KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/9186 E., 2016/5403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ve birleştirilen dosya davacısı-davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, 10/05/2007 havale tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği; ... beldesi, ... mahallesi, ... mevkiinde bulunan taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tapuya tescilini istemiştir.
vekili, birleştirilen ... sayılı dosyada hasımsız olarak açtığı davada, ... beldesi, ... mah., ... mevkiinde bulunan ve ekli mahalli tespit tutanağında sınırları belirtilen tahminen 1.500,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakıldığını, ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olması nedeniyle Kadastro Kanununun 18. maddesi uyarınca davacı adına tescil edilmesi gerektiği iddiasıyla taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle davaya harçlı katılmıştır.
Mahkemece, asıl davanın ve birleştirilen dosya davasının reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ile birleştirilen dosya davacısı-davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapusuz olan taşınmazın, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca davacı adına tapuya tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 27.11.1975 tarihinde yapılıp kesinleşen kadastrosu ile daha sonra itiraz nedeniyle kesinleşmemiş yerlerde 6831 sayılı Kanun gereğince 04.03.1981 tarihinde ilân edilerek kesinleşen kadastrosu bulunmaktadır. 766 sayılı Kanun gereğince 1976 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu 160 parsel sayılı taşınmaz tapulama mahkemesi hükmü ile tespit dışı bırakılmıştır.
1) Davacı ... vekilinin fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre adına tescil talep eden davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Birleştirilen dosya davacısı-davalı ...nin temyiz itirazlarına gelince;
Çekişmeli taşınmazlar yönünden ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dosya içinde bulunan 19/11/2014 tarihli fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapora ekli krokide (A)=1330,05 m2 ve (B)=1493,57 m2 olarak gösterilen taşınmazların ziraat bilirkişi raporuna göre ilerde ekonomik yarar sağlayacak yerlerden olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, temyize konu taşınmazlar yönünden ...nin talebinin kabulü gerekirken, yazılı biçimde ...nin davasının reddi yönünde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/9186, K. 2016/5403, 11 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama