KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/5011 E., 2015/12571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2015
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 02/10/2014 gün ve .... K. sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı O.. Y... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş ve dosya Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 16.03.2015 gün ve .... K. sayılı ilâmı ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava konusu B... köyü 467 parsel sayılı taşınmazın 03/03/2010 tarihinde davacı adına tescil edildiği, bulunduğu bölgede yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği ve bu nedenle tapu kaydı üzerine 12/07/1995’te orman tahdit sınırları içinde kaldığına dair şerhin konulduğu anlaşılmıştır.
Dava, kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 02/10/2014 gün ve ... K. sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı O.. Y... vekili karar düzeltme dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesinin dosya içeriğine göre doğru olduğunu, tapu kaydına konulan şerhin fiilen tasarrufa engel olmadığını, kamulaştırmasız elatma şartlarının da oluşmadığını ileri sürerek usûl ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasını istemiştir.
Kural olarak; ormanlarda kuru mülkiyet H..., kullanım hakkı ise ... ...ne aittir. Bir yerin orman olduğunun belirlenmesi halinde ise hiçbir harç ve resim alınmaksızın orman olarak H.. adına tescil olunur. Bu husus kanunun amir hükmüdür.
4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesinde "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder." hükmü yer almakta olup, burada devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumluluk, tapu siciline bağlı çıkarların ve ayni hakların yanlış tescili sonucu değişmesi ya da yitirilmesi ile bu haklardan yoksun kalınması temeline dayanır. Çünkü, sicillerin doğru tutulmasını üstlenen ve taahhüt eden Devlet, gerçeğe aykırı ve dayanaksız kayıtlardan doğan zararları da ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle, bu türlü tazminat davalarında H.. yasal hasım konumundadır.
Mülkiyet hakkı, ancak kamu yararının bulunduğu hallerde sınırlandırılabilir veya tamamen kaldırılabilir. Somut olayda, dava konusu taşınmaz, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalmakla orman olarak sınırlandırılmış, malikin mülkiyet ve tasarruf imkanı ortadan kaldırılmıştır.
Davacının, tapu kaydında malik olduğu taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığı, bu suretle malikin taşınmazdan yararlanma ve tasarruf etme hakkı kısıtlandığı halde, tazminat talebinin reddi, Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesi ile AİHS’nin 6. maddesine aykırıdır.
Yapılacak yargılama sonunda tazminata hükmedilmesi halinde davacıya ait tapu kaydının iptal edilerek orman olarak H.. adına tesciline de karar verileceğinden, her halükarda yine H.. yasal hasım konumunda olacaktır.
Bu nedenle; davanın reddine karar verilmesi karşısında, dairenin bozma ilâmındaki gerekçeler doğru olup, sadece H... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine ilişkin cümlelerin çıkartılarak ilamın düzeltilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/5011, K. 2015/12571, 14 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama