KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/87 E., 2015/565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Çınarlı Mahallesi 609 ada 2 parsel sayılı 553 m² yüzölçümündeki arsa vasfındaki taşınmazın 13/553 hissesi ..., 540/553 hissesi ise ... adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın 62 m²'lik bölümünün kesinleşmiş orman sınırı içinde kaldığı iddiası ile taşınmazın bu kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili ile müdahalenin önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin Harita Mühendisi ...'nın 30/09/2013 tarihli rapor ve eki krokide (A) harfiyle gösterilen 54,77 m2'lik kısmının orman sayılan yerlerden ve kesinleşmiş orman sınırı içerisinde kaldığından tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahalenin önlenmesine, fazlaya dair isteğin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiş, ancak, Hazine vekili 17.03.2014 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 05/03/1998 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Arazi kadastrosu ise 1973 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
1) Davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazı yönünden:
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 54,77 m2'lik bölümü dışında kalan kısmının orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı Hazine, 17.03.2014 havale tarihli dilekçe ile Maliye Bakanlığı, Baş Hukuk Müşavirliği, Muhakemat Genel Müdürlüğü emriyle temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin vazgeçme nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/87, K. 2015/565, 16 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama