2014 gün ve 2014/7925 E. 2014/23099 K. sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı Orman Yönetimi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş ve dosya Yargıtay 5. H.D.'nin 16.03.2015 gün ve 2015/202 E. 2015/4789 K. sayılı ilâmı ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava konusu Beyciler köyü 1431 parsel sayılı taşınmazın 03/03/2010 tarihinde davacı adına tescil edildiği, bulunduğu bölgede yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği ve bu nedenle tapu kaydı üzerine 12/07/1995 tarihinde orman tahdit sınırları içinde kaldığına dair şerhin konulduğu anlaşılmıştır.
Dava, kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 02/10/2014 gün ve 2014/7925 E. 2014/23099 K. sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı Orman Yönetimi vekili, karar düzeltme dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesinin dosya içeriğine göre doğru olduğunu, tapu kaydına konulan şerhin fiilen tasarrufa engel olmadığını, kamulaştırmasız elatma şartlarınında oluşmadığını ileri sürerek usûl ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasını istemiştir.
Kural olarak; ormanlarda kuru mülkiyet Hazineye, kullanım hakkı ise O.. M..ne aittir. Bir yerin orman olduğunun belirlenmesi halinde ise hiçbir harç ve resim alınmaksızın orman olarak Hazine adına tescil olunur. Bu husus kanunun amir hükmüdür.
4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesinde "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder." hükmü yer almakta olup burada, Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumluluk, tapu siciline bağlı çıkarların ve aynî hakların yanlış tescili sonucu değişmesi ya da yitirilmesi ile bu haklardan yoksun kalınması temeline dayanır. Çünkü, sicillerin doğru tutulmasını üstlenen ve taahhüt eden Devlet, gerçeğe aykırı ve dayanaksız kayıtlardan doğan zararları da ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle bu türlü tazminat davalarında Hazine yasal hasım konumundadır.
Mülkiyet hakkı, ancak kamu yararının bulunduğu hallerde sınırlandırılabilir veya tamamen kaldırılabilir. Somut olayda; dava konusu taşınmaz kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalmakla orman olarak sınırlandırılmış, malikin mülkiyet ve tasarruf imkanı ortadan kaldırılmıştır.
Davacının taşınmazı orman olarak sınırlandırıldığı ve taşınmazdan yararlanma ve tasarruf etme hakkı kısıtlandığı halde, tapusu davacı üzerinde diye tazminat talebinin reddi, Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesi ile AİHS’nin 6. maddesine aykırıdır.
Yapılacak yargılama sonunda tazminata hükmedilmesi halinde davacıya ait tapu kaydının iptal edilerek orman olarak Hazine adına tesciline de karar verileceğinden her halükarda yine Hazine yasal hasım konumunda olacaktır.
Bu nedenle; davanın reddine karar verilmesi karşısında; Dairenin bozma ilâmındaki gerekçeler doğru olup, sadece Hazine hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine ilişkin cümlelerin çıkartılarak ilâmın düzeltilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/5008, K. 2015/12573, 14 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama