KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/6971 E., 2015/9852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
- Tarihi
- 05/03/2015
- Numarası
- 2015/199-2015/174
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasında Denizli Asliye Ticaret ve Denizli 3. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Asliye ticaret mahkemesince, davacının tüketici olduğu, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde çözülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Asliye hukuk mahkemesince (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) ise, davacının ticari müşteri olup tüketici kavramına girmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin; aynı maddenin (a) bendinde de bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yarı işi sayılacağı belirtilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu ifade eder.
Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. Tüketici ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle kendisinden dosya masrafı adı altında tahsil edilen paranın iadesini talep etmiştir. Her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşme genel kredi sözleşmesi olarak adlandırılmışsa da, kredi tutarının 1,000,000.00.-TL olduğu, ödeme planından aylık taksit tutarının 32,554.29.-TL olduğu, davalıdan alınan komisyon tutarının 25.000.-TL olduğu dikkate alındığında, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin ticari kredi işleminden kaynaklandığı, tarafların tüketici tanımına uymadıkları dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Kanunun 4/1-f maddesi gereğince davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın TTK hükümleri çerçevesinde asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/6971, K. 2015/9852, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama