KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/7541 E., 2015/8924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada ... Tüketici, ... Asliye Hukuk ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Tüketici mahkemesi, tarafların tüketici olarak sayılamayacağı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Asliye hukuk mahkemesi, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Asliye ticaret mahkemesi ise, davacının tacir olmayıp aracın da ticari araç niteliğinde olmadığı ve bu nedenle uyuşmazlığın ticari nitelikte sayılamayacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-l. maddesinde, tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi olarak tanımlanmıştır. Buna göre, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevi tüketici mahkemesine ait ise de; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un geçici 1/1. maddesine göre; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder.
Somut olayda, davacının davalı şirketçe aracına takılmış olan LPG dönüşüm sisteminin ayıplı olduğu, bu ayıplar nedeniyle aracın arızalanarak hasar gördüğü iddiasıyla aracında oluşan hasarın tazminini talep ettiği anlaşılmış olup; taraflar arasında eser sözleşmesinin mevcut olduğu görülmekle, davanın açılış tarihi itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Tüketici Kanunu ile güdülen amaç, tüketicinin tüketime yönelik satışlarda mal ve hizmetlerdeki ayıplara karşı korunması olduğundan, uyuşmazlığın genel mahkemede görülerek çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/7541, K. 2015/8924, 12 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama