KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/7551 E., 2015/7755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada ... Sulh Hukuk ve ... Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, evlilik dışı doğan ve tanıma yoluyla nüfusa tescil edilen küçükle ilgili olarak annesinin de ölmüş olması nedeniyle gerekli işlemlerin yapılması istemine ilişkindir.
Sulh Hukuk Mahkemesi, velayet hükümlerinin aile mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur
Aile Mahkemesi tarafından ise, uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun 337. maddesinin birinci fıkrasına göre, “Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir.” İkinci fıkrasına göre ise, “Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velayeti babaya verir.”
Somut olayda, öncelikle tartışılarak değerlendirilecek konu, velayetin küçüğü tanıyan babaya verilip verilmeyeceğine yönelik olacaktır. Türk Medenî Kanununun velayete ilişkin hükümlerinden kaynaklanan davalara bakma görevi Aile Mahkemelerine aittir.
TMK’nın 337/2. maddesi uyarınca küçüğün kendisini tanıyan babasının velayeti altına konulup konulmayacağının aile mahkemesince değerlendirilip velayetin küçüğü tanıyan babaya verilmesi mahkemece uygun görülürse aile mahkemesince bu konuda karar verilecek aksi durumda yani küçüğün babasının velayeti altına konulması uygun görülmediği takdirde ise, uygun görmeme kararı ile birlikte TMK'nın 404. maddesi gereğince küçüğe vasi tayin edilmek üzere sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulması gerekecektir.
Bu durumda uyuşmazlığın Aile Mahkemesince görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/7551, K. 2015/7755, 28 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama