KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/7953 E., 2015/10102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada ... Asliye Hukuk ve ... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, itirazın iptaline ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın kat mülkiyetinden kaynaklandığı belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesince, dava konusu taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti ya da kat irtifakının kurulmadığı, paylı mülkiyet bulunduğu bu nedenle 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanamayacağı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
HMK'nın 2/1. maddesinde “dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1. maddesinde ise, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda talebin, davalı tarafından ödenmeyen aidat borcunun tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, tapu kayıtlarının incelenmesinden; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununa eklenen 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümlere göre sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerektiğinden görev hususu da genel hükümler çerçevesinde belirlenmelidir. Bu nedenle uyuşmazlığın, asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/7953, K. 2015/10102, 2 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama