KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/8808 E., 2016/5387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, ... ... 26/11/2013 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 2183 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, ancak, 6831 sayılı Orman Kanununa göre yapılan ve 18/01/2013 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu çalışmasına göre 2183 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde kaldığını, bu sebeple dava konusu 2183 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliğiyle ...adına kayıt ve tescili, taşınmaza vaki müdahalenin men'i, muarazanın giderilmesi ve parsel üzerindeki muhdesatların kal'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddiyle; 2183 parsel sayılı davalıya ait taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliğiyle ... adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahalenin men'i ile muarazanın giderilmesi ve muhdesatın kal'i taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ... vekili tarafından reddedilen taleplere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil ile müdahalenin men'i, muarazanın giderilmesi ve muhdesatın kal'i istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.02.1980 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu ve 18.12.2012 tarihinde askı ilânı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastro çalışması sırasında 2183 parsel sayılı 6433 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle davalı adına tespit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece verilen karar, usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde "... Bankası A.Ş." lehine ipotek şerhi verildiği anlaşılmaktadır. Davada davalı sıfatının tapu maliki ile ipotek sahibi olarak adı yazılan ... Bankası A.Ş.'ne ait olması gerekirdi. Ancak, davacı dava dilekçesinde davalı olarak sadece tapu malikine husumet yönelterek dava açmıştır. Bu nedenle, ipotek sahibi olan ... Bankası A.Ş.'nin davaya dahil edilerek taraf oluşturulup savunma ve delilleri de sorulduktan sonra tüm delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenip yazılı olduğu gibi karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/8808, K. 2016/5387, 11 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama