KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/538 E., 2015/6318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
2003 yılında yapılan kadastro sırasında ... ilçesi, ... köyü 101 ada 250 parsel sayılı 28412,53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ekim 1962 tarih ve 5 numaralı tapu kaydına istinaden tarla niteliğiyle davalı kişi adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı , 28/05/2013 tarihli dilekçesiyle taşınmazın zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşmadığı ve orman olduğu, kayıt miktar fazlası bulunduğu iddiasıyla dava açmış; ... Yönetimi taşınmazın orman olduğu iddiasıyla davaya katılmış; mahkemece, davacının davasının kabulü ile dava konusu 101 ada 250 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 2061,40 m² ve (C) harfi ile gösterilen 1351,13 m²'lik kısmına ilişkin tapunun iptali ile orman vasfıyla adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında seri bazda yapılan orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılıp kesinleşen evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar, usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde "..." lehine ipotek şerhi verildiği anlaşılmaktadır. Davada davalı sıfatının tapu maliki ile ipotek sahibi olarak adı yazılan ... ..'ne ait olması gerekirdi. Ancak, davacı dava dilekçesinde davalı olarak sadece tapu malikine husumet yönelterek dava açmıştır. Bu nedenle, ipotek sahibi olan ... .'nin davaya dahil edilerek taraf oluşturulup savunma ve delilleri de sorulduktan sonra tüm delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan işin esası incelenip yazılı olduğu gibi karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/538, K. 2015/6318, 24 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama